1958'den 94'e Dünya Kupası
FIFA, 1978 Dünya Kupası'nın ev sahipliğini sürpriz bir kararla askeri rejimin başta olduğu Arjantin'e verirken, birçok ülke bu durumu protesto etti.
Yapılan tüm eleştirilere rağmen kupa Arjantin'de düzenlenirken, iktidarda olan cuntanın faaliyetleri ve propagandası turnuvaya damga vurdu. Hollandalı Johan Cruyff ve Alman Paul Breitner, Arjantin'deki askeri yönetimi protesto ederek kupaya katılmadı.
Arjantin, evinde düzenlenen Dünya Kupası'nda tarihinde ilk kez şampiyonluğa ulaştı.
Katılan 16 ülke
Arjantin'deki Dünya Kupası'na Avrupa'dan 10, Güney Amerika'dan 3, Kuzey Amerika, Asya ve Afrika'dan birer ülke katıldı.
Tunus, İran, Avusturya, Fransa, Batı Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda, Polonya, İskoçya, İspanya, İsviçre, Meksika, Arjantin, Brezilya ve Peru, 1978 Dünya Kupası'nda mücadele eden ülkeler oldu.
Arjantin-Peru maçı akıllarda soru işareti bıraktı
Kupanın final grubunda oynanan Arjantin-Peru karşılaşmasının sonucu, akıllarda soru işaretleri bıraktı.
Arjantin, Brezilya, Polonya ve Peru'nun yer aldığı final grubu çekişmeli maçlara sahne oldu.
Brezilya ile Arjantin son maçlara aynı puanla girdi. Brezilya, Polonya'yı 3-1 yenip, averajını +5'e çıkardı. Brezilya maçının skorunu öğrendikten sonra Peru karşısına çıkan Arjantin, en az 4 fark yapması gereken maçı 6-0 kazanarak, adını finale yazdırdı. Peru kalecisinin Arjantin asıllı olduğu söylentileri kupaya gölge düşürürken, Brezilya gruptan ikinci sıradan çıkıp, üçüncülük maçı oynamaya hak kazandı.
Kempes ve Bertoni ile gelen şampiyonluk
Ev sahibi Arjantin, kupanın finalinde turnuvanın favorilerinden Hollanda ile eşleşti.
Buenos Aires'teki Monumental Antonio Vespuci Stadı'nda 71 bin 483 seyirci önünde oynanan finalin 90 dakikası, 38. dakikada Mario Kempes'in, 81. dakikada da Dick Nanninga'nın attığı gollerle 1-1 berabere sonuçlandı. Arjantin uzatmalarda Kempes ve Daniel Bertoni ile 2 gol bulup, sahadan 3-1 galip ayrıldı ve dünya kupasının sahibi oldu.
Kupanın üçüncülük maçında ise Brezilya, İtalya'yı 2-1 mağlup etmeyi başardı.
Kempes gol kralı oldu
Arjantinli Kempes, ülkesinde düzenlenen kupada 6 golle, gol kralı oldu.
Perulu Teofilo Cubillas ve Hollandalı Rob Rensenbrink de 5'er golle ikinci sırayı paylaştı.
Tunus, Afrika'ya ilk galibiyeti getirdi
Arjantin'de 2. grupta mücadele eden Tunus, Meksika'yı 3-1 yenerek, dünya kupalarında Afrika adına galibiyet alan ilk takım oldu.
Artura Vazquez'in 45. dakikada attığı golle 1-0 geriye düşen Tunus, 55. dakikada Ali Kaabi, 79. dakikada Nejib Ghommidh ve 87. dakikada Mokhtar Douieb'in attığı gollerle sahadan 3-1 galip ayrıldı.
Afrika temsilcisi, grubunu 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 yenilgiyle üçüncü sırada tamamladı ve elendi.
Brezilya-İsveç maçında ilginç karar
Brezilya ile İsveç arasında Mardel Plata'da oynanan ilk tur grup maçında Galli hakem Clive Thomas'ın son dakikada verdiği karar tartışmalara neden oldu.
