- 20 Eylül 2009
Adalet ve güven
Rijkaard'ın eseri
Hatırlatmakta yarar var, rakipleri henüz plajdayken Avrupa kupası maçları oynamaya başlamış, iki haftalık aradan sonra yeniden futbol havası solumuş oyuncu topluluğundan bahsediyoruz. Üstelik bu topluluğun en önemli taşları haline gelenlerden pek çoğu da henüz ortalarda yoktu. Bir yandan sorunsuz bir Avrupa serüveni sürdürüldü, bir yandan adaptasyon dönemi halledildi, öte yandan uzun yıllardır rastlanılmayan muhteşem bir başlangıç izledik. Hem ligde hem de Avrupa'da üst üste harika sonuçlar alındı. Bu başarının en büyük pay sahibi kuşkusuz Rijkaard. Sanırım Türk basınındaki felaket telalığı yaparak şöhretini kazanmışları hiç okumuyor, iyi de ediyor ve bildiğinde ısrarcı oluyor. En kötü gününde bile hücum felsefesinden taviz vermiyor. Daha da önemlisi, takımda sağlamış olduğu adalet ve onun adaletine olan güven sahada tüm kareleri dopdolu dolduruyor. Adalet sadece mülkün temeli değil aynı zamanda futbolun da temeli. Aynı adaletin Kasımpaşa maçında da hassas terazide işleyeceğinden ve göz kamaştırıcı yolculuğun devamından hiç kuşkum yok.