Son dakika spor haberi: Spor yazarları 1-1 sona eren - maçını değerlendirdi

Son dakika spor haberleri... 'in 36. haftasında sahasında konuk ettiği 'la 1-1 berabere kaldı. Bordo-mavili ekibin golünü kaydederken, sarı-kırmızılılar ile son saniyede 1 puanı kurtardı. Spor yazarları da bu karşılaşmayı dikkat çeken yorumlarla analiz etti. İşte o yazılar... ( haberi)

Galatasaray Haberleri Giriş Tarihi: 22 Nisan 2021 Perşembe 07:58 Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2021 Perşembe 08:36

SERKAN KORKMAZ - İLGİNÇ VE TUHAF

Maçın ilk yarısında en çok koşanlar sağlık ekipleriydi. Oyun, sakatlıklar nedeniyle pek çok kez durdu. Sert bir maç değildi bence ama oyuncuların birikmiş yorgunluğu somurtan ve keyifsiz yüzlerinden de okunabiliyordu. Pozisyon üstünlüğü kadar oyun mantığı olarak da ağır basan taraf 'du. Fatih Terim bir önceki kazanan takımda tek değişikliğe gitmişti.

Açık konuşayım; Babel'in Halil yerinde sahaya sürülmesi bence de mantıklıydı. Fakat o da ne; Babel solda, Kerem rakip kale önünde diziliyordu. Terim'in kendine bu has yaklaşımını anlamaya çalışırken yoruldum ama yazmadan geçemeyeceğim; anladığım kadarıyla deneyimli hoca solda Babel'i uygun görmüş ama Kerem'i kesmeye de kıyamamış. İşin ilginci; Fatih hoca esas hatayı Feghouli'yi 11'e koymakla yaptığını maç oynanırken fark etti.

İkinci yarı başında Cezayirli yerini Halil'e bırakınca sahada daha anlamlı bir oldu. Gedson sakatlanıp yerine girince ibre Galatasaray'a döndü. Gerçekten tuhaf bir oyun futbol. Avcı ile hayli derlenip toparlanan Trabzon şu sıra dışı özelliklere sahip oyunculardan kurulu dörtlü hücum hattıyla zor gol atan bir takım hüviyetinde. Daha da tuhafı Karadeniz ekibini öne geçiren mükemmel golünü nefis bir vuruşla Muslera'yı avlayan stoperi Edgar'ın atmış olması. Luyindama'nın güzel asistini (!) de es geçmeyelim.

Beşiktaş'ın son haline, sezon boyunca Fenerbahçe'ye ve 'a bakıyorum da, şu Trabzon'un sadece yakın zamandaki puan kayıplarını da düşününce puan cetveli de bir acayip geliyor bana doğrusu. Bence lider Beşiktaş gibi onların da çok daha fazla puan toplamış olmaları gerekiyordu şu haftaya kadar ama beceremediler. Beşiktaş'la Trabzon da bu gizemi yorumlamak istiyorlarsa yedikleri garip gollere baksınlar.

Diğer iki büyükse oynadıkları futbola göre yine de fena puan toplamadılar sanki. şansını her maç azaltıyor. Bakalım F.Bahçe oyununu toparlayabilecek mi?

REHA KAPSAL - HAK ETMEK!

Beşiktaş'ın önceki gün Sivas'ta kaybettiği 2 puandan sonra için 3 puan olmazsa olmazdı. cephesi için ise galip gelerek üçüncülük şansını kovalaması açısından çok önemli bir sınavdı. Maçın ilk devresinde saha içinde temposuz, isteksiz ve de gidişata isyan etmeyen sarı-kırmızılı oyuncu topluluğu vardı. Trabzonspor, özellikle ilk yarıda 2-3 net pozisyondan yararlanamadı. Galatasaray'a göre daha derli toplu, yerleşim hatası yapmadan, çok doğru saha içi konumlamalarıyla mücadele ettiler. Oyuncu dizilişiyle tüm pas bağlantılarını keserek saha içinde kompakt bir şekilde durmayı iyi bildi.

İkinci yarıda sarı-kırmızılılar, ilk yarıdaki gibi kötü saha içi görüntüsüyle devam etti. Plansız, ne yaptığını bilmeyen, bireysel oyuncu performansıyla oynamaya çalışan, onların da kötü olduğu bir günde hiçbir hücum organizasyonda başarılı olamayan bir vardı saha içinde. Üretemeyen, organize olamayan, hareketsiz, vurdumduymaz görüntü yine devam etti. Gerçi Galatasaray'ın sezon içindeki oyun dengesizliği, istikrarsızlığı, plansızlığı, kurgusuzluğu net bir şekilde bizlere durumu anlatıyordu. Sezon içinde zaman zaman seri yakalayıp, zaman zaman çok kötü oyunlar oynayıp bu performans dalgalanmasını yaşamışlardı. Bunun örneğini karşısında verdiler.

