Beşiktaş Teknik Direktörü Samet Aybaba, KanalTürk'te yayınlanan 'Bunu Konuşalım' programında çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Aybaba'nın ağzından A'dan Z'ye Beşiktaş: Benim Beşiktaş'ın başına geçmem daha önce 3-4 kez gündeme geldi ama olmadı. Kısmet bugünmüş. Gelirken korkmadım, 5 dakikada anlaştık. Ayrıca benim asla ÇARŞI ile problemim yok, onlarla hep iç içeyiz.
Bence şu anda en başarılı teknik adam Fatih Terim'dir. Milli takımda ve kulüp bazında yaptıkları ortada. Aykut Kocaman iyi bir arkadaşımızdır. Ani kararlar almamamız lazım. Beşiktaş'tan önce F.Bahçe'den teklif gelse, profesyonelce yaklaşabilirdim. Ama F.Bahçe teknik direktörlüğü olmaz bu saatten sonra. Biz Beşiktaşlı'yız. Ben zaten orada düşman olarak karşılanırım, Türkiye'de böyle şeylere alışkın değiliz."
F.Bahçe Şükrü Saracoğlu Stadı, bizim için şu an en uygun stat olarak gözüküyor.
Quaresma ile hiç karşılaşmadık, tanımadığım birini yönetemeyeceğim söyleniyor. Sanki diğer oyuncuları yönetmek çok kolay? Ama teknik direktör benim, istediklerimi yapamazsa oynatmazdım.
Kolay değil, çılgınlar gibi hücum ediyoruz. Dolayısıyla savunmada sıkıntı yaşamamız doğal.
Batuhan'dan memnun değilim, istediğim performansı sergileyemedi. Devre arası onun son şansı, yoksa Süper Lig'de dahi oynayacak kulüp bulması zor.
Almeida'dan çok memnunum. İdmanlarda bile arkadaşlarına yardımcı oluyor, uyarıyor, pozisyon anlatıyor.
Oğuzhan daha futbolcu değil, dolu dolu 2-3 sene Beşiktaş'ta oynaması lazım. Gelecekte çok büyük oyuncu olabilecek yetenekleri var. Muhammed için Maradona dediler. Biz gelene kadar maça bile çıkmamış. Daha alacak çok yolu var.
Olcay'a çok takılırım. 2-0 öne geçiyoruz önüme geliyor, 'Olcay burada dur diyorum'; arkamı dönüyorum, kayboluyor. Yerinde duramıyor.
Holosko çok duygusal. Bizimle beraber o da gerçek kimliğine kavuştu.
Almeida ve Fernandes ilk geldiğimde gitmek istediklerini bana söylediler. Ben ise kalacaklarını söyledim. İlk başlarda yadırgadılar durumu fakat sonra katılımcı oldular.
Kapalının tezarühatları takımı ateşliyor. Ama o meşhur "Kartal Gol Gol Gol" tezahüratı kulağa hoş gelse de, oyuncuyu baskı altına alabilir. Bunları iyi dengelemek lazım.
Ben futbolcuyken de biz arkadaşlar arasında menemen yapardık. Şimdi de kamptayken böyle bir şey yaptık. Bu, birlikteliğin sembolüydü. Herkesin damak tadı farklı. Ben acılı yiyorum, Toraman kıymalı yiyor.
