Turgay Demir

Turgay Demir

03 Mayıs 2011 | Salı

İspanyollar ve biz

Ayrılıkçılarından, derin devletine kadar bir çok benzerliğimiz olan İspanyollarla düne kadar spora bakışımız da benzerdi. Bir yanda sistemi temsil eden Real Madrid öte yanda protestlerin limanı Barcelona. Sonra bir yerden başlama kararı verdi İspanyollar. Sistemi sıfırladılar. Real Madrid egemenliğine de teslim olmadılar, Barcelona'nın yaygaralarına da.
Sonuç ortada. Basketbol ve futbolda gelen Dünya ve Avrupa şampiyonlukları, teniste Nadal'ın kortları sallaması, F1'de Alanso'nun rekorları derken sporun her alanında çağ atladılar.
Biz, kafa olarak İspanyollar'ın 20 yıl önceki hali gibiyiz. Büyükleri mutlu etmek bizdeki sistemin ilk amacı. Sıralama şöyle: Edebiliyorsan Fenerbahçe ve Galatasaray'dan birini mutlu et, onlar yoksa Beşiktaş, o da yoksa Trabzon'u kolla.
Tüm önyargıları, takımsal çekişmeleri bir yana bıraktığımzda çıplak gerçek bu.
Hakemler de bu güç savaşı altında tost ekmeğinin arasındaki kaşar peyniri gibi eriyip giderler. Eksenleri kayar, dengeleri bozulur. Bakın ligin ilk yarısında genellikle hakem hataları dengelidir. Ancak ikinci yarıyla birlikte demeç savaşları başlar, güç gösterilerinin ardı arkası kesilmez ve düdükler titremeye, kararlar kamu vicdanını yaralamaya başlar.
Önceki hafta Fenerbahçe, geride kalan hafta ise Trabzon lehine verilen penaltılar bu manzaranın sonucudur.
Terazinin ayarı bozuldu
Adalet terazisinin ayarı bozuldu
. Aykut Kocaman başta Fenerbahçe cephesinden gelen açıklamalara önce suskun kalan Trabzon, baktı olacak gibi değil sonunda aynı şekilde karşılık verdi ve terazinin dengesi tamamen bozuldu.
Kalan üç haftada da benzer hakem hataları olacaktır kuşkusuz. Çünkü hakem bir insan... Profesyonelce evine ekmek götürdüğü bir işi var. Ve hiçbir hakem, hiçbir kulüp başkanına karşı tutunabileceği bir dala sahip değil. Memursa amirleri Fenerbahçeli ya da Trabzonlu'dur, özel sektörde çalışıyorsa müdürleri, genel müdürleri...
Çok iyi hakemlerimiz yok, bunu hepimiz biliyoruz.
Ama onları bu baskıdan kurtarabilir ve en azından ekonomik özgürlüklerini sağlayabilirsek işler biraz daha düzelebilir.
Bir yanda Fenerbahçe, diğer yanda Trabzon...
Çalacağınız her düdük telafisi imkansız sonuçlar doğuracak ve birileri sizi suçlayacak.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyup söyleyin; hakem siz olsanız ne yapardınız?

* * *

Twitter !
OKURLARIM beni fikirsel anlamda zorlayan mailler gönderir.
Bazen cevap vermekte bile zorlanırım. Twitter'ı da böyle futbolseverlerin ağırlıklı olduğu bir mecra olarak düşünmüştüm. Yanılmışım!
Büyük çoğunluk orayı özgürce küfür etme ortamı olarak kullanıyorlar.
Bundan sonra iki twit yazarsam yazarım, kimseyle de yüzgöz olmam.

