Başkanlığı döneminde Galatasaray'a UEFA Kupası'nı kazandıran Faruk Süren, son dönemde sarı-kırmızılı kulüp ve Türk futbolunda yaşanan tartışmalarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ünal Aysal'ın haziran ayında seçime gitmesinin kendisi için büyük sürpriz olduğunu söyleyen Süren, Ali Dürüst ve Adnan Öztürk'ün yönetimden ayrılmasını anlamsız bulduğunu belirtti. Aysal'ın gelecek yıl etik kurallar gereği seçime gitmesi gerektiğini ifade eden Faruk Süren ayrıca Ünal Aysal ve Aziz Yıldırım değerlendirmesiyle de oldukça konuşulacak gibi... İşte Süren'in webaslan. com'dan Serap Çiftçi'ye yaptığı çarpıcı açıklamalar:
ALİ DÜRÜST YAVAŞLATMAZ
Öncelikle bu seçim kararı bana da sürpriz oldu. Başkanın neden bu kararı aldığı çok tartışılacaktır. Seçim bildirgesini okudum, anlayamadım. Bildirgede 'Ben bu seçimi yaptım, çünkü Galatasaray bekleyemez, Galatasaray'ın yavaşlamaması lazım' gibi bir ifade kullanıyor. Buradan şöyle bir sonuç çıkarıyorum; bu giden arkadaşlar (Dürüst, Öztürk ya da Albayrak) Galatasaray'ı yavaşlatıyorlar mıydı! Ali Dürüst, 96'da benimle beraber yönetimde başladı, onda yavaşlatıcı bir unsur görmüyorum. Diğer arkadaşların da yönetimi yavaşlatıcı bir unsur olduğunu düşünmüyorum. Bu değişiklikleri anlayamadım. Ali Dürüst çok önemli bir isim, camiada çok sevilen, soyadı gibi 'Dürüst', duruşu çok iyi olan bir spor adamı. Ayrılmış olması bence büyük kayıp ve yanlış. Ali Dürüst kulübü idare ediyordu ve bu çok önemliydi.
DURSUN ÖZBEK'İN İSMİ VARDI
Candan Erçetin'in yönetime girmesi son dakika gelişen bir olay. Çünkü yönetim listesinde Erçetin'den önce orada Dursun Özbek'in ismi vardı. Onun seçilme niteliği yokmuş ve bu bilinmiyordu. Bu bile acele ettiklerini ortaya koyuyor. Seçimi isteyenler de hazır değil, seçim teşkilatı görevlerini tam olarak yerine getirmemiş. Bu da tenkit edilecek bir husus. Son dakikada yalvararak, Galatasaraylılık baskısı kurarak yönetime almışlar. Candan ne yapacak şimdi orada! İki kadının yönetimde olması çok iyi ama fonksiyon yapmaları gerekiyor. Yeni yönetimde Özkan Olcay ve başkan hariç (ki başkanın da iki yıllık tecrübesi var) çok fazla deneyimli bir isim yok. O nedenle neler yapabileceklerini hep birlikte göreceğiz
180 GÜN ÖNCE ÇAĞRI YAPILMALI
Benim yorumum başkanlık süresinin bir yıllık olduğudur. Mayıs ayının ikinci cumartesisinden 180 gün önce başkanlık çağrısı yapılırsa görev süresi üç yıl, daha az bir süre kala genel kurul çağrısı yapılırsa görev süresi 1 yıldır. Aysal 1 yıllığına seçilmiş demektir. Tabi bu muğlak bir ifade ama sonuçta bir gerçek. Başkası da yeni seçim der, üç yıl olur der. Buna kim karar verecek? Ya dernekler masasına gidilip, mahkemelik olmadan bir konsensüs oluşturulup karar verilecek ya da bu iş mahkemeye bile gidebilir. Bana göre 2014 Mayıs ayında seçim yapılmalı. Galatasaray geleneği ve etik adına bunu söylüyorum. Yoksa her görev süresi az kalan seçime gitsin, hop bir üç sene daha görevde kalsın. Böyle olmaz.
TOTALİTER DEĞİL
Ünal Aysal ve Aziz Yıldırım çok farklılar. Kuzey-güney kadar farklılar. İkisi de tek adam ama bir tek adam vardır dayatmacı ve totaliter, bir diğer tek adam vardır bütün bilgiler ve yetkiler ondadır ve dağıtır, Ünal Aysal'ın yapmak istediği gibi. Biri imparatorluk, diğeri ise Amerikan başkanlık
sistemi diyelim.
30 SANİYE DURMAZ
Fatih Terim, Galatasaray camiasına mal olmuş bir insan. Mutlu olmazsa başarılı olamaz. Çünkü son derece duygusal bir insan. Fatih Terim'i yalnızlaştırmaya ya da bu tür oyunlara zaten gerek yok, Terim'e 'seninle artık çalışmak istemiyorum' dediğiniz anda Fatih Terim 30 saniye içinde
ceketini alır çıkar.
