Bilen ve bilmeyen
İlk dakikalarda saman alevi gibi parladık, ardından sahayı terk ettik, buhar olup uçtuk adeta. Topu alan Yunanlı, Volkan'ın karşısına dikildi. Hamit'in kanadından beş, İbrahim Üzülmez ve Servet'in arasından iki net pozisyon verdik. Kroki duruma düştüğümüz anlarda Aurelio'nun alkışlanacak mücadelesi ve Volkan'ın kurtarışlarıydı bizi ayakta tutan. Buna karşılık Yunanistan akıllı oynadı. Savunma disiplinini hiç bozmadılar. Özellikle Kyrgiakos, forvetlerimize göz açtırmadı. Karagouns'in organizatörlüğünde gerçekleşen, Gekas, Amanatidis ve Charisteas imzalı kontrataklar başımızı döndürdü. Şu maçta, tek golle kurtulduğumuz için çok şanslıyız. Fatih hocanın A planı yine yanlıştı. Beraberliğe dünden razı Yunanistan'ın savunmada çok adam bulunduracağı belli. Tuncay ve Gökhan Ünal'ın da kapalı savunmalara karşı etkisiz eleman oldukları da aşikâr. Kesinlikle kendisi de arkasında duramaz bu tercihinin.
Biz ders veririz!
İkinci yarıda önce 1.65'lik Gökdeniz'den ardından 1.90'lık Hakan'dan gol beklemesi garipti. Üstelik birbirinden çok farklı özelliklere sahip iki oyuncuyu aynı bölgede kullandığında, taktik anlayışta hiçbir değişiklik olmadı. Örneğin; Gökdeniz ileri uça geçtiğinde yerden oynamaya çalışmadık. Oyuncular değişse de, taktik aynıydı; saldım çayıra, Mevlam kayıra. Aslında söylenecek fazla şey yok. Bu yenilgiyi yerden göğe kadar hak ettik. Rehhagel'in Yunanistan'ı ne yaptığını biliyor, Terim'in Türkiye'si ise bilmiyordu. Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Sonuçta; maç boyunca ıslıkladığımız Yunanistan'ı, maç sonunda alkışlamak durumunda kaldık. Dersimizi aldık diyeceğim ama bilirsiniz biz ders almaz, veririz!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