10.5 numara Necip
SEZONA müthiş başlamıştı.
Fenerbahçe maçıyla birlikte Schuster onu kulübeye çekerek Beşiktaş'a da bu genç adama da büyük kötülük etti. Hocasına güvenini kaybeden Necip bir ara bocaladı. Onu kaybedeceğimizi düşündüğüm anda Schuster'in gidişiyle yeniden doğdu...
Akıllı, disiplinli, mücadeleci ve ayağını da iyi kullanıyor. Günümüz futbolunda en çok 10.5 numaraya ihtiyaç var. Yani ileri, geri oynayan ön liberolara.
Necip böyle biri.
Allah nazardan saklasın.
Onu abartmadan övmek, yanlışa düştüğü

* * *
İsmail ve disiplin
CANIM kardeşim çok yeteneklisin ve senin oynadığın bölgede yeni oyuncular bulmak zor. Böyle de bir avantajın var. Beşiktaş senden çok şey bekliyor. Hocan "Sağ kanattaki bekimiz bindirince sen beklemelisin" diyorsa bekleyeceksin. Oyun disiplini olmayan bir futbolcu eninde sonunda duvara çarpar. Aman dikkat!!!


GÜZELLiK
Derbi sonrası her iki takım futbolcularının kucaklaşmaları harikaydı.

Okçuoğlu
YÜKSEL Okçuoğlu bir hata yaptı ve MHK çok önemli bir değeri yitirdi. Oysa dürüst ve ilkeli insanlar en başta MHK'de olmalı.
Dik durabilen, eğilmeyen insanlara en çok orada ihtiyaç var çünkü.
Okçuoğlu da öyle biri.
O nedenle yeni MHK'de olması kendi zararına ama Türk futbolunun hayrına olacaktır.

İnanan çizgiye koşar
FENERBAHÇE-Gaziantep maçında penaltıyı gördüğünü söyleyen yardımcı "Kulaklıktan söyledim ama hakem duymamış!" deyince çok gülmüştüm.
Bak Buca-Fener, Trabzon-G.Antep maçlarında yardımcılar verdi penaltıları. Sesimi duyuramadım falan hepsi hikaye. Penaltıya inanan çizgiye koşar, gevezelik yapmaz.


Herkes haddini bilecek
ATIF ağabey (Keçeci) Beşiktaş'ın bir prosedür hatası yaptığını yazınca Beşiktaş hukuk işlerinden sorumlu Ahmet Akpınar beyefendi bundan rahatsız olur. Rahatsızlığını dile getirme yöntemi de (Bir hukukçu olmasına rağmen) Nihat Kahveci'den hallice.
Atıf ağabey gerekli cevabı köşesinden verdi, meydan okudu. Şimdi Sayın Akpınar'ı bekliyoruz. Çirkin iddiasının bir delili varsa ortaya koysun, yoksa özür dilesin.
Insanlara hakaret etmek bu kadar kolay olamaz.

Evlat dediğin...
Evlat dediğin açık çek verilse bile elinin tersiyle iter...
Evlat imzası boş kağıda atılır, milyonlarca euro'ya değil...
Evlat babasına güvenir, baba da evladın hakkını verir...
Profesyonelce imza atıp evlatlık zırhına bürünmeye ise kimsenin hakkı yoktur.
Evlat dediğin Arda gibi olur, başkaları gibi değil!

Sarı kart ormanları
15 yıldır bu sosyal sorumluluk projesine destek verecek bir tek federasyon başkanı bulamamıştım.
Rahmetli Hasan ağabeyin dönemi de o kadar kısa sürdü ki fırsat bile olmadı. En son Mahmut başkana anlattım. Olumlu karşıladı.
Zaten sosyal sorumluluk projelerini sever. O nedenle artık "Sarı Kart Ormanları"nın hayata geçeceğine inanıyorum.
Bir kötü sondan, bir iyi başlangıç yapacağız. Belki de futbol sezonunu artık fidan dikerek açacağız. Ne güzel olur... 100 yıl sonra, yüz yıllık bir futbol ormanında gezmek nasıl bir duygu olurdu acaba? Sarı Kart Ormanları hayata geçerse gelecek kuşaklar adına çok mutlu olacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor