Büyük umutlarla gittiği İspanya'da 'cehennem'i gören ve bir yıllık aradan sonra soluğu tekrar ana yurdu Portekiz'de alan Quaresma için yepyeni bir sayfa açıldı Porto'nun lacivert-beyazlı renkleri altında... Barça'ya giderken Sporting Lizbon'a 6 milyon euro ve Fabio Rochemback gibi büyük girdiler sağlayan Q7, son Şampiyonlar Ligi şampiyonu Porto'ya 15 milyon euro kazandırdı. Tabii Porto, Quaresma için bu para ile yıldızı Deco'yu da gözden çıkarmak zorunda kalmıştı... Taraftarlar bu takastan tedirgin oldu ama 3 yılda yaşanacak başarılarda 'Cigano'nun oynayacağı rol bilinmiyordu henüz... Quaresma, 20 Ağustos 2004'te Portekiz Süper Kupası'nda Benfica'yı yıkan golü atıp Porto'ya kupayı kazandırdı. Bir hafta sonra ise Valencia ile oynadığı UEFA Süper Kupa maçında sonradan oyuna girip golünü attı ama karşılaşmayı
2-1 kazanan Valencia kupanın sahibi oldu. İlk yılında 32 maçta 5 gol atarken Porto formasıyla Kıtalararası Kupa sevincini de yaşadı Q7...
2005 ile 2008 yılları ise Quaresma için "Portekiz'deki altın günler" diye nitelendirilebilir...
Quaresma'lı Porto bu üç sezon boyunca Portekiz Ligi'nde şampiyonluğun ilan ederken yıldız futbolcu da 2005 ve 2006 yılında Portekiz'de yılın futbolcusu ödülünü, 2007'de ise gazeteciler tarafından verilen 'altın top' ödüllerinin sahibi oluyordu.
Bu süreçte Porto'nun kazandığı iki Portekiz Kupası ve iki Portekiz Süper Kupası da takımı tek başına sırtlayan Quaresma'ya yurt dışının yollarını bir kez daha açıyordu...
2008 yılında 18.6 milyon euro ve Pepe (Bu sezon Eskişehirspor'da oynayacak) karşılığında Porto'dan, İnter'e imza atan Quaresma, Barcelona'dan sonra hayatının ikinci büyük hatasını yapıyordu.
Vatandaşı, fikir babası, ağabeyi Mourinho'nun kanatları altında başarıyı yakalayacağını düşünen Quaresma, hiç ummadığı bir tabloyla karşılaşıyordu. İnter'de aradığını bulamıyor, devre arasında Chelsea'ya kiralanıyor, sonra yine Milano'ya dönüyor ancak bu iki yıl idman topçusu olmaktan öteye gidemiyordu.
Takım disiplinine ve sistemlere sığamayan Q7'ye altı yıl önce Porto'da yaşadığı gibi yeniden dirilecek bir durak gerekiyordu.
* * *
Q7 TOPU ALSIN YETER!
2004 yılında Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Porto'ya transfer olan Quaresma, Portekiz futbolundaki önemini bir kez daha ortaya koydu. Mourinho ve Deco gibi iki önemli silahını kaybeden Porto'da yeni bir devri başlattı Çingene... İlk sezonunda Kıtalararası Kupayı kazanan henüz 21 yaşındaki Q7, peş peşe gelen üç Portekiz şampiyonluğunun da baş mimarı oluyordu. Şampiyonlar Ligi'nde de harikalar yaratan yıldız futbolcu için 2007-2008 sezonunda World Soccer dergisinin yaptığı yakıştırma ise bir hayli ilginçti. Porto'nun Avrupa'daki başarısını değerlendiren World Soccer'ın, Portekiz kulübünün taktiği ile ilgili yorumu "Topu Quaresma'ya ver ve ne olacağını gör" şeklindeydi.
ASFALT AĞLADI BE!
Lakabı 'Q7' olur da, araba tutkunu olmaz mı Ricardo Quaresma... İnter'de forma giyerken çok büyük bir malikanede yaşayan Portekizli yıldızın, garajı da otomobil galerilerini aratmıyordu. Tam bir hız tutkunu olan Quaresma'nın evinde Audi R8 ve Mercedes SLK serisinden iki spor araba bulunuyordu. Tek başınayken bu iki otomobilden vazgeçmeyen Quaresma, ailesiyle vakit geçirirken ise Audi'nin Q7 modelini tercih ediyordu. Bir İtalyan televizyonuna verdiği röportajda müzik eşliğinde hız yapmaktan hoşlandığını söyleyen süper star, Superleague Formula'da yer alan Porto'nun aracını da tanıtan isim olmuştu.
YILDIZI BARIŞMADI
Dünya üzerinde onlarca ülke onun gibi bir yeteneği milli takımında görmek isterken, Portekiz'de Quaresma'nın önüne Luis Felipe Scolari gibi bir engel çıktı. Kariyerinin en parlak günlerini yaşadığı dönemde Almanya'da düzenlenen 2006 Dünya Kupası kadrosuna dahil edilmediğini görünce büyük şok yaşayan Quaresma, iki yıl sonraki 2008 Avrupa Şampiyonası'nda 23 kişilik kadroya girdi ama sadece 2 maçta şans bulabildi. Scolari ile bir türlü yıldızı barışmayan 'Cigano', son Dünya Kupası'nda da Mourinho'nun kurbanı oldu. Daha önce disiplinsiz hareketleri var diye milli takıma alınmayan Q7, İnter'de fazla şans bulamayınca Güney Afrika'ya da gidemedi.
BÜYÜK YETENEK
Porto'daki mükemmel başarısının ardından Portekizli vatandaşı Jose Mourinho'nun İnter'ine transfer olan Quaresma, ilk günlerde lacivert-siyahlı kulüpte büyük heyecan yaratmıştı. O günlerde Mourinho Q7'ye methiyeler düzüp, "O büyük bir yetenek. Ama takım için oynamayı öğrenmek zorunda. Kendisini bir gün kanıtlayacağına ve İtalya'da iz bırakacağına eminim" sözlerini kullanıyordu. Ancak işler ikisinin de istediği gibi gitmedi. İnter'de müthiş bir taktiksel sistem oturtan ve o kadroyla geçen yıl Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşan Mourinho, savunmacı takımına taktiksel disiplinden uzak, defansa yardım etmiyor diye Quaresma'yı dahil etmedi. Ve övgülerle bahsettiği Q7 ile küskün bir şekilde ayrıldı.
