Fenerbahçe'nin her sezonu için yeni bir roman yazılır! Takıma gelen de olay, gönderilen de... Yıldız transferlerin sergilediği performans ve teknik direktörün kadro tercihleri de öyle. Çünkü burası Fenerbahçe...
Sıkıntılı bir 3 Temmuz sürecini geride bırakan sarı-lacivertliler yaralarını sarmış, her yıl olduğu gibi bu sezon başında da transferin şampiyonu olmuştu.
Kuyt, Hasan Ali, Mehmet Topal, Egemen, Krasic, Salih ve Yobo'yu (yeniden) kadrosuna katarak güçlenen Fenerbahçe'de herkes Avrupa'da başarının hayallerini kuruyordu. Ezeli rakip G.Saray'la kıran kırana şampiyonluk mücadelesi veren takıma yapılan 6 önemli takviye sezon başı itibarı ile taraftarı memnun etmişti.
İLK ŞOK ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE
Büyük beklentiler ile transfer edilen ancak şike soruşturmasının patlayınca Fenerbahçe formasını terletmeden Spartak Moskova'nın yolunu tutan Emenike'nin takımı ile oynanan maçlar hayal kırıklığının ilk halkasıydı.
Moskova'da 2-1 yenildiği rakibi ile İstanbul'da oynadığı rövanşta geriye düşmesine karşın Sow'un golü ile beraberliği kurtaran sarılacivertliler, Şampiyonlar Ligi'ne veda etmekten kurtulamadı.
İşler hiç de iyi gitmiyordu. Ligde kötü futbolla alınan "zoraki" sonuçlar kimseyi tatmin etmiyordu.
Eleştirilerin odağında ise teknik direktör Aykut Kocaman vardı...
SIKINTILI GEÇECEĞİ ORTADAYDI
Milyonlarca euro harcanarak kurulan süper kadro Süper Lig'in yeni takımlarının dahi bileğini bükemiyordu. Peki böylesine iyi bir kadro neden bir türlü başarılı olamıyordu?
Bu sorunun cevabı bir türlü bulunamıyordu. Yönetimden her türlü desteği alarak istediği transferleri yapan Aykut Kocaman, kafasındaki sistemi bir türlü kuramadı.
Cezası dolayısıyla Kadıköy'deki ilk 5 maçı seyircisiz oynayan sarı-lacivertlilerde yeni sezonun oldukça sıkıntılı geçeceği "eskimeyen" bir konunun yeniden gündeme gelmesiyle başladı.
10 NUMARASIZ SİSTEM PEŞİNDE
Aykut Kocaman, Fenerbahçe teknik direktörlüğüne geldiğinden bu yana "Alex'siz sistem" kuracağını söylüyordu. Kocaman'a göre, 10 numarasız, güçlü orta sahalı bu sistemde yıllardır takımı sırtladığı düşünülen Alex'e yer yoktu.
Ancak taraftarın gönlünde çok büyük bir yer kaplayan kaptanı "kesmek" öyle kolayca verilecek bir karar değildi.
Alex'siz başlanan sezonun ikinci haftasındaki Gaziantepspor karşılaşmasında yaşanan olaylar Türk futbol tarihine geçecekti!
Tribünlerde sadece kadın ve çocukların yer aldığı mücadelede Fenerbahçe son derece etkisiz bir futbol ortaya koyuyordu.
"AYKUT SÖYLE, ALEX NEREDE?"
Maç Kadıköy'de oynanmasına karşın Alex'siz sarı-lacivertli takım, bırakın rakibi baskı altına almayı, pozisyona bile girmekte zorlanıyordu. Gidişattan memnun olmayan tribündeki kadın ve çocuklar hep bir ağızdan, "Aykut söyle, Alex nerede" tezahüratı yapmaya başladı.
İşte o an eline mikrofonu alan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, futbol sahalarında ilk kez görülen bir olaya imza attı! Maç oynanırken mikrofonla tribünlerdeki taraftarları adeta fırçalayan Yıldırım, "4 sene Alex aleyhine bağırdınız, biz sahip çıktık. Şimdi de Aykut Kocaman'a yanlış yapıyorsunuz.
Sahada oynayan futbolculara sahip çıkın. Diğer futbolculara haksızlık yapmayın" uyarısında bulundu.
İlginç bir şekilde "Azizsilin" bu kez taraftara enjekte edilmişti!
Fenerbahçe yönetimi, Kocaman-Alex gerginliğinde reyini her zaman teknik patronundan yana kullandı.
Taraftarın gönlünde ayrı bir yeri bulunan kaptanın artık yaşlandığı ve modern futbol sistemine uymadığı aşikardı.
Ancak efsane kaptan yedek kulübesine sığmayacak kadar da büyüktü.
"TAKIMI KARIŞTIRAN ADAM"
Takım içinde kamplaşmalar başlamış, Samandıra adeta kaynıyordu.
Futbolculardan bir çoğu Alex'siz sistemin takım için daha olumlu sonuçlar vereceğine inanırken, Alex'çiler farklı düşünüyordu.
Kaptan artık maç kazandıran isim olmaktan çıkmış, takımı karıştıran adam olmuştu. Alex, oyundan çıkarıldığı Kasımpaşa karşılaşmasında yedek kulübesinde oturmak yerine tribüne çıkınca işler daha da karıştı.
Kasımpaşa karşılaşması kaybedilmiş, Aykut Kocaman soyunma odasında istifa etmişti. Bu kararından ise başkan Yıldırım'ın ısrarı ile "zoraki" dönmüştü.
TESELLİ AVRUPA LİGİ'NDE
Fenerbahçe, ligin aksine Avrupa Ligi'nde doludizgin ilerliyordu.
C Grubun'da Olympic Marsilya, Borussia Mönchengladbach ve AEL Limassol takımlarıyla eşleşen sarı-lacivertli takım, hem içeride hem de dışarıda aldığı galibiyetlerle dikkat çekmeyi başarmıştı. Ama bu camia için yeterli olacak
mıydı?
SADECE FIRSATI BULAMADI 'HOCA'
Sportif direktör olarak göreve başladığı Fenerbahçe'de teknik direktörlüğe geçiş yaptıktan sonra sürekli sıkıntılı işlerle uğraşmak zorunda kaldı Aykut Kocaman... Başkan Aziz Yıldırım'ın yaklaşık 1 yıl Metris Cezaevi'nde kalması ile sonuçlanan 3 Temmuz olaylarıyla başlayan bu süreçte "sadece teknik direktörlük" yapma fırsatını hiç bulamadı. Kimi zaman bir yönetici gibi çıkıp konuşmak zorunda kaldı. Başkan oldu, yönetici oldu, psikolog oldu, mentör oldu. En az teknik direktör olabildi!SÜREÇ ÇOK ZOR DURUMDA BIRAKTI
Performansının altında mücadele eden oyuncuların faturası bile ona kesildi. Takımdan çok "başka" şeylerle uğraşmak zorunda bırakılan bir çalıştırıcının "teknik performansının" sorgulandığı bir ilk yarı yaşadık aslında... Tüm çabalara rağmen kötü gidişin bir türlü engellenememesi en çok Kocaman'ı zor durumda bıraktı. Belki bu durumun en çok üzdüğü kişi de oydu. Psikolojik kırılmalar yaşadı, biri alenen olmak üzere iki kez istifa etti. Bundan sonra yaşayacakları konusunda da fikir yürütmek de zor.BAŞKAN ANCAK 2 SAATTE iKNA ETTi
Hiç şüphesiz F.Bahçe için tatsız geçen ilk yarının en önemli olayı teknik direktör Aykut Kocaman ile kaptan Alex arasındaki gerginlik ve efsanenin vedasıydı. Başkan Yıldırım, Kasımpaşa yenilgisi sonrası soyunma odasında istifa eden Kocaman'ın dönmesi için tam 2 saat dil döktü. Kocaman, "Taraftara söz verdim. 'Yapamayacağımı anladığım an bırakırım' dedim. Görülen o ki yapamıyorum. İzin verin kararımı açıklayayım" sözlerine karşın ikna oldu. İstifa edeceği basın toplantısı hiç yapılmadı. Ancak bu süreç bir başka önemli bir
ismin, kaptan Alex'in vedasını hazırladı!
Emre BOL
Yarın: Meçhule yolculuk...
