Aliou Cisse'nin yürek burkan hikayesi! Ailesini bir kazada kaybetti ama...

2022 FIFA Dünya Kupası'nda Senegal Milli Takımı ile önemli başarılara imza atan, son 16 turuna kalan ve İngiltere'ye rakip olan Aliou Cisse'nin geçmişte yaşadıkları, büyük trajedilerle dolu. Tarihin en büyük kazalarından birinde ailesini kaybeden Senegal Milli Takım Teknik Direktörü Aliou Cisse'nin hayatını haberimizden okuyabilirsiniz...

Senegal Milli Takımı'nın teknik direktörü Aliou Cisse, bundan tam 20 yıl önce henüz genç bir futbolcuyken birçoğumuzun kabuslarında bile göremeyeceği kadar büyük bir trajedi yaşadı. Yaşananların ardından o dönemki takım arkadaşlarının "gerçeküstü" diye nitelendirdiği bir karakter örneği sergileyen Cisse, bugün de ülkesinin başarısının ardındaki en önemli faktör olarak görülüyor.

Sosyal medyanın henüz hayatımızda olmadığı yıllardı. Kara haberler bugünkü kadar tez duyulmuyordu o zamanlar. Oyuncular arasında kulaktan kulağa yayılan bilgi parçacıkları kötü bir şey yaşandığına işaret ediyordu ancak olayın boyutlarının anlaşılması için biraz daha vakit geçmesi gerekecekti.

Aliou Cisse, İngiltere Premier Ligi'nde top koşturan Birmingham City'e transfer olalı çok olmamıştı. Cisse, aşağı yukarı bir hafta boyunca, takımın geri kalanıyla birlikte antrenmanlara katıldı. O sırada içinde fırtınalar kopmakta olduğunu ise kimse bilmiyordu. Yüzünden gülümsemesini hiç eksik etmiyordu. Daha sonra bu tavrını, "Ekibin geri kalanını ruh halimden korumak istedim" diye açıklayacaktı.

Hafta sonu geldi, Cisse takım arkadaşlarıyla birlikte bir otobüse binip West Ham'a doğru yola çıktı. Maç, Birmingham City'nin 2-1'lik üstünlüğüyle sonuçlandı. Cisse, 90 dakika boyunca sahada ayak basmadık yer bırakmadı.

Cisse'nin Birmingham'daki takım arkadaşlarından Michael Johnson, The Athletic'e yaptığı açıklamada, "O gün yaptığı şeyler, bu adam hakkında çok şey anlatıyor" dedi ve ekledi: "Ben dahil çoğu insan eve dönüp biraz ara vermek isterdi. Ama Aliou oynamak istedi. Bu, kişinin gücünü ve karakterini gösteren bir şey."

Önceki hafta yaşananlara dönersek...

Cisse, Birmingham'ın dış mahallelerinden birinde bulunan apartman dairesinde televizyon izliyordu. Bir anda MV Le Joola isimli feribotun, Gambiya açıklarında battığına dair bir son dakika haberi yansıdı ekranlara.

Ertesi gün Cisse'nin telefonu çaldı. Karşıdaki ses, ailesinden 12 kişinin söz konusu feribotta olduğunu söylüyordu. Cisse'nin bir kız kardeşi, teyzeleri enişteleri, yeğenleri ve kuzenleri batan feribotla birlikte Atlas Okyanusu'nun derin sularında kaybolmuştu.

Cisse telefonu kapattı ve paniğe kapıldı. "En zor kısım beklemekti" diye anlatacaktı o anları daha sonra ve şöyle devam edecekti:

"Doğru bilgilere sahip birilerine ulaşabilmek çok zordu. Bir noktada insanlar 'Gerçek değil bu' demeye başladı. Kimileri feribotun karaya çoktan yanaştığını söylüyordu. Öyle anlarda nefesinizi tutup beklemeye başlıyorsunuz. Ta ki 30 dakika sonra başka biri 'Yok, yok, asıl bu gerçek değil. Feribot henüz gelmedi' diyene kadar..."

TARİHİN EN BÜYÜK CAN KAYIPLARINDAN BİRİ YAŞANDI
Senegal hükümetinin işlettiği Le Joola, 580 yolcu kapasiteli bir feribottu. Ancak ülkenin güneyinde bulunan Ziguinchor'dan başkent Dakar'a olan bu seferde, yolcu kapasitesi fazlasıyla aşılmıştı. Üstelik hava fırtınalı, dalgaların boyu yüksekti. Her şey birkaç dakika içinde oldu; alabora olan feribot batmaya başladı.

