Gürcan Bilgiç

Gürcan Bilgiç

12 Aralık 2013

Dönüşüme az kaldı

Ersun Yanal tempoyu sonuna kadar zorlayan, sahada mücadelesini esirgemeyen bir anlayışın peşine düştü ve bunu oyuncularına kabul ettirmek için her şeyi zorladı.

***

Sözleşmesini bir yıllık yaparken de, bu keskin fikrini oyuncularına kabul ettirmeye çalışırken de duraklamadı.
Çok keskin ve tavizsizdi.
Bu yüzden Moussa Sow tribüne gitti, Salih Uçan esame listesini göremedi, Baroni sırasını bekledi.
Şampiyon olmak zorunda olan bir teknik adam, oyuncu kazanmak veya gelişimi beklemek lüksüne sahip değil. Ya yapacaklardı ya da oturacak. Fenerbahçe takım olarak bunu anladı ve bugüne geldiğimizde Moussa Sow'u bek kovalarken de görüyorsunuz, en uçtaki adamın orta sahadaki prese bir an bile düşünmeden koştuğunu.

***

Bu, dönüşümün önce akılda devşirilmesi. Ersun yanal'a yakın isimler tecrübeli teknik adamın son aşama için devre arasını beklediğini söylüyorlar.
Yani; ikinci yarı maçlarına başlamadan önce eksik olan son halkayı da tamamlayacak.

***

Bugün futbolu oyun yapmak yerine, dövüşerek, iterek, koşarak oynamayı tercih eden bir takımı var Yanal'ın… Son hazırlık dönemi bittiğinde bu kez nasıl akıl koyabileceklerini, daha yaratıcı ve kaliteli olabileceklerini anlatacak oyuncularına ve umarız, yaptıracak da…

Samandıra bakım evi !
Oynamayan oyuncu, mutsuzdur. Ne kadar anlatmaya çalışırsanız, çalışın, onu tekrar oyununu içine almak için, önce sahaya çıkarmak zorundasınız. Fenerbahçe orta sahasındaki rotasyon, bu gerekliliğin de bir parçası. Kaliteli oyuncuları, Yanal'ın deyişi ile "sıcak" tutmak demek. Bir de gençler var. Salih, Mert ve hatta Sow gibi. Önce çekişme gibi başlayan pürüzlü günlerin ardından, bu oyuncular Samandıra'nın yumuşak bölümüne alındılar. Kendileri ile konuşuldu, ikna edildiler ve sanki hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam etmeye ikna oldular. Şimdi Salih orada yatıp kalkıyor… Moussa Sowailesi ile gelip, yerleşmek için İstanbul'da kendine ev bakıyor. Takımın büyükleri arkadaşlarına yemek vermek için birbirlerinden sıra kapma uğraşındalar. Kazanmak önemli. Daha önemlisi zirveye çıkmak. Hepsinden önemlisi orada kalmayı başarmak. Samandıra'da bu formüller üretilmiş.

Bu nasıl zenginlik
Ersun Yanal orta sahadaki rotasyonu "sıcak tutmak" diye açıklıyor. Ancak veda edilen Fethiye kupa maçı da bir anlamda sarı-lacivertli kulübenin yetersizliğini (ya da hazır olmadığını) ortaya koydu. Yetersizse transferde bir sıkıntı var, hazır değilseler teknik ekipte bir hata bulunuyor. Fenerbahçe'nin maçlarına bakın, ilk 11 dışında maçın gidişini değiştirecek oyuncusu sayısı bir veya iki. Bunu da Emre dahil tüm oyuncuların sakat ve cezalı olmamasıyla sağlıyor. Son dönemde takım sahaya çıkıyor, kulübede ya Emenike ya Webo var skoru değiştirebilecek isim. Bu değerlendirme ışığında F.Bahçe'nin yedek kulübesinin zengin olduğundan bahsedebilir misiniz?

'Elemanlar'ı kutlarım
Galatasaray'ın Juventus'u geçerek, Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam etmesi, müthiş bir şey. Her şeyin ötesinde şartları lehlerine çevirmeyi başardılar ve sonuca giden en kısa yolu kullandılar.
Aslında Kopenhag yenilgisi ile finali kaybetmişlerdi. Ama raconun kesileceği son maçta herkesin doğruları yaptığını gördük. Büyük takım refleksidir bu. Mancini sistem değiştirdi, üçlü savunmaya döndü.
Drogba-Sinejder ikilisi bu takıma neden transfer edildiklerini hatırladı. Taraftar, buzasoğuğa ve İstanbul'a aykırı maç saatlerine rağmen inancını korudu tribünlerde.
Rakibe sadece bir şut şansı vererek, kazandılar. Bütün "elemanları" kutlamak lazım.

KUPA AYIBI
Önce Aziz Yıldırım "para kazanmak" ile eşitledi kupanın değerini.
Spor kulübü başkanı mı, ortaklarını ikna etmeye çalışan şirket yöneticisi mi, anlayamadık.
Sonrasında Fethiyespor'a elenen takımın başındaki isim Ersun Yanal, "Kupa sadece teselli. Zarardan öte bir şey değil" ahkamını kesti. Elenince başarısızlığı, kazananlar için değersiz hale getirmek istedi sanki. "Bize karşı 122 kilometre koştular" dediği rakibin emeğini küçümsemek adeta… Son iki kupa şampiyonu takımın teknik adamının görevi, çıktığı her maçı kazanmak için hazırlanmak değilmiş gibi davrandı Ersun Yanal. Ne Fenerbahçe'nin geleneklerine uydular ne de bir spor adamı gibi kendilerini ifade ettiler. Kendi adıma çok utandım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Etiketler :
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor