Hıncal Uluç 'Süper Sahtekarlar Ligi'ni yazdı
"Süper Sahtekârlar Ligi" dedim..
"Çocuklarımıza sahtekârlık öğretmeyelim.
Maç yayınlarının başına 18+ koyalım" diye, şaka değil, ciddi ciddi yazdım.
Hayır.. Aynen, hatta artarak devam ediyor, "Süper Sahtekârlar Ligi.." Çünkü bu ülkede Futbol Federasyonu yok. Çünkü bu ülkede Merkez Hakem Kurulu da yok. Olsa, herkesin gördüğü bu rezilliği görür ve hakemlerle bir seminer yapıp, önünü alırlardı.
Hayır. Ne Demirören, ne de Namoğlu yerlerini dolduran başkan..
Böyle gelmiş, artarak gidiyor..
Ve de çünkü.. Bu ülkede benden başka bu rezillikle uğraşan yok.
Uğraşma, "Ben yazdım bir kere" demekle olmaz. Uğraşma, konu edinme ve başarana dek savaşa devam etmektir. Kimse kimseyi kandırmasın..
Karar verdim. Bundan böyle isim vererek uğraşacağım.
Oyuncu, konumuzda "Futbol oynayan kişi" demek..
Sahne sanatlarında ise, Oyuncu, Aktör, yani "Rol yapan" demektir.
Bizim oyuncular, ikinci anlamda süperler gerçekten.
Hadi küçük takımların küçük adamları tamam.. Ama Büyük Takımların "Büyük" Oyuncularını affetmem mümkün değil. Seçimlerimi ordan yapacağım.
"Sen de mi Brütüs" demek için..
Bu haftanın ilk üçünde üç Beşiktaşlı var.
1- Oğuzhan. Beşiktaş'ın hem de kaptanı ve futbolu en iyi bilen ve oynayan adamlarından biri.. Sana biri sadece dokunmuşken, kendini çığlık atarak yere atmak, yerde bir yeri kırılmış rolü yapmak, sonra da kalkıp tazı gibi koşmak yakışıyor mu?. Beşiktaş'ın hem de kaptanı olarak, örnek olmalısın?. Bu mu, örneklik anlayışın?.
