Antrenman Ligi!
Şampiyonlar Ligi'nin grup lideri Trabzonspor, kendi ligini"antrenman ligi" olarak görüyor olmalı.
Avrupa'da listeleri altüst eden bu takım, kendi liginde durumu "idare ediyor" adeta! Şunu düşünüyorlarsa onlarla beraberim: "Bu lig iddianameye kadar devam eder, sonrası Allah Kerim" Nasılsa "UEFA yine gelecek! Hakları teslim edecek" düşüncesi bende de hakim düşünce! Play-off maharetiyle neredeyse 2 günde bir oynanan lig maçları ve araya sıkışan Şampiyonlar Ligi karşılaşmaları, oyuncuları bedenen yormuş, ruhen de bıktırmış gibi gözüküyor!
Bu ekstra durum Trabzonspor ve ona ait her unsur için önemli ve kabul edilebilir mazeret!
Nitekim, karşılaşmanın ilk 45 dakikalık bölümünde sahada"durgun" bir Trabzonspor vardı. Geçen sezon dolu tribünler önünde 'doğa üstü' performans gösteren Eskişehirspor takımı, bu yıl yine coşkulu ama yarı dolu tribünleriyle maça konsantreydi belli ki. Şehir takımlarının, her karşılaşmada bu coşkulu hali başarı adına hepimizin beklentisi.
Orta alanı kalabalık tutmaları ilk bölümde amacına ulaştı.
Arkadan yapılan bolca fauller, hakem tarafından ceza almayınca cesarete dönüştü onlar için. İzlediğim 2 Şampiyonlar Ligi maçında sahada hakem var mı yok mu hatırlamıyorum bile!
Karşılaşmayı tekrar izleyin; yerde aşil tendonlarına ya da bileklerini tutan Trabzonsporlu oyuncuları sıkça göreceksiniz! Trabzonspor'un verilmeyen penaltısı ilk yarının en kayda değer irdelenesi pozisyonuydu! Karşılaşmanın ikinci bölümünde; Yine İnter, yine Karabük ve yine Lille maçının ikinci yarısı gibiydi Trabzonspor.
Durgun gözüken yıldızı Burak'ın art arda attığı 2 golle oyunu da bitirmiş oldular.
Büyük takım gibi oynadılar, stratejik bir galibiyet aldılar.
Soru: Halil neden milli takıma çağırılmadı?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

