Denizli riske girmedi
-Üstelik Beşiktaş maçın daha 2. dakikasında geriye düştü. Buna rağmen Denizli bir değişikliğe gitmeyi düşünmedi.
Maç yürümüyor. Beşiktaş'ın pozisyonu yok. İyi oynuyor, kötü oynuyor ama orada, kenarda 'Yusuf' diye bir adam var. Her şey bittiyse eğer, öyle görünüyorsa, kenarda ben oturuyorsam, Hıncal Uluç, onu sokacaksın. 'Ya tutarsa' diye. Hiçbir riske girmedi. Oynanan oyundan memnundu sanki Mustafa Denizli! Fenerbahçe 1-0 galip, senin takımın arka arkaya pozisyonlara girer de sen oynanan oyundan memnun olursun. Ortada Beşiktaş'ın pozisyonu yok. 'Ah şu olsaydı' diyeceğimiz bütün pozisyonlar Fenerbahçe'nin. Savunma anlayışı ile oynadığı ilk yarıda, Fener 5-0 yapardı. Hakeme falan da ihtiyacı yoktu. O zaman biz de bu lafları etmezdik zaten. İkinci yarıda Beşiktaş'ın baskılı oynar gibi görünmesi Daum'un hediyesi. Daum her zaman böyle yapıyor. Rijkaard da böyle yapıyor. Fenerbahçe geriye yaslanınca nerede oynayacak Beşiktaş topu? Üstüne gelmiyor Fenerbahçe. Mecburen onlar gitti. Top orada çünkü. Top Beşiktaş sahasında değil artık.
ADAMLARI YOK ETTİ
Kimseyi kandırmasın. Beşiktaş ikinci yarıda bastırmış değil. İkinci yarıda Fener çekilince, Beşiktaş mecburen hücuma çıktı. Yoksa Sturm Graz-Galatasaray maçındaki gibi Fenerliler kendi aralarında top çevireceklerdi orada. Mecburen gittiler ve Beşiktaş bastırıyormuş gibi oldu. Bastırıyor da ne yapıyor peki? Fenerbahçe bastırdığı zaman 5 net pozisyonu var. Beşiktaş bastırdığı zaman pozisyon nerede!.. Söylesin bana Mustafa Denizli!.. 'Ah Bobo şunu atsaydı, bunu atsaydı' desin. Böyle bir şey yok.
_En önemlisi Beşiktaş'ın üretken oyuncusu yoktu. Savunma ile forvet hattı bir türlü birbirine bağlanmadı.
Yok çünkü bunu yapacak adamlar kenarda oturuyor hâlâ. Ayıptır 81'de Serdar giriyor, 85'te Holosko giriyor. İkinci yarının başındaki İbrahim Kaş- Uğur İnceman değişikliğine ne gerek var, neyi değiştirecek, ne ümit ediyor? Dediğim gibi Yusuf'u koyarsan 'ya tutarsa' diye bir ümidin olur. Uğur İnceman tutsa ne olacak, tutmasa ne olacak? Sen Uğur İnceman'ı unutmuşsun senelerden beri, adamdan şimdi mucize mi bekliyorsun, ligin 30. haftasında! İbrahim Kaş'ı unutmuşsun, İsmail Köybaşı'nı unutmuşsun! Beşiktaş'ın golcüleri sapır sapır dökülürken Batuhan gibi bir adamı dışlamışsın. 'Sevmiyorsun adamı' diye... 40 sene gelsin, 40 sene tartışırım ben Mustafa Denizli ile. Batuhan'ın bütün günahı Mustafa Denizli onu sevmiyor. Sakın ha bana demesin; 'Hayatı kötü, kendine bakmıyor.' Fenerbahçe'den transfer edilen Arif'i nasıl oynattığını ben gayet iyi biliyorum. Arif'in özel yaşamının yanında, Batuhan'ın ki zemzemle yıkanmış. Mustafa Denizli isteyecek de ikna edemeyecek öyle mi? Batuhan'ı kazanamayacak öyle mi? Mustafa Denizli isteseydi bugün Batuhan milli takımın santrforuydu. Ama Denizli tamamen kişisel sempati ve antipatileri ile birtakım adamları siliyor. Bu İsmail, bu İbrahim Kaş, bu Batuhan sene başından beri Beşiktaş'ın direkt oynayacak adamlarıydı. Bugün de milli takımda oynuyorlardı. Adamları yok et, yok et, ondan sonra adam kalmayınca takıma al, 'kurtarıcı' diye sahaya sür. Uğur İnceman da öyle. Uğur İnceman, Fener maçını nasıl çevirecek. Ama Yusuf çevirebilir oynarsa. Bir dene!..
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

