- 26 Mayıs 2026
Bu bayramda da!
Yarın yüreğin iki dirhem bir çekirdek olsun. Sabah güneşine bak içini aydınlat. Sosyal medyada kin kusanların derdi futbol değil popülerlik. Tek geçim kaynakları yalan ve yüksek tansiyon! Oysa güç sende, çıkar onları hayatından. Bırak yüreğini bir rüzgarın eline. Yarın umutlar tam pansiyon! Her şey son hızla kirlenirken birinciliği nefret almış alkışlanıyor. Sen inadına kardeşlik türküsü tuttur, çocuğuna insanlık onurunu ve barış için savaşmayı öğret. Özgürlüğün cesaretini hisset, korkuyu korkut.
Hiç kuşkun olmasın ki yetimin, öksüzün kanını emerek dünyaya kazık çakacaklarını düşünenleri de kazığa oturtacaktır hayat. USA patentli valizlerden çıkan ve itibar gösterilen kurtçukların da hesap günü gelecek. Sen bir deniz kıyısındaki taşın üstünde otur gönül tahtına. Bir çay içimlik mola ver kendine ya da oltanı sal denize ne çıkarsa bahtına. Yalan ve iftiranın hak sayıldığı karanlık bir düzendeyiz. İyiliğin kötülüğe bu kadar kolay yenildiğini belki de hiç görmedin. İşin kolayına kaçanlarla kötülüğe yer açanlar arasında senin yerin yok. İplerini sahibine uzatan kuklalar iyi kazanıyormuş, sen borçlarınla gurur duy. Unutma, yere düşeni kaldırmak da her insanın boynunun borcu.
Taraftarlığın kendi şanı var. Kendinde anlam aramak istiyorsan asaletini ve yüreğini yokla, sadece insan olduğunu bil. Senin gibilerine "eski moda" diyebilirler sakın dert etme. Eskisen de kendin ol. Yeni moda insanlar kendilerinin iyi olmasından ziyade başkalarının hayatının kötü olmasını seviyor. Yeni moda insanlar "haram tarlasında" paraya para demiyor. Bırak ne derlerse desinler. Unutma ki vicdan insanın kara kutusudur, para kutusu değil. Sen Allah'ın kulusun, insanlığın doğasına asla ihanet etme. "İyiler mutlaka kazanır" yazar sefaletin duvarlarında. Bu düşünceyi iyileri uyutmakla görevli kötülerin ürettiğini bil ama kötülere özen duyma. Ne lüks hayat süren züppelerde gözün olsun ne de kara parasıyla hava basan yarasalarda. Tarihe hile karıştıran çoktur sen onlardan olma. Alın teriyle kazanılmamış hiçbir şeyi de kazanmış sayma.
Tuttuğun takımın renklerine sevdalı olabilirsin ama dünyanın kirinden yeni renkler yarat. Umut ne güne duruyor. Düşlerini maviye boya; eğer çocukları özlemleriyle buluşturacak aydınlık bir dünya hayalin varsa, unutma ki düşlerin de kalbi var. "Ver elini hayat" diye haykır