ikinci yarıda derli toplu oyununa Nwakaeme ve Ekuban gerekli performansı veremeyip, çok bireysel oynamaya başladılar. İkisinin saha içinde gösterdiği kötü mücadele, bireysel olarak kötü oynamaları kendilerine değil, takıma da zarar veriyor. Bu problem çözülmeli. Zaman zaman da bordo-mavililer takım halinde ceza sahasında çoğalamadılar. Onun da sıkıntısını yaşadılar. Gerekli toplar geldiği zaman sayısal olarak çok oyuncuyla girememesi de golün geç gelmesindeki en büyük sebeplerden.

Tabii ki bundan özellikle Abdullah Avcı geldikten sonraki oyunu iki parça oynamasından kaynaklandığını da söyleyebiliriz. Öndeki 4 kişi ile hücum yapıp gol arayan, Uğurcan ve önündeki 6 kişiyle de savunma yapan görüntüsünün en büyük bu oyunun iki bölüm halinde oynanmasının sebebidir. Abdullah Avcı'nın eldeki oyuncu kalitesi ve kadro derinliğinin olmamasından dolayı böyle bir oyunu tercih etmesi de gayet doğal.

, galibiyeti hak ettiği bir maçta son dakikada frikikten yediği golle 3 puanı kaçırdı. Kazansa hem prestij, hem de üst sıralara doğru nereye kadar gidebiliriz düşüncesi oluşacaktı. Kalan maçlarda oyuncuların motivasyonu açısından önemli bir galibiyet olacaktı ama sonunu getiremediler.

'ın sezon başından beri yaptığı en büyük hata, doğaçlama günlük oyuncu performansıyla sonuca gitmek istemesi. Oyunu merkezde tutan oyunu sezon boyu gerçekleştirememeleri, kurgulanmış oyun yerine günlük performanslarla takım olamamanın ve bu problemi de Fatih Terim'in bütün sezon boyunca çözememesinin neticesi final maçı gibi görülen maçında kötü oynayıp, 2 puan kaybettiler. Bir takım puan kaybedebilir ama bunu bile 'hak etmesi' çok önemlidir. Yaptığı mücadele ve ortaya koyduğu istekle sanırım sarı-kırmızılı taraftarları üzen puan kaybıdan çok 'hak edecek' performansın saha içinde oyuncular tarafından gösterilememesiydi.

NECMİ PEREKLİ - HAS HAS GİDERKEN!

Beşiktaş'ın önceki akşam Sivasspor ile berabere kalması 'ı zirveye yeniden ortak olmanın hesaplarını yapmaya sevk etti. Diğer taraftan deplasmanda liderle arasındaki puan farkını kapatmaya çalışan bir da vardı. Oyunun ilk yarısında ne yazık ki, maçın önemi ile uyumlu diğer taraftan Türk futbolu iki güzide takımının yaptığı maçla uygun bir futbol ortaya koyamadılar. Bu yarıda sadece Nwakaeme'nin tesadüf kafa vuruşuyla direkten dönen pozisyonu var. Onun haricinde futbola benzer bir şekil yoktu. Her şeye rağmen deplasmanda oynamasına rağmen Trabzonspor, Galatasaray'a göre bir miktar daha baskın ve düzgün oynadı.

Şöyle ki, zaman zaman sarı-kırmızılıları, uzun müddet kendi alanına hapsetmesini becerdi. Bunun dışında 'ın bana göre sahada sadece bir ismi vardı. Eğer Trabzonspor bu maçı alabilseydi bu tabloda 3. olma ihtimali de vardı. Fakat son saniyede de olsa yediği gol bordo-mavili takımı en azından şimdilik bu şanstan etti.

her maçta böyle birer puan toplayarak elbette bir yere varması düşünülemez. Çünkü bir bir basamak çıkmakla bu yol bitmez. Geçen hafta da Abdullah hocayı nacizane ikaz etmiştik, son anlarda bu denli fazla adam değişmenin futbol literatüründe fayda olduğu nerede görülmüştür. Bu maçta da baktık ki aynı hatayı yaptı. Nitekim son saniyede yenilen gol, bana göre Trabzonspor'a çok şeylere mal olmuştur.

Abdullah hoca araban has has giderken gereksiz vitesle oynamak var mı ki, soğuk oyuncuları bu denli hareketli bir anda oyuna sokup seyirci haline geldin. Sen daha iyi bilirsin Abdullah hocam ama bir oyuncu bu denli ambiyanslı bir oyunda sahaya minimum kaç dakikada adapte olur? Netice olarak, "Has-has" giden 'un burada yine bir puanla dönmesi yazık oldu.

SON DAKİKA