Hitchcock filmi!
Hayat bize her zaman kötü mü davranır? Yoksa sabah kalktığımızdaki ruh halimiz mi belirler günü nasıl geçeceğini?
Ben günümü sıradan geçiriyorum.
Monoton değil ama sıradan.
Hareketli, haber içinde akışlar filan tamam. Benim yerimde olmak isteyen çok insan olduğunu da biliyorum. Ama ben de şunu biliyorum ki şu dönemlerde, Beşiktaş yönetim kurulu üyesi olmak istemezdim.
Kimse kusura bakmasın ama hayatlarında çok basamaklı çekler, kazançlar ve ödemelerle uğraşan bu insanlara biraz destek verilmeli.
Ortaya çıkan tablo tek kelime ile korkunç. Hitchcock filmleri gibi! Kimse, "Ama bu resmi görüp girdiler bu işe" demesin.
O zaman Titanic filmi gişe rekorları kırmazdı.
Böyle bir Ferrari yok
Beşiktaş yönetiminde görev yapan (görev yapan diyorum çünkü onların gerçekten harcadığı mesai ve çözüm bunalımının tek adı bu olur) herkesi tebrik ediyorum.
Hayatlarında birçoğumuzun ulaşamadığı standartlarda yaşayan bu insanlardan hiçbiri bu kadar pahalı bir Ferrari kullanmamıştır.
Bu rakamlarda bir araç üretildiğini de düşünmüyorum.
Olsa olsa Felix'in balonu olur! "Şimdi sırada ne var acaba?" ile güne uyanan insanların kabuslarına odaklanmak tamam ama çözüm bulma zamanı şimdi.
Öncelikle şu Brezilya dizisine dönen Demirören yönetiminin hesaplarının incelendiği söylenen rapor, tüm çıplaklığı ile kamuoyuna yansıtılmalı.
Yansıtılmalı ki Türk futbolu adına yapılan yanlışların tekrarına kimse düşmesin.
Yani bir sosyal sorumluluk projesi olarak yapılmalı. Sonuçta bu rapor açıklandığında da kimse geriye dönük yapılan yanlış ödemelerin karşılığını, o dönem ki yöneticilerden alamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

