Alan daraltma!
Samet Aybaba'nın "Alan daraltacağız" düşüncesiyle başladığı oyuna, Şenol Güneş de "O halde ben de Alan(zinho) tercihiyle başlayacağım" şeklinde cevap vermiş oldu. Ancak; Samet hocanın takımı, alan daraltmaya fırsat dahi bulamadan Umut Bulut'un golü geldi. Öncesinde yine Umut Bulut'un direkten dönen ve dışarı giden birer kafa vuruşu golün habercisi gibiydi. Golden hemen sonra Bucaspor takımı, adeta "Kaybedecek hiçbir şey yok" diyerek oyuna ağırlığını koydu. Trabzonspor adına, 40 dakika boyunca sahada garip, anlaşılmayan bir futbol sergilendi. Trabzonspor sürekli olarak top evirdi, çevirdi. Bucaspor birkaç pozisyonda gole o kadar çok yaklaştı ki izleyenlerin kafalarında 'bilindik acabalar' dolaşmaya başladı. Topuk pası sayısı, sezon ortalamasının çok çok üzerinde bir ilk 45 dakika oldu aynı zamanda. Bir ara, oyuncuların hafta içi 'topuk' çalıştığını bile düşündük!
Yattara çıkmamalıydı
Maçın ikinci yarısı Alan-Engin değişikliği ile başladı. Engin, Trabzonspor'un sol tarafına hareketlilik getirdi. Trabzonspor da bir nedenle formasını sırtından çıkaranların, alternatiflerine formalarını kaptırmaları tehlikesi var. Ve bizce tüm oyuncular bunun farkındalar. Buna rağmen Giray'ın kolay kart görmesine bir anlam veremedik. Yattara-Ceyhun değişikliği, Yattara kadar bizi de şaşırttı. Zira kanatlardan getirdiği toplar etkiliydi. Ne var ki Trabzonspor sezon başında da belirttiğimiz gibi, yine ön direkte yok! Haliyle, Yattara'nın birçok etkili ortası, gol hariç hiçbir işe yaramamış oldu. Engin ve Colman'ın üst düzey paslarla geliştirdiği bir atak, olmayan penaltı ile ödül buldu. Eskişehir maçında, Engin'in değer kazanmayan 'gerçeği', Buca maçında 'sahtesiyle' kıymet bulmuş oldu. Olmadı tabii! İçlere sinmedi. Maçta akıllara kazınan tek şey; 'oyun içinde değişkenlik gösteren futbolcu psikolojisinin, sezon sonunda nasıl bir tablo yaratacağı.' Kimileri buna "Şımarma, gevşeme ya da rakibi ciddiye almama" bile diyor. Bizden söylemesi!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