Maç 1-1 berabere devam ederken, son dakikada Brezilya korner atışı kazandı. Kornerden gelen topu Zico kafayla ağlara gönderirken, hakem Thomas, top havadayken maçın bitiş düdüğünü çaldığını belirterek, golü iptal etti ve karşılaşma 1-1 berabere sonuçlandı.
38 maçta 102 gol
1978 Dünya Kupası'nda oynanan 38 maçta toplam 102 gol atıldı.
Maç başına 2,7 gol ortalaması yakalanan turnuvada, Arjantin ve Hollanda 15'er golle en çok gol atan takımlar oldu.
Yeni formatıyla görücüye çıkan 1982 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan ülke İspanya oldu.
Batı Almanya'ya 1974'teki turnuvanın ev sahipliğinde destek veren İspanya, 1982'de bu kez Almanların desteğini alarak rakipsiz şekilde girdiği adaylık sürecinde, 12'nci Dünya Kupası'nı düzenlemeye hak kazandı.
İspanya 1982'ye toplam 24 ülke katıldı. Avrupa'dan 14, Güney Amerika'dan 4, Afrika ve Kuzey-Orta Amerika ve Karayipler'den ikişer, Asya ve Okyanusya'dan ise birer ekip, İspanya'da mücadele etti.
Turnuvada, Avrupa'dan Avusturya, Belçika, Çekoslovakya, İngiltere, Fransa, Batı Almanya, Macaristan, İtalya, Kuzey İrlanda, Polonya, İskoçya, Sovyetler Birliği, İspanya, Yugoslavya, Güney Amerika'dan Arjantin, Brezilya, Şili, Peru, Afrika'dan Cezayir ve Kamerun, Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler'den El Salvador ve Honduras, Asya'dan Kuveyt ve Okyanusya'dan Yeni Zelanda yer aldı.
İspanya'da İtalya güldü
Jules Rimet Kupası'nda 1934 ve 1938 yıllarında mutlu sona ulaşan İtalya, FIFA Dünya Kupası adıyla düzenlenmeye başlayan organizasyonda ilk şampiyonluğunu 1982'de yaşadı.
İlk tur grup maçlarında üç beraberlikle bir üst tura yükselen İtalya, "ölüm grubu" olarak adlandırılabilecek ikinci grup aşamasında Brezilya ve Arjantin'i mağlup etmeyi başardı. Yarı finalde de grupta yenemediği Polonya'yı 2-0'lık galibiyetle eleyen İtalyanlar, adını finale yazdırdı.
Madrid'de 11 Temmuz 1982'de 90 bin seyircinin önünde oynanan finalde, İtalya ile Batı Almanya karşılaştı. İlk yarısı 0-0 sona eren karşılaşmada, turnuvanın yıldızlarından Paolo Rossi, 57. dakikada sahneye çıkarak İtalya'yı 1-0 öne taşıdı. 69'da Marco Tardelli, 81'de Alessandro Altobelli ile farkı üçe çıkaran "Gök Mavililer", 83'te Paul Breitner'in golüne rağmen maçtan 3-1 galip ayrılarak, tarihinin üçüncü Dünya Kupası zaferini elde etti.
Formatta değişiklik
İspanya'da takımlar, finallere çıkabilmek için Dünya Kupası tarihinde ilk defa iki grup aşamasında mücadele etti.
İlk turda dörder, ikinci turda üçer takımlı grup müsabakalarının ardından yarı finale yükselen ülkeler belli oldu. 1982'deki diğer bir yeni uygulama da berabere biten eleme karşılaşmalarının ardından tur atlayacak tarafın penaltı atışlarıyla belirlenmesiydi.
Afrika ülkelerinin performansı
Afrika ülkeleri Cezayir ve Kamerun, İspanya 1982'de sergiledikleri performansla taraflı tarafsız herkesin takdirini topladı.
