Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

08 Eylül 2026

Öpülecek eller!

Ne kadar kırmızıyız ne kadar beyaz. Tarihimizde hiçbir takımımız kadın voleybolcularımız kadar görkemli bir başarı elde etmedi. Hiç bu kadar zarif ve inançlı bir spor topluluğu görmedik.
Yüklendikleri ideal sahaya yürek koymaksa koydular. Sporun 'sanat dalı' olduğunu yıllardır gösteren ve Avrupa Şampiyonu olan kadın voleybolcuların bir kez daha ellerini öpüyor alnıma koyuyorum. Kadın sporcuların temiz elleri futbolun kirli ayak oyunlarından bin kere değerlidir! Futbolun kültürü ne zarafete müsait ne asalete!

Derbide gördük ki Beşiktaş'ta iyiye giden çok şey, Fenerbahçe'de kazanmak adına hiçbir şey. Beşiktaş'ta dirilen bir akşam, Fenerbahçe'de formaların içinde ölü bedenlerle yitirilen bir akşam! İki teknik adam arasındaki "düşünce ve kalite farkı" meselenin diğer özeti.
Sebepler sezon başında sorgulanmazsa, sezon sonundaki sonuçlara katlanmak kaçınılmazdır.
Kaç yıldır kaderin rotasını kendi elleriyle değiştirenler biraz da kendilerini değiştirsin. Yapılan transferlerle eskisinden güçlü olduğu varsayılan Fenerbahçe'nin "kendini imha planı" yine yürürlüğe girdiyse, bu takımın yoldan çıkma ihtimali de göz ardı edilmesin.

Düşüncede cesur olduğun zaman, futbolun korkulacak değil yaşanacak yanları var. Fenerbahçe'nin futbol oynaması için ruhen ve fiziken saha içinde 'yapılanması' her şeye yeter.
Bunun tercümesi; '90 dakikayı ciğerine çek, küreğini kendin çek. Sahte pozlar verme. O zaman kendini futbol olarak da keşfedeceksin ruh olarak da.' Ama elindeki güçle bile baş edemeyen bir teknik adam, çaresiz duruşunu değiştirmezse yapacak bir şey yok. Bu takım geçen sezon santrfor sorunuyla şampiyonluk verdi, şimdi Vedat Muriç gibi rakip savunmayı bir şekilde rahatsız eden adamın yanına maç içinde takviye yapmak gerekirken, onu sahadan almak yaratıcılıksa buyurun bütün altın harfler sizindir.

Beşiktaş iyi takım olma yolunda. Trossard harika bir kumaş. Vlahovic gerçek bir santrfor. Her şeyden önemlisi futbolu okuyan ve takımını Saracoğlu'nda "çaresiz misafir" konumuna sokmayan Italiano'nun cesareti ve duruşu. Bu ülkeye bildiklerini unutarak gelmemiş. Eldeki yetersiz adamları bile farklı şekilde kullanmayı deniyor.

Galatasaray'da attığı golden sonra sakatlanıp çıkan Osimhen'e baktım. 'Saha dışında bile ayakta duramayan bu adama karşılık, saha içinde ayakta duramayan adamlar ne olacak?' derseniz, onun cevabını da bazılarına iltimas geçen Okan Buruk'a bıraktım.
Leao, böyle çürük bir savunmayla yediğinden fazlasını atmak zorundaki bir takıma ilaç gibi gelir, yoksa ödenecek bedeller olacağı muhakkak.

Fatih Tekke ile yollarını ayıran Trabzonspor fırtınadan farklı bir sonuçla çıktı. Onuachu ertelediği dönüşünü gerçekleştirirken, Salah ve Aral için söylenecek sözüm; "yıldız olmak gecenin güneş alan kısmını işaret eder." Ama soru işaretlerini de inkar etmemek gerekiyor. Çünkü farklı galibiyetler gerçeklerin üzerini örter.

Hakemler bildiğiniz gibi. Nuri Şahin'in gördüğü kırmızı kart; hiçbir şekilde duruşunu bozmayan bir delikanlının, maçta kritik hatalar yapan bir hakemin yanına gitmesiyle göreceği kart değildi. Ama yıllarca ağalara bitirimlere kul köle olmaktan adaleti defterden silen hakemlerin gücü böyle efendi adamlara yetiyor!

O yüzden birçok hakem meslekteki saygıyı yeniden kazanmak için yapmaları gerekeni yapmıyor, ihtiyaç da duymuyorlar. Onlar meslekten el çektirdikten sonra nasılsa birçoğu ekranlarda yorumcu olur, düdükleri de boyunlarında kolye olur! Ve pozisyon yorumlarken adaletten falan bahsederler. Komik olurlar da kimin umurunda! Mesleğimiz bile onların artık!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor