İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Beşiktaş - Galatasaray maçında çıkan olaylarla ilgili şafak operasyonu yaptı. Operasyonda çok sayıda kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Geçtiğimiz hafta Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan Beşiktaş - Galatasaray maçının son dakikalarında yaşanan olaylar sebebiyle polis ekipleri soruşturma başlatmıştı. Yapılan soruşturmanın ardından görüntüleri izleyen polis ekipleri, tespit edilen kişilere yönelik sabaha karşı operasyon yaptı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Şubesi'nden çıkan çok sayıda sivil araç, belirlenen adreslere gitti. Sabah saatlerinde başta Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar olmak üzere birçok ilçede düzenlenen operasyonda heyecan dolu dakikalar yaşandı.
Alen de gözaltında
Beşiktaş'ın taraftar gruplarından Çarşı'nın eski lideri Alen Markaryan gözaltına alındı. Polisler, sabah saatlerinde Markanyan'ın Üsküdar'daki evine geldi. Alen Markanyan polisler arasında evden çıkarıldı. Neden gözaltına alındığına yönelik soruya Alen Markanyan, "Bilmiyorum" yanıtını verdi. Markanyan, Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Operasyon ile ilgili görüntüleri izlemek için tıklayın
Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarlarına da gözaltı
NTV muhabirinin verdiği bilgiye göre, operasyonda yaklaşık 100 kişinin gözaltına alındığını iddia etti. Operasyonda tribün liderleri de gözaltına alındı ve gözaltına alınanlar arasında Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaraylı fanatikler de var... Yapılan operasyonun yaklaşık 1.5 yıldır sürdürülen takip ve soruşturmanın devamı olduğu öğrenildi. Takip 1.5 yıldır devam ediyorduBilet manipülasyonları ve maç sonrası olay çıkarma sebebiyle gözaltına alınan taraftarların 12 Mayıs 2012 günü oynanan Fenerbahçe - Galatasaray Süper Finali sonrası yaşanan olaylardan bu yana takip edildiği öğrenildi. Gözaltına alınanlar taraftarlar sağlık kontrolünden geçirildi İstanbul genelinde 3 büyük takımın taraftarlarına yönelik operasyonda gözaltına alınanlar sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi. Aralarında Beşiktaş'ın taraftar grubu lideri Alen'in de bulunduğu gözaltılar, ifadeleri alınmak üzere yeniden İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. İçişleri Bakanı Güler'den açıklamaİçişleri Bakanı Muammer Güler, taraftar gruplarına yönelik operasyona ilişkin, "Bugünkü operasyon, taraftar grupları içerisinde örgütlü suç faaliyetine karışan kişilerle ilgili bir organize faaliyetle ilgilidir. Özel yetkili savcılarca yürütülen bir operasyondur" dedi. İçişleri Bakanı Güler, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi 2013-2014 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne gelişinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bu sabah taraftar gruplarına yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin soru üzerine Güler, operasyonun Aralık 2012 tarihinde başlatılan soruşturmanın sonucu olduğunu söyledi. Operasyonun, taraftar gruplarının, organize suç faaliyetlerine karışması iddiasıyla başlatıldığını anımsatan Güler, şöyle devam etti: "Yönetimlere baskı yapmak, yağmacılık veya zorla bilet almak gibi çeşitli suçları ve iddiaları kapsayan bir soruşturmadır. Bununla ilgili olarak 96 hedefe yönelik bir operasyon başlatılmıştır. Şu ana kadar 69 kişinin gözaltına alındığını biliyoruz. Şöyle ifade edeyim; 6222 sayılı Kanun kapsamında olmayan bir operasyondur. Çünkü burada organize bir suç faaliyeti olarak, yine sonuçta 6222 sayılı Kanun'un yasakladığı eylemlere yönelik bir operasyon olmakla beraber, işin içinde bir organize boyutu olması, şiddet kullanılması, bir örgütle bu işi yürütmeye yönelik bir operasyondur." Beşiktaş-Galatasaray maçı sırasındaki olaylara da değinen Güler, buna yönelik yürütülen çalışmaların devam ettiğini belirtti. Maç günü 67 kişinin gözaltına alındığını anımsatan Güler, bunlarla ilgili bir yıl men cezası verildiğini hatırlattı. Sahaya girenlerle ilgili tespitleri de paylaşan Güler, "Arkadaşlarımızın yaptığı ilk tespitler sahada 502 kişilik taraftar grubunun içeriye