Futbol bitiyor
Çok şükür, futbol seyircisinin tribünlerden kaçtığını konuşmaya başladık. Bu yeni bir şey değil, bana göre son 5 yılda çok önemli bir kitle kaybedildi. Fanatikler dışında tribüne giden yok denecek kadar az. Ekonomik ve sosyal onlarca sebep sıralayabiliriz ama önemli sebeplerden biri de futbol dünyasına güvenin azalması. En başta da hakemlere... Dünyanın hiçbir liginde, tüm hakemlerin, aynı pozisyonlarda aynı düdüğü çalması gibi bir standart tutturulmuş değil. İdeali bu olsa bile o noktaya gelmek zor. Buna karşılık dünyanın birçok liginde, hakemlerin kendi içinde standartları var. Yani bir hakem, farklı maçlarda, aynı pozisyonları, aynı şekilde değerlendiriyor. Kendi standardını doğru ya da yanlış olarak uyguluyor. İşte bu çok önemli. Böyle bir hakem hata yapsa dahi kimse kötü niyetle değerlendirmiyor. Bizde bu tür hakem çok az. Özellikle son 5 sezonda ölçü kaçırıldı. İnanılmaz hatalar yapıldı. Bırakın ayrı maçları, bir hakem aynı maçta, aynı pozisyonlarda farklı kararlar verdi. Örneğin Bünyamin Gezer'i ele alalım. Denizli-G.Saray maçında Ümit Karan rüzgârdan düştü penaltı çaldı, Beşiktaş-Sivas maçında sırtından ciddi bir itilme ile düşen Bobo'nun pozisyonuna devam dedi. İki farklı maç, aynı hakem, iki farklı yorum. Gezer, genel olarak güven duyulan bir hakem olsa da artık onun hataları da genel kaos içinde değerlendiriliyor. Peki bir çıkış yolu bulunur mu? Elbette bulunur, öncelikle isyanların işe yaramadığını göstermek gerekir. Mehmet Demirkol, TRT'de önemli bir noktaya dikkat çekti. Hatırlayın, Anelka ve Nobre elle goller attığında G.Saray sezon boyu federasyonu ve hakemleri topa tutmuş, sonunda da şampiyon olmuştu. Yine hatırlayın, geçen sezon hakemlere ağır hakeretler eden, sezon boyu penaltı isyanı yapan F.Bahçe de şampiyon olmuştu. İşte bütün mesele bu. Kim bağırıyorsa, hakemler ondan etkileniyor ve o takım şampiyon oluyor imajını değiştirmek şart. MHK ve federasyon bu konuya yoğunlaşıp, çözüm bulmalı, başka bir şeye değil.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

