Yine Guti, yine polis!
Schuster orta sahayı kalabalık tutmak adına, Guti, Necip, Ernst ve Aurelio'yu birlikte kullandı. Beşiktaş ortada kalabalık, Eskişehir savunmada kalabalık, çık çıkabilirsen işin içinden. Savunmada rahat top çeviren Kartal, orta alanı da neredeyse yürüyerek geçti ama rakip kale önüne gelince kalabalıklara karıştı.
Altılı savunmasını yerinden kıpırdatmayan Es-Es, Burhan ve Sezer'le Beşiktaş defansının arkasına sarkmaya çalıştı. Maçın hemen başında bu şekilde iki net pozisyon buldular, birinde Batuhan, diğerinde Burhan çuvalladı. Ali Kuçik bir sağa, bir solsa deplase olurken Holosko ayağına gelen topu tutmaktan aciz olunca Kartal ön bölgede barınamıyordu. Görüntü, Beşiktaş'ın duran toplarla sonuç alabileceği şeklindeydi.
O fırsatta geldi. Guti harika bir nokta atışıyla arka direkteki Necip'in kafasına nişanladı, Necip de Ivesa'ya teslim etti topu.
Şapkadan tavşan çıkardı
Guti herhalde hafta içinde yaşadıklarının etkisiyle dün çok gergindi. İlk sarı kartı yerden göğe kadar hak etti ama ikincisi abartılıydı. Guti'nin hareketi seyirciyi tahrik anlamına gelecek kadar uzun soluklu değildi. Bir gün aynı şartlarda Gezer'in böyle bir pozisyonda Emre Belözoğlu'nu da attığını görebilirsem belki kendisinden özür dilerim ama kusura bakmasın dün tam bir eyyamcıydı.
Sonuç olarak Guti dört gün içinde, biri alkollü, biri sarı kartlı olmak üzere iki kez polise (Malum Bünyamin Gezer de polis) yakalandı, olan da Beşiktaş'a oldu.
Eksik kalan Beşiktaş ne yapacak diye düşünürken Schusterşapkadan tavşan çıkarıp Erhan'ı oyuna aldı. Erhan girdiği andan itibaren Beşiktaş savunmasının dengesi bozulunca Eskişehir pozisyonlar buldu. Kâh Cenk kurtardı, kâh Eskişehir forvetleri atamadı derken Veysel bir vurdu, pir vurdu.
Beşiktaş bu haliyle bu golün altından kalkamazdı, kalkamadı da.
Eskişehir ikinci yarıda (Özellikle Tello girdikten sonra) eksik Beşiktaş'a karşı net üstünlük sağladı ve haklı bir galibiyet aldı. Kutluyorum.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
