Fotomaç'ın usta yazarları BJK maçını yazdı
Rıdvan Dilmen: Beşiktaş artık limitlerde
İlk yarıdaki oyun çok hoşuma gitmişti.
Tempolu, iyi bir maçtı. Beklentiler çerçevesinde oynadı Alanya, sonuçta Başakşehir'i 4 golle yenmiş bir takımdan bahsediyoruz.
Atlet oyuncuları var, avans veriyorlar koşarken neredeyse... İkinci yarının özeti kör döğüşüdür.
Alanyaspor hala rahat değil, Antalyaspor da kazanmıştı sabah.
Beşiktaş'ın bu kadrosu hiç lider olmamış, 27 hafta boyunca son iki yılın şampiyonunun hiç lider olmaması ilginç. Artık kredisinin limitlerindeler. 21 puan bile alsalar 7 maçta 71 puan yapıyor. Üstelik bunun içinde Galatasaray deplasmanı şartı var.
Şenol Güneş ve takımdan bunu görebiliriz. Oyunun başlangıcından anlayabiliriz, değişikliklerden anlayabiliriz, 4 orta saha oyuncusunun sarı kart görmesinden de anlayabiliriz. Bunun temel sebebi skora oynamaya çalışan bir takım görmemiz... Beşiktaş geçen yılki durumunda olsa bu maç 3'e, 4'e giderdi, 4 puan farklı önde olsa böyle olurdu.
Quaresma takımın açılmasını sağlıyordu. İki pas yapıp sonra Quaresma'ya uzun oynayabiliyorlardı.
Babel daha gezici bir oyuncuydu. Quaresma'nın yerine Lens'le başlamayıp Oğuzhan'ı kullandı orada. Daha sonra da Talisca'yla onu değiştirdi.
İkisi de merkez oyuncusu gibiydi hemen hemen. Skor da gelince sonra Talisca'yı santrfora alıp Lens'i kanada attı. Hocanın şunu bilmesi lazım: Talisca sırtı dönük 25 milyon Euro etmez. Talisca ancak rakibi karşısına alacak, çekecek ya da sürpriz koşuyla kafa vuruşu yapacak.
Doğrudan santrfor oynatmak Talisca'yı yok etmektir.
Babel'i oynatabilirsiniz, eyvallah ama Talisca'nın silahı elinden gitmiş oluyor. Quaresma çizgiye inince rakip de açılıyor. O olmayınca rakip daha dar alanda iyi savundu. Rakibin işine geldi.
Bence Lens doğrudan 11 oynamalıydı bunun için.
Lens'in antrenman performansını bilmiyorum açıkçası. Milli takım arasına da gitmedi.
Lens'in Q7'nin yokluğunu değerlendiremediğini de düşünüyorum açıkçası. Şenol hoca sistemden şaşma pahasına da oynatmıyorsa demek ki idman performansı da kötü. Hoca tercihiyle bence Alanya'nın çıkışını düşündü, "1-0 olsun bizim olsun" dedi ve bunu da başardı açıkçası.
Turgay Demir: Alev gibi
Lig ateşi tüm hızıyla yanıyor; geride kalan haftalarda hiç kimse için kolay maç yok.
Beşiktaş gibi, kendi sahasında rekor üzerine rekor kıran bir takım Alanyaspor karşısında deyim yerindeyse tir tir titredi.
Kağıt üzerinde kolay maç olarak görülüyordu belki Alanyaspor karşılaşması ancak çim üzerinde öyle kolay olmadı.
Medel, Quaresma, Adriano gibi üç önemli oyuncusundan yoksun kadro yapan Şenol hoca, Lens'e de önemli bir ders verdi; gerekirse Talisca'yı ya da başka birini oynatırım, Quaresma'nın yokluğunda asla sana mecbur olduğumu düşünme!
Lens mesajı aldı mı bilmem ama Güneş ikinci yarıda da "Gir kendini göster" dedi. Peki Lens gösterebildi mi? Hayır!
Maçın ilk yarısında topun tek sahibi olan Beşiktaş iyi bir oyun sergiledi.
Önündeki Talisca'yla iyi anlaşan Gökhan sık sık öne çıktı, rakibin durumunu bozdu, aklını karıştırdı.
Nitekim Gökhan'ın son çizgiye koşu yapıp savunmayı şaşırttığı bir pozisyonda Talisca kendisi için yeterli bir açı bulup harika bir gol attı.
DEĞİŞİKLİK İŞE YARAMADI
İlk 45'te Oğuzhan-Talisca-Tolgay- Atiba paslaşmaları topun Beşiktaş'ta kalmasını sağlarken Kartal ikinci golü atabileceği pozisyonlara da girdi. Ancak finalde pas-şut tercihlerinin yanlış olması Negredo'nun etkili oynamasını önlerken Babel'in sıradanlığı da bu görüntüye katkı yaptı.
İkinci yarıda Beşiktaş'ın kreatif orta saha oyuncuları yorulunca Alanyaspor daha derli toplu göründü.
Şenol hocanın kanatlara canlılık getirmek adına yaptığı Negredo- Lens değişikliği çok işe yaramadı çünkü Lens yine bildik sıradan hallerdeydi.
Sonuç olarak Beşiktaş zorlansa da çok önemli olan üç puanı hanesine yazdırdı.
Bununla birlikte Togay, Oğuzhan ve Atiba'nın sarı kart cezalısı olması ve Talisca'nın sakatlanması Beşiktaş adına talihsizlik oldu.
