Başakşehir değil, Okan!.. Başakşehir hiç abartmıyorum, Manchester ve Paris St. Germain'in hallerine de bakınca, birinci çıkabileceği bir gurupta, tıpkı Milli Takım gibi, sonuncu oldu. Tıpkı küme düşen Milli Takım gibi, birinci olup Şampiyonlar Ligi'ne devam edeceğine, sonuncu olup Avrupa Ligi'ne bile kalamadı ve annesinin ligine döndü.
...Ve bu hezimetin sorumlusu, tıpkı Milli Takım'da Şenol Hoca'da olduğu gibi, Başak'ta da Okan Hoca oldu.. Şenol nasıl kararsız, şaşkınsa, Okan Hoca da ayni kusurlar içindeydi. O geniş kadrodan hâlâ istikrarlı bir iskelet çıkaramadı. Oynadığı maçları okuyamadığı ve sonra analiz edemediği için ne bir 11 kurabildi, ne de etkili olacak taktiği belirleyebildi.
Tıpkı Şenol Hoca gibi maçlara korkak başladı ve iş işten geçtikten, kaybedecek şeyi kalmadıktan sonra hücumu düşünebildi. İlk yarı sahaya çıkan 11'e ve oynadığı futbola bakın?. Baştan sona savunmaya yönelik bir 11.. Topu rakibe bırakan, kendi yarı sahasına çekilen, garantili, yani yana ve geriye paslarla oynayan ve sadece tek taraflı yengeç futbolu ile hücum eden bir oyun.. Yani Fatih Hocamın futbolumuza armağan ettiği çirkin futbol..