Güverteler, biletleri bile olmayan çocuklar, ahşap döşemelere uzanmış kadınlar, hayatlarındaki tüm varlıklarını sırtlarındaki çantalara sığdırmış adamlarla doluydu. Yolculardan sadece 64'ü kurtulabildi. Birçoğu çocuk 1863 kişinin hayatını kaybettiği kaza, insanlık tarihinin en büyük sivil denizcilik felaketlerinden biri olarak kayda geçti. (1912'de Titanic battığında can kaybı 1500'ün biraz üzerindeydi.) Ölenler arasında Senegallilerin yanı sıra Kamerun, Gine, Gana, Nijerya, Fransa, İspanya, Norveç, Belçika, Lübnan, İsviçre ve Hollanda gibi birçok ülkenin vatandaşları da vardı.

Cisse, o sırada 26 yaşındaydı ve bu akıl almaz trajediyi yaşamasına rağmen sahaya çıkma gücünü bir şekilde içinde bulabildi. Daha sonra yapacağı açıklamada: "Her şeyi kendime sakladım" diyecek ve ekleyecekti: "Çok karmaşık ve zor bir gündü ama ailemin onlar için güçlü olmama ihtiyaçları vardı. Benim varlığıma ihtiyaçları vardı. Zayıf olamazdım."

Aynı Cisse, 20 yıl sonra teknik direktör olarak ülkesinin milli takımını Dünya Kupası'nda ilk 16'ya taşıdı.

Johnson, "Bu felakette ailesinin bu kadar çok üyesini kaybetmişken birkaç gün sonra takımla birlikte sahaya çıkabilmiş olması çok gerçeküstü görünüyor" dedi ve ekledi:

"Bugünden geriye baktığımda 'Eğer sen bir insan ve bir oyuncu olarak böyle biriysen, o zaman teknik direktör olarak takımını nasıl bir liderlik anlayışıyla yönetiyorsun kim bilir...' diye düşünüyorum. Dolayısıyla Senegal'i buralara getirmiş olması beni şaşırtmıyor. Aliou gücü, cesareti, değerleri gerçek bir adam. Uluslararası arenada yaptıkları sürpriz değil çünkü bir oyuncu olarak sahaya kattıklarını ve kendisi için çok karanlık günlerde bile nasıl öne çıktığını hatırlıyorum."

SENEGAL'İN ÖNEMLİ BAŞARILARINDA HEP O VAR
Senegal'in Doha'daki kampında biraz vakit geçirmek, Cisse'nin hiçbir zaman 26 Eylül 2002'de yaşanmış bu trajik olayla hatırlanmak istemediğini anlatıyor.

Senegal Milli Takımı 2002 yılında Joola trajedisinden birkaç ay önce tarihinde ilk kez Dünya Kupası'nda çeyrek finale yükseldiğinde, Cisse takım kaptanıydı.

Aynı yıl oynanan Afrika Uluslar Kupası finalinde Kamerun'la oynanan karşılaşmada kritik bir penaltı kaçıran Cisse, Senegal 1957'den beri düzenlenen turnuvada ilk kez geçen sene şampiyonluğa ulaştığında ise teknik direktörlük koltuğunda oturuyordu.

Senegal'i 22 Haziran 2002'de oynanan çeyrek final müsabakasında 1-0 skorla eleyen ise hatırlanabileceği üzere, Milli Takımımız olmuştu. İlhan Mansız'ın 94'üncü dakikada kaydettiği gol, Dünya Kupası tarihinin son altın golü olarak tarihe geçmişti.

SAYGI UYANDIRAN BİR TEKNİK DİREKTÖR
Cisse "Teranga Aslanları" olarak da bilinen takımın ruhunu her şeyiyle yansıtıyor. Ne var ki takımdaki futbolcuların birçoğu, teknik direktörlerinin yaşadığı trajediyi ve sonrasında yaşanan soruşturmaları hatırlayamayacak kadar genç.

Joola'yı bilen oyuncular ise o büyüklükteki bir felaketin, bugünkü Cisse'yi nasıl şekillendirdiğini anlayabiliyor. Öğrencileri Cisse'nin saygı uyandıran ve ekipte birlik duygusunu güçlendiren bir teknik direktör olduğunu söylüyor.

Cisse takımda "Patron" olarak görülüyor. Nitekim Johnson da 20 yıl önceden hatırladığı Cisse için "Roy Keane'e çok benzeyen bir kişilikti, çok açık sözlüydü, çok netti. O bir liderdi ve bu pozisyonunun arkasını her zaman doldurdu" diye konuştu.

Birmingham City'nin Ocak 2003'te renklerine bağladığı eski milli futbolcu Matthew Upson da "Cisse'nin başkalarından farklı bir yanı vardı. Bunu davranışlarında ve yaşadıklarıyla başa çıkma biçiminde görebiliriniz. Şu an taç çizgisinin kenarında ona bakıyorum ve bir yoğunluk görüyorum. Gözlerinden okunuyor" dedi.

Upson, "Antrenmanlarda hep çok ciddiydi. Her zaman her şeyini ortaya koyardı çünkü o tipte bir oyuncuydu. Top çalma konusunda mükemmel bir orta saha oyuncusuydu. Agresifti, karakterliydi" ifadelerini kullandı.

DİĞER HABERLER

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.