Ortaya koydukları mücadeleyle alkış alan Afrika ülkeleri, ilk kez 1982'de gruptan çıkmaya son derece yaklaştı. Kamerun, Polonya ve İtalya'nın ilk ikiye girerek bir üst tura yükseldiği grupta yenilgi yüzü görmemesine rağmen aldığı üç beraberliğin sonunda averaj farkıyla rakiplerinin gerisinde kaldı ve turnuvaya veda etti. Cezayir ise büyük sürprizlere imza attığı turnuvada, Batı Almanya ve Şili'yi mağlup etmesine rağmen averaj farkıyla elenmekten kurtulamadı.
Gol kralı Rossi
İspanya'daki şampiyonanın gol kralı, İtalya'dan Paolo Rossi oldu.
Rakip fileleri 6 kez havalandıran Rossi'nin gol krallığına ulaştığı turnuvada, Batı Almanya'dan Karl-Heinz Rummenigge 5 golle ikinci, Brezilya'dan Zico ve Polonya'dan Zbigniew Boniek dörder golle üçüncü sırayı aldı.
52 maçta 146 gol atıldı
İspanya'da 1982'de yapılan turnuvadaki 52 maçta toplam 146 gol atıldı.
Maç başına 2,8 gol ortalaması yakalanan kupanın en golcü takımları ise 16 golle Fransa ve 15 golle Brezilya oldu.
1986 Dünya Kupası, ülkede yaşanan depremde yaklaşık 30 bin kişiyi kaybeden Meksika'ya verildi.
Dünya Kupası'nı düzenlemeye hak kazanan Kolombiya'da yaşanan ekonomik sıkıntılar sonucunda Meksika, 1970'ten sonra Dünya Kupası'na ikinci kez ev sahipliği yaptı. Böylece, bir ülke ilk kez FIFA Dünya Kupası'nı ikinci kez organize etme şansını yakaladı.
Bu şampiyonada finalde Batı Almanya'yı 3-2 mağlup eden Arjantin, ikinci kez Dünya Kupası'nı kazandı.
Katılan 24 takım
Danimarka, Irak ve Kanada ilk kez Dünya Kupası'na katılırken, toplam 24 takım şampiyonluk için mücadele etti.
Avrupa'dan 14, Afrika, Kuzey-Orta Amerika ve Asya'dan ikişer, Güney Amerika'dan ise 4 takım, 1986 Meksika'ya katıldı.
Bu Dünya Kupası'nda mücadele eden ülkeler, Cezayir, Mısır, Irak, Güney Kore, Belçika, Bulgaristan, Danimarka, İngiltere, Fransa, Batı Almanya, Macaristan, İtalya, Kuzey İrlanda, Polonya, Portekiz, İskoçya, SSCB, İspanya, Kanada, Meksika, Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay oldu.
Maradona efsanesi
1986 Dünya Kupası, Arjantinli futbolcu Diego Armando Maradona'nın yıldızlaştığı kupa olarak tarihe geçti.
Arjantin'in Dünya Kupası'nı kazanmasında önemli rol oynayan Maradona, 7 maçta attığı 5 golle, takımının en golcü futbolcusu olarak da dikkati çekti.
"Tanrı'nın eli"
Meksika'daki Dünya Kupası'na damgasını vuran olay Maradona'nın, İngiltere'ye eliyle attığı goldü.
Arjantin ile İngiltere arasında oynanan ve Güney Amerika temsilcisinin 2-1 kazandığı maçta, Maradona takımının 2 golüne de imza attı.
Maradona, Azteca Stadı'nda 114 bin 580 kişinin izlediği maçta İngiliz kaleci Shilton'ı eliyle attığı golle mağlup ederken, Tunuslu hakem Ali Bennaceur orta sahayı gösterdi. İngiliz futbolcuların itirazlarına rağmen hakemin kararı değişmezken, Maradona, daha sonra verdiği röportajda bu gol için "Tanrı'nın eli" ifadesini kullandı.
Arjantinli futbolcunun aynı maçta orta sahadan aldığı topla İngilizleri çalımlayıp attığı gol de kupa tarihinin en güzel golleri arasında gösterildi.
