Kolot dobra mı!
Celal Kolot göreve geldiği günden bu yana pot kırıyor. Yanlış hatırlamıyorsam Konya'da başkan Yıldırım Demirören'le tartışıp gündem yaratırken, antrenmanda kendisine selam vermediği gerekçesiyle Gökhan Zan'ı fırçalaması ayrı bir yöneticilik başarısı olarak Beşiktaş tarihindeki yerini almıştı. Bu son icraatı ise hepsinden şatafatlı oldu!. Bu defa yönetici arkadaşı Gülnaz Arsel'e çok çirkin şekilde hitap ettiği medyaya yansıdı Celal beyin. Ben söylediklerini burada yazmıyorum, ama tarih yazdı! Bekledim ki, Celal Kolot açıklama yapsın, "Kastını aşan ifadeler kullandım" v.s diye... Yapmadı. Arsel'le aralarındaki diyaloğu yalanlamadı, tam tersine olayın doğru olduğuna dair Gülnaz hanımın ifadeleri yer aldı medyada. Kimileri Kolot için "Dobra dobra konuşur" diyor, bana göre düşünmeden konuşuyor. Hem kendini, hem Beşiktaş'ı zor durumda bırakıyor. Üstelik kalp kırıyor. 'Ağzınızdan çıkana kadar sözler sizin esirinizdir, ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözlerinizin esiri olursunuz' denir ya, Celal beyinki de o hesap. Dobra olmak düşündüğünü çekinmeden söylemektir, düşünmeden konuşmak değil. Beşiktaş tarihine bir baksın meraklısı, kaç yönetici geldi gitti ve kaçının esamesi okunuyor bugün. Herkes yaptıklarıyla, söylemleriyle, eylemleriyle hatırlanıyor ya da unutuluyor. Celal Kolot en başta bunun farkına varmak zorunda. Beşiktaş'ta yöneticilik yapmak, tarihi yaşamaktır bir anlamda. Hiçbir şey gizli kalmaz ve unutulmaz. Kişiler unutsa bile camia unutmaz. Bir Beşiktaş yöneticisinin, bir başka Beşiktaş yöneticisine hitap şekli de hiç unutulmayacaktır. Bir zamanlar bu tür şeyler olmazdı Beşiktaş'ta. Kol kırılır yen içinde kalırdı, saygı ön plandaydı. Birçok değer heba edilirken Beşiktaşlı duruşu da erozyona uğratılıyor yazık ki. Birileri artık bunu farketseler iyi olacak. En başta Celal Kolot farketmeli. Çok geçmeden.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

