Kontrollü futbol
Açıkçası maça başlarken Galatasaray'dan daha etkili bir futbol bekliyordum.
Bu tip maçlarda derbilerdeki gibi fazla gol bekleriz ama bu kadar kontrollü futbol beklemiyordum doğrusu.
Ancak bunun sebeplerinin başında iki takımın da Türkiye'nin en iyi top kullanan ekiplerinden olmasının payı büyük.
İlk yarının büyük bir bölümünde iki takımın da çok kontrollü futbolunu izledik.
İki takım da birbirini çok iyi kontrol edip temkinli oynadılar bu devrede. Ancak bütün bunlara rağmen ilk yarıda maçın kaderini değiştirecek yine de iki üç pozisyon izledik. Tabii bu iki takımın kontrollü oyunu da futbol kalitesini bizim heyecan duygularımızı kabartacak niteliklere getirmediği için düşük seviyede bıraktı.
Maçın genelinde futbol kalitesinin düşük oluşunun bir başka sebebi düşünülürken ligin yeni başlamış, takımların henüz performans seviyelerini istenen düzeye taşıyamamış olmasını da gözardı etmemek lazım.
Kaleciler devrede
İkinci yarıda futbolun kalitesi biraz daha arttı. Bunda takımların artık birbirlerini kontrol etmekten başka ofansı da düşünüp riskler alması etkili oldu.
Futbolda golü bulmak istiyorsanız bazı riskleri göze almak gerekir. Eskişehir de, G.Saray da ikinci yarıda bu riskleri aldı.
Necati Ateş karşı karşıya kaldı. Muslera başarılıydı. Galatasaray ataklarında Eskişehirspor kalecisi Boffin'in kurtarışları onu bu gecenin en iyileri arasına soktu.
Aslında maçta gol sesi çıkmamasının bir başka nedeni de iki takımın kalecisinin kritik anlarda kalelerinde başarılı olmalarıydı.
Özetlersek kontrollü futbolun ürünü olan golsüzlüğü, kısır pozisyonları, düşük oyun kalitesini yaşadık. Bunda da iki takımın oyun mantalitesinin önce yenilmemek üzerine kurulu olmasıydı. İkinci yarıda bu mantalite biraz değişse de, futbolun meyvesi golü dün göremedik Eskişehir'de.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