Arjantin-Batı Almanya finali
Kupanın yarı finalinde Arjantin, Belçika'yı, Batı Almanya da Fransa'yı aynı skorlarla 2-0 geçerek, adlarını finale yazdırdılar.
Meksiko City'deki Azteca Stadı'nda 114 bin 600 seyirci önünde oynanan final maçında 23. dakikada Jose Brown, 56. dakikada Jorge Valdano ve 84. dakikada Jorge Burruchaga'nın attığı gollerle Arjantin, Batı Almanya karşısında 3-2 galip geldi ve ikinci kez kupayı müzesine götürdü. Batı Almanya'nın golleri ise 74. dakikada Karl-Heinz Rummenigge ve 81. dakikada Rudi Völler'den geldi.
Belçika'yı 4-2 mağlup eden Fransa ise dünya üçüncülüğünü elde etti.
Gol kralı Lineker
Meksika'daki Dünya Kupası'nda gol krallığına İngiliz futbolcu Gary Lineker ulaştı.
Lineker, oynadığı 5 maçta fileleri 6 kez havalandırırken, İspanyol Emilio Butragueno, Brezilyalı Carecave, Arjantinli Diego Maradona 5'er golle ikinci sırayı paylaştı.
52 maçta 132 gol
1986 Dünya Kupası'nda oynanan 52 maçta 132 gol atıldı.
Maç başına 2,5 gol ortalaması ile oynanan turnuvanın en golcü takımı ise 14 golle Arjantin oldu.
"Meksika dalgası"
Günümüzde de tribünlerde kullanılan "Meksika dalgası", 1986 Dünya Kupası'nda ortaya çıktı.
Taraftarların ayağa kalkıp, ellerini havaya açarak yaptığı görsel şov, 1986'dan günümüze tribünlerin vazgeçmediği bir hareket oldu.
Fas, grup lideri oldu
Meksika'daki Dünya Kupası'nın en büyük sürprizlerinden birini Fas gerçekleştirdi.
F Grubu'nda İngiltere, Polonya ve Portekiz gibi güçlü ekiplerle eşleşen Fas, grubunu lider tamamlarken, tarihe geçti. Fas, grubunu lider tamamlayıp, ikinci tura çıkan ilk Afrika ülkesi oldu.
İngiltere ve Polonya ile golsüz berabere kalıp, Portekiz'i 3-1 mağlup eden Fas, 4 puanla grup lideri olarak adını ikinci tura yazdırdı.
Fas, son 16 turunda Batı Almanya'ya 1-0 yenilerek, elendi.
1990 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan İtalya, Meksika'nın ardından organizasyonun ikinci kez düzenlendiği diğer bir ülke oldu.
Adaylık sürecinde, SSCB'yi geride bırakan İtalya, 14'üncü Dünya Kupası'nı düzenlemeye hak kazandı.
İtalya 1990'a toplam 24 ülke katıldı. Avrupa'dan 14, Güney Amerika'dan 4, Afrika, Asya ve Kuzey-Orta Amerika ve Karayipler'den ikişer takım İtalya'da mücadele etti.
Turnuvada, Avrupa'dan Avusturya, Belçika, Çekoslovakya, İngiltere, Batı Almanya, İtalya, Hollanda, İrlanda Cumhuriyeti, Romanya, İskoçya, Sovyetler Birliği, İspanya, İsveç, Yugoslavya, Güney Amerika'dan Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Uruguay, Afrika'dan Kamerun ve Mısır, Asya'dan Güney Kore ve Birleşik Arap Emirlikleri, Kuzey-Orta Amerika ve Karayipler'den ise ABD ve Kosta Rika yer aldı.
Üçüncü kez Batı Almanya
Batı Almanya, 1954 ve 1974'teki turnuvaların ardından üçüncü şampiyonluğunu 1990 yılında İtalya'da yaşadı.
Roma'da 8 Temmuz 1990'da yaklaşık 74 bin seyircinin önünde oynanan finalde, Batı Almanya ile Arjantin karşılaştı. Turnuvanın gidişatına benzer şekilde fazla heyecana sahne olmayan final maçında da kazananı bir penaltı atışı belirledi. 85. dakikada Andreas Brehme'nin penaltıdan kaydettiği golle 1-0 galip gelen Batı Almanya, tarihinin üçüncü Dünya Kupası zaferini elde etti.
Son şampiyon Arjantin'in yıldızı Diego Armando Maradona'nın final maçının ardından döktüğü gözyaşları da turnuvanın unutulmazları arasına girdi.
Batı Almanya'yı çalıştıran Franz Beckenbauer ise Brezilyalı Mario Zagallo'nun ardından hem oyuncu hem teknik direktör olarak Dünya Kupası zaferi yaşayan ikinci futbol adamı oldu.
En sert turnuvalardan
İtalya'nın ev sahipliği yaptığı 1990'daki organizasyon, o döneme kadar en fazla kırmızı kartın çıktığı turnuva olarak tarihe geçti.
Oynanan sert futbolla ön plana çıkan turnuvada, 16 kırmızı kart gösterildi. Futbolcuların 28 kez ihraç edildiği Almanya 2006 ise en fazla kırmızı kartın gösterildiği kupa konumunda.
Kamerun'un yükselişi
Afrika temsilcisi Kamerun, 1986 Meksika'da Fas'ın başlattığı devrimi 1990'da bir üst kademeye taşıdı.
İtalya 1990'da tecrübeli golcüsü Roger Milla önderliğinde çeyrek finale çıkmayı başaran Kamerun, Fas'ın 1986'da Meksika'daki turnuvada yakaladığı ikinci tur başarısını kıtaları adına geliştirmiş oldu.
Romanya, Arjantin ve SSCB'nin bulunduğu grubu lider tamamlayan "İnatçı Aslanlar", ikinci turda Kolombiya'yı uzatma devrelerinin sonunda 2-1 ile geçerken, çeyrek finalde Gary Lineker'in iki penaltı golü sonucunda İngiltere'ye 3-2 boyun eğerek elendi.
Gol kralı Schillaci
İtalya'daki şampiyonanın gol kralı, İtalya'dan Salvatore Schillaci oldu.
Rakip fileleri 6 kez havalandıran Schillaci'nin gol krallığına ulaştığı turnuvada, Çekoslovakya'dan Tomas Skuhravy 5 golle ikinci, Kamerun'dan Roger Milla, İspanya'dan Michel, Batı Almanya'dan Lothar Matthaus ve İngiltere'den Gary Lineker dörder golle üçüncü sırayı aldı.
52 maçta 115 gol atıldı
İtalya'da 1990'da yapılan turnuvadaki 52 maçta toplam 115 gol atıldı.
Maç başına 2,2 ile tarihteki en az gol ortalamasının yakalandığı kupanın en golcü takımları ise 15 golle Batı Almanya ve 10'ar golle İtalya ve Çekoslovakya oldu.
İtalya'da 1990'da yapılan şampiyonanın ardından 1994 Dünya Kupası ABD'de düzenlendi.
ABD 1994, futbolun ilgi görmediği ve tribünlere seyirci gelmeyeceği iddialarına rağmen, 3 milyon 587 bin 538 kişiyle, tüm kupa tarihinin en fazla seyirci çeken organizasyonu olarak tarihe geçti.
Maç başına 68 bin 991 kişiyle bugüne kadar yapılan dünya kupalarına fark atan 1994 Dünya Kupası'nda Brezilya, dördüncü kez şampiyonluğa ulaşarak, yeni bir rekorun sahibi oldu.
24 takım katıldı
ABD'deki Dünya Kupası'na 13'ü Avrupa'dan, 4'ü Güney Amerika'dan, 2'si Kuzey ve Orta Amerika'dan, 3'ü Afrika'dan, 2'si de Asya'dan olmak üzere toplam 24 takım katıldı.
Kamerun, Fas, Nijerya, Güney Kore, Suudi Arabistan, Belçika, Bulgaristan, Almanya, Yunanistan, İtalya, Hollanda, Norveç, İrlanda Cumhuriyeti, Romanya, Rusya, İspanya, İsveç, İsviçre, Meksika, ABD, Arjantin, Brezilya, Bolivya ve Kolombiya takımları ABD 94'te mücadele etti.
