Dünkü sayımızda yer alan ve Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın Diego Ribas hakkında olumsuz fikir beyan ettiği için "Arda Turan'ı fırçaladığı" yolundaki 'SEN İŞİNE BAK' başlıklı haberimiz gerek Arda Turan gerekse de Aziz Yıldırım tarafından yalanlandı.
Aynı FOTOMAÇ, 4 Ağustos Pazartesi günü Aziz Yıldırım'ın Samandıra'ya yaptığı baskını grubumuzun diğer gazeteleri SABAH ve TAKVİM'in yanı sıra VATAN ile birlikte veren tek gazete oldu.
Yıldırım'ın Samandıra'da futbolcularla yaptığı toplantıya Ersun Yanal'ı almadığı bilgisi ise "SEN KARIŞMA HOCA" başlığı ile ayrıntılı şekilde yine FOTOMAÇ'ta yer aldı. Sayın Aziz Yıldırım, 8 Ağustos Cuma günü yaptığı basın toplantısında FOTOMAÇ'ın bu iddialarını doğrular nitelikte konuştu.
Net bir şekilde "Uyarmak benim görevim" ifadelerini kullandı.
Ersun Yanal'ın istifası sonrası İsmail Kartal'ın göreve getirildiğini 'GÖREV SENİN İSMAİL' başlığı ile en net şekilde veren tek gazete de FOTOMAÇ'tan başkası değildi.
Peki, tüm bunların yalanlanan Arda Turan haberi ile ne ilgisi var? İşte bu yazının başlığını bu yüzden attık.
Yıldırım-Yanal krizi patlak verdiğinde FOTOMAÇ'a birçok kaynaktan (ki bunların çoğu F.Bahçe camiası içinden) iddialar aktarıldı. Aralarında öyleleri vardı ki, gerçek olma ihtimalinin yüksekliğine rağmen yazmaktan çekindik.
Cesaret edip haber yaptıklarımızın doğruluğu ise daha sonraki gelişmelerle zaten ortaya çıktı. "Yıldırım'ın Diego yüzünden Arda Turan'ı fırçaladığı" haberimiz ise tıpkı doğruluğu ortaya çıkan diğer haberlerimizde olduğu gibi yine F.Bahçe camiası içinden sızan iddialar üzerine yapıldı. Üstelik iddialar üzerine görüşüne başvurduğumuz başka bir kaynak da benzer ifadeler kullandı.
Buna rağmen söz konusu haber, olay yaşanmış gibi değil, yaşanmış olma ihtimali üzerinden aktarıldı. Bu habercilikte sık sık kullanılan bir tekniktir.
Buna rağmen haberi verip vermemekte tereddüt ettik. Ancak habercilik refleksimiz ağır bastı ve iddiaları aynen aktardık.
Krizi en başından beri en ince ayrıntısına kadar okuyucularına vermenin gururunu yaşarken, onca karmaşa ve bilgi akışı arasında "yalanlanan" bir haberi servis etmenin de derin üzüntüsünü yaşadık.
Biz buna kendi içimizde "İş kazası" dedik, Arda Turan ve Arda ile görüşmeyi doğrulayan Sayın Aziz Yıldırım ise "Yalan" dedi. Varsın öyle desinler...
Biz bunu göğüsleriz.
Ama bilinmesini isteriz ki; bu ölçüde bir tepkiyi hak etmedik.
Saygılarımızla...
