Semih'e sorabilirlerdi
_Fenerbahçe yönetiminin, Semih'e sormadan opsiyon hakkını kullanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortada yasalar var, bir de insanlık var. Ben gelip Fotomaç ile bir anlaşma yapıyorum. Diyorum ki 'Ben bir sene boyunca Fotomaç'a karşılıksız olarak, her hafta pazartesi günü röportaj vereceğim ve de daha sonra bu gazeteleri belge olarak gösterip herhangi bir hak iddia etmeyeceğim.' Bu anlaşmayı yapıyoruz, yapmazsak yarın başımıza iş açılabilir. Ben giderim mahkemeye, 'Ben Fotomaç'a bir sene röportaj verdim, 5 kuruş da para almadım. Halbuki bana 'ödeme yapacağız' diye söz vermişlerdi' diyebilirim. Uzar gider dava, büyük olasılıkla da kazanırım. Bir anlaşma yaptık ve sen de dedin ki 'Hıncal ağabey bu işler iyi giderse, bir sene daha uzatalım sözleşmeyi...' 'Evet uzatabiliriz' dedim ben ve onu da oraya yazdın. Ben de imzayı bastım. Böylece senin yasal olarak bana hiç sormadan, imzam peşinen atıldığı için anlaşmayı bir yıl uzatma hakkın var. Yasal olarak. Ama insanlık olarak gelip bana 'Hıncal ağabey, bir yıl seninle çok güzel çalıştık. Okuyucu da beğendi, opsiyon hakkımızı kullanmak istiyoruz. Sözleşmeyi bir sene daha uzatıyoruz. Hatta istersen gel bir yıl opsiyon daha ekleyelim' demen daha doğru olur. En azından ben de bilirim ki 'Fotomaç ile yaptığım anlaşma bir yıl daha uzatıldı.' Bana bir teklif geldiğinde de 'Hayır sözleşmem uzatıldı' derim. Çok basit bir uygulama. Fenerbahçe gibi bir kulübün, başkanı var, yönetimi var, sorumlusu var, Aykut Kocaman gibi bir şube yöneticisi var; Semih opsiyon hakkının kullanıldığını gazetelerden mi öğrenmeliydi?
DÜNDAR'A YAPILSA
_Semih kulübün alt yapısından çıkan futbolcularından birisi. Bu nedenle de Fenerbahçeli kalemler tarafından "Sen bu kulübün evladısın, nasıl şikayet edersin" şeklinde eleştirilere de maruz kaldı.
Fenerbahçeli olan yazarlar aynı şeyin kendilerine yapıldığını bir düşünsünler bakalım... Mesela Sevgili Uğur Dündar kardeşim... Star Televizyonu ile opsiyonlu bir sözleşme imzalamış olsun ve Uğur'a haber vermeden, kanal yönetimi opsiyon hakkını kullansın. Hadi bakalım... _Angola'da düzenlenen Afrika Kupası silahların gölgesinde oynanıyor. Turnuva öncesi Togo'ya düzenlenen silahlı saldırıda 4 kişi hayatını kaybetti ve Togo turnuvadan çekildi. Turnuvanın Angola'ya verilmesi doğru mu? Tabii bu olay G.Afrika'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'nı nasıl etkiler? Terör her yerde var. Afrika'da da var, Güney Amerika'da da var, bizde de var. Terör olduğu hangi ülkede futbol yasaklanmış? Nijerya'da terör yok mu? Güney Amerika'nın 6-7 ülkesinde yok mu? Burada açık seçik Togo'yu Angola'ya nakledenlerin büyük ihmali var. Bir terör bölgesinden otobüs ile takımı geçirmek büyük bir hata. İstanbul'da olan bir turnuvaya Irak takımı 'Ben otobüs ile Şırnak'tan geleceğim' derse neler olabilir? Ya da Irak'taki bir uçakla İstanbul'a gelirse neler olabilir? Bu kadar basit. Orada tabii, güneydoğu sınırında 'terör var' diye Türkiye'yi her türlü spor organizasyonunun dışında tutmak olur mu? Ama Dünya Kupası konusunda büyük endişelerim var. Sebebi terör değil. Güney Afrika dünyanın en büyük suç işleme istatistiklerine sahip ülkesi. Güney Afrika'ya gidecek turistler terörize ediliyorlar neredeyse!.. Aman dikkat edin; 'soygun, cinayet, tecavüz...' diye. Şimdi oraya gidecek futbol takımlarını koruyabilirsin. Müthiş güvenlik önlemleri alabilirsin ama oraya gidecek onbinlerce seyirciyi hele de bunlar kafayı çekecek, dağıtacaklar, oraya buraya saldıracaklar, hep bildiğimiz sahneler, onları nasıl sağ salim memleketlerine geri göndereceksin? Soyulmamış, yaralanmamış, tecavüz edilmemiş, öldürülmemiş olarak! Bu konuda kafamda soru işaretleri var!..
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