Maradona'da doping
ABD'de düzenlenen FIFA Dünya Kupası'nın en sansasyonel futbolcusu Arjantinli yıldız Diego Armando Maradona oldu.
Yunanistan ile oynadıkları ve 4-0 kazandıkları D Grubu ilk maçında bir gol atan Maradona, karşılaşma sonrası yapılan doping kontrolünden başarılı bir şekilde çıkamadı. Doping aldığı belirlenen Arjantinli yıldız futbolcu, turnuvadan ihraç edildi.
Escobar öldürüldü
Kolombiyalı futbolcu Andres Escobar'ın takımının ABD'ye 2-1 yenildiği maçta kendi kalesine attığı gol, yaşamına mal oldu.
Escobar, şampiyona sonrası ülkesinde silahlı saldırıya uğradı ve yaşamını yitirdi. Kolombiya mafyasının bu maç için yüksek miktarlarda bahis oynadığı ve Escobar'ın kendi kalesine attığı golü kabullenemediği iddia edildi.
ABD, Kolombiya ile yaptığı grup maçında Escobar'ın 35. dakikada kendi kalesine attığı golle 1-0 öne geçti. Earnie Stewart'ın 52. dakikadaki golüyle ABD, skoru 2-0'a getirirken, 90. dakikada Kolombiyalı Adolfo Valencia skoru belirleyen golü attı.
Kolombiya, mücadele ettiği A Grubu'nu 3 puanla son sırada tamamlamış ve ilk turda kupaya veda etmişti.
Brezilya penaltılarla kazandı
1994 ABD'de, şampiyon ilk kez penaltı atışları sonucunda belirlendi.
Yarı finalde Brezilya, dünya kupaları tarihinde en çok karşılaştığı İsveç'i 1-0, İtalya ise Bulgaristan'ı 2-1 yenerek finale yükseldi.
Los Angeles'ta 94 bin 194 seyirci önünde oynanan finalin normal süresi ve uzatmaları golsüz berabere sonuçlandı. "Sambacılar", penaltılarda rakibine 3-2 üstünlük kurarak, şampiyonluk kupasını kaldırdı. Böylece dünya kupaları tarihinde ilk kez bir takım finalde penaltılar sonucu şampiyon oldu.
Brezilya'da Romario, Branco ve Dunga penaltı atışlarını gole çevirirken, Marcio Santos ise penaltıyı kaçırdı.
İtalya'da ise Albertini ve Evani'nin gollerine karşın, Franco Baresi, Daniele Massaro ve "Gök Mavilerin" finale kadar gelmesinde önemli rol oynayan Roberto Baggio penaltı atışlarını gole çeviremedi.
Dünya kupası üçüncülüğünü ise Bulgaristan'ı 4-0 mağlup eden İsveç elde etti.
Salenko ve Stoichkov
Turnuvanın gol kralları Rus Oleg Salenko ile Bulgar Hristo Stoichkov oldu.
İki futbolcu da 6'şar gol atarken, Salenko, Rusya'nın Kamerun'u 6-1 yendiği maçta 5 gol birden kaydederek, dünya kupaları tarihinde bir maçta en çok gol atan futbolcu unvanını aldı.
Milla'nın rekorları
Kupaya 42 yaşında katılan Kamerunlu Roger Milla da dünya kupalarında forma giyen en yaşlı futbolcu olarak tarihe geçti.
Milla, 6-1 yenildikleri Rusya maçında attığı golle kupa tarihinin en yaşlı gol atan futbolcusu unvanını da elde etti.
En golcü takım İsveç
1994 FIFA Dünya Kupası'nın en golcü takımı İsveç oldu.
İskandinav ülkesi, bu turnuvada 15 gol atarken, şampiyon Brezilya ise 11 golle ikinci sırada yer aldı.
ABD'de oynanan 52 maçta toplam 141 gol (maç başına 2,7) gol atıldı.
