Organik futbol
Şike operasyonu başladığı günden beri bir şeyi anlatmaya çalışıyorum.
Bas bas bağırarak diyorum ki, futbol hukuku başka, genel hukuk başka. Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, "İddianameyi bekleyeceğiz" açıklaması yapınca isyan ediyorum. "Federasyon küme düştü" manşetiyle aynı gerçekleri bir kez daha hatırlatıyor ve "Hiçbir şeyi beklemek zorunda değilsiniz, kendinizi kandırsanız da bizi kandıramazsınız!" diye tavrımı koyuyorum.
Sonrası malum. Bilmeyenlerin konuşup, bilenlerin ise çeşitli sebeplerle sustuğu bir süreç sonunda iş bir süre savsaklansa da sonunda gerçek ortaya çıktı ve herkes benim durduğum yere geldi. En başta da Sayın Aydınlar… Dün biz ne diyorsak, bugün Aydınlar aynı şeyi söylüyor…
Tahkim de bekleyemez
"Operasyonu son 20 yılı incelemeye kadar götürebiliriz" diyor. "Polis bunu yapamaz çünkü o tarihler için yasal yetkisi yok ama biz yapabiliriz" diye de ekliyor.
Bu arada hiçbir mahkeme kararından falan söz etmeden şampiyonlukları alabileceklerinin de altını çiziyor.
Demek ki neymiş, futbol federasyonunun mahkemeyi beklemesi gibi bir durum söz konusu değilmiş.
Demek ki neymiş eğer federasyon her kararını mahkemeye endekslerse önceki sezonların mahkemesi olamayacağı için, o dönemde yapılanlar insanların yanına kar kalırmış.
Uzun sözün kısası demek ki, Turgay Demir doğruları söylerken, birileri topu taca atmışş ya da atmaya çalışmış.
Evet federasyon gerçekleri gördü, şimdi sıra Tahkim'de… Eğer bu ülke futbolu özerk ise Tahkim hiçbir dosyayla ilgili "Mahkeme kararını bekleyeceğiz" diyemez.
Bu nedenle bir yolunu bulup, Recep konusunda verdiği kararı mutlaka tashih etmeli.
Dosyalar çöpe mi gitsin?
Çünkü Aydınlar'ın da söylediği gibi Türk futbolunun kendi mekanizmaları sorunları çözmeye yeter. Herhangi bir mahkeme kararını beklemesine ihtiyaç yoktur.
Eğer birileri mahkeme kararı beklenmeli diyorlarsa, bilin ki onlar son 20 yılda yaşananların araştırılmasını önlemeye çalışanlardır.
Çünkü 14 Nisan 2011'den öncesine genel hukuk bakamaz. Eğer her dosyada yargı kararı beklenecekse, onların bakamadığı dosyaları çöpe atmamız gerekir ki bu taktirde; şike operasyonu sadece geçtiğimiz sezonla sınırlı olur.
O nedenle artık gerçekleri konuşma zamanı gelmiş olmalı diyerek herkes ortak akılda buluşmalıdır. Nedir ortak akıl derseniz şudur:
1- Federasyon ya da tahkim asla ve asla herhangi bir konuda karar vermek için mahkeme kararı beklemek zorunda değiller. Çünkü bunu söyledikleri anda 14 Nisan'dan öncesini araştırma şansları kalmaz.
Futbolun 'F'sinden bihaber
2- Genel hukukta delil bile olmayan şeyler futbol hukukunda bir takımın şampiyonluğunun alınmasına yetebilir.
İkisini birbirine karıştıranların amacı farklıdır o nedenle bu kafa karıştıran söylemlere kulak asmayalım. 3- Tutuklu olanların mahkum olması kulüplerin isnat edilen suçu işlediklerini kesinleştirebilir ama beraat etmeleri temiz oldukları anlamına asla gelmez. Genel hukukta delil yetersizken bile futbol hukukunda çok ağır cezalar verilebilir.
Genel hukukta suç önemlidir futbol hukukunda ise ahlaki kuralları önde tutan bir bakış açısı vardır. Bir insanı suçlamak için çok fazla delil gerekebilir ama ahlaki yönden eksikliğini ortaya koymak için ağzından çıkan birkaç kelime yetebilir. Bu olaya da böyle bakmak gerekir.
4- Futbol federasyonu etik kurulu üyelerinden birinin ihsası reyini Fatih Altaylı yazdı. Demek ki o kurulda bu ağırlığı taşıyamayacak kişiler de varmış?
Bu beyzade hukuku iyi bildiği için kurula girmiş olacak ki, futbolun 'F'sinden bihaber. Bizim yukarıda anlatmaya çalıştığımız ayırımın dahi farkında değil. Dolayısıyla o kişi bulunmalı ve karar ya da tavsiye mekanizmasındaki görevi derhal pasifleştirilmelidir.
Suç ve işgüzarlar
5- Hakan Bilal Kutlualp'in açıklamaları tam da yapılması gereken açıklamalardır.
Ne diyor Kutlualp, bir suç varsa onu işgüzarlar yapmıştır. Fenerbahçe'nin milyonlarca taraftarı masumdur.
Ancak yine de en kötü senaryoyu bile kaldıracak gücümüz var. Adalete güvenip sabırla beklemeliyiz. Koca Fenerbahçe yönetimi bir Hakan Bilal Kutlualp kadar olamadı. Milyonlarca Fenerbahçeli, goygoycuların değil bu şekilde konuşan sağduyu sahibi insanların sesine kulak vermelidir.
Evet madde madde belirttim ki bazıları daha iyi anlasın. Bizim renklere bir düşmanlığımız olmadığı gibi, böyle ahlaki bir konuda herhangi bir rengi kollama lüksümüz de olamaz.
Ben bir gazeteciyim ve bütün gayretim bu süreç sonucunda tertemiz bir lig izlemek.
Üç kağıtçı menajerlerin işin içine girmediği, kimsenin kimseyi ayartmadığı, herkesin sahadaki sonuca razı olduğu, kulüp başkanlarının, yöneticilerin maçı manipüle etmediği temiz bir lig istiyor ve diliyorum.
Her futbol adamı ve her futbolsever de bunu yapmalıdır. Kirlenenler aramızdan temizlensin ki "Organik futbolun" keyfine varalım. Sahte rakamlarla şişirilen hormonlu futbolun insanları ne hale getirdiğini şu operasyonda dinlemeye takılan konuşmalardan anladık.
Bu hepimize ders olmalı. Futbolun değerini durduk yere üç kat arttırınca herkesin şaftı kaymış vesselam. Manzara gayet açık. O zaman şu kararı vereceğiz; organik mi, hormonlu mu?
Ben organik futbol istiyorum.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