girdiği şeklindeydi. Bunlarla ilgili kimliklendirme çalışması yapılıyor. Daha önce de 29 kişilik bir grup alındı malumunuz. Bunlarla ilgili de yine men cezası yapıldı" diye konuştu. Güler, "Bugünkü operasyon, taraftar grupları içerisinde örgütlü suç faaliyetine karışan kişilerle ilgili bir organize faaliyetle ilgilidir. Özel yetkili savcılarca, daha doğrusu Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi ile yetkilendirilmiş Cumhuriyet savcılarının nezaretinde yürütülen bir operasyondur" ifadesini kullandı. "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, dün İstanbul'a gidişi sırasında, konvoyuna yönelik silahlı eylem olduğu" yönündeki iddiaları gündeme getiren bir gazetecinin bununla ilgili değerlendirmesini sorması üzerine Güler, "Kesinlikle böyle bir şey yok" diye yanıt verdi. "Firari grubun büyük çoğunluğunun yakalanması çok başarılı bir operasyondur" Bingöl Cezaevi'nden firar edenlerden yakalanamayan 18. kişi ile ilgili bir gelişme olup olmadığı sorusunu ise Güler, "O firarinin de yakalanmasına çalışılıyor. Önemli olan bu firari grubun, büyük bir çoğunluğunun, tamamına yakınının yakalanmış olmasıdır. Bu çok başarılı bir operasyondur" diye yanıtladı. Ankara'da Polisevi'ne yapılan saldırının ardından, saldırganların kısa sürede yakalandığını anımsatan Güler, firarilerin de emniyet güçleri tarafından yine kısa sürede yakalandığına dikkati çekti. Güler, "Olaylar ne kadar üzücü olsa da akabinde yürütülen operasyonların başarı ile sonuçlanmış olması da teşkilatımızın gücünü göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Her iki olayın da araştırması, soruşturması yürütülmektedir" dedi. Adalet Bakanlığınca, Bingöl Cezaevi Müdürü ile bazı yöneticilerinin açığa alındığını anımsatan Güler, başka tedbirlerin de bunu takip edeceğini söyledi. Güler, İçişleri Bakanlığının da cezaevinin dışındaki konuyla ilgili olarak hangi tedbirlerde eksiklik olduğu konusunu değerlendireceğini belirtti. Konuya ilişkin bir tasarrufta bulunulup bulunulmadığı sorusu üzerine Güler, "Henüz daha yeni. Önce inceleme yapılır, inceleme sonucunda eğer bir hata görülürse bu soruşturmaya çevrilir. Soruşturma sonucunda da gereken cezai yaptırımlar gündeme gelir. Hemen acele etmeyin" diye konuştu. "Statlarda koruma memurları görevlendirilecek" Polisin tekrar futbol karşılaşmalarında görev yapması konusunda kesinleşmiş bir karar olup olmadığı sorusuna ise Güler, buna ilişkin nihai bir karar olmadığını söyledi. UEFA'nın ve FİFA'nın ilke kararlarında, stadyumların belli yerlerinde özel güvenliğin bulunacağı yönünde hüküm bulunduğunu ve diğer konularda bir bağlayıcılık olmadığını belirten Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu ana kadar ki uygulamada gördük ki maalesef özel güvenlik stat içlerinde veya stat dışında yeteri kadar etkin olamamıştır. Son olayda İl Spor Güvenlik Kurulu'nun öngördüğü sayıdan çok daha az sayıda kişinin çalıştırıldığı tespit edilmiştir. Onu biz Özel Güvenlik Başkanlığı olarak ayrıca soruşturuyoruz. Olay sırasındaki etkisizliklerini hep beraber gördük. Ama her maç için söz konusu olmayabilir. Belli maçlarda, derbi maçlarında, olay çıkma ihtimali yüksek olan maçlarda daha çok sayıda, daha etkin bir şekilde tedbir alınır. Diğerlerinde olayın niteliğine göre, maçın havasına göre farklı tedbirler alınabilir. Ama şu anda koruma memurluğu statüsüyle yapacağımız bir kanuni düzenleme olacak. Yine Emniyet teşkilatı kadrosunda, emniyet hizmetleri sınıfında, ama ünvanı koruma memuru olan bir sınıf oluşturuyoruz. Türkiye'deki işyeri, şahıs ve önemli tesislerin koruma görevini bu koruma memurları aracılığıyla yürüteceğiz. Onların belli şartları olacak. Görev alınma şartları değişik olacak. Ama başarılı olanları polisliğe geçebilecek. TBMM açıldığında bunu gündeme getireceğiz. Bu ihdas edilen yeni koruma memurları da statlarda görevlendirilebilecek. Ama şu anda o kurum kurulana kadar polisimiz derbi maçlarda ağırlıklı olarak bu görevi yürütecek. Özel güvenlik güçleri de belli yerlerde görev yapmaya devam edecek. Ancak onların gerek eğitimlerinde, gerek stat içi faaliyetlerinde maalesef eksiklikler olduğunu da gördük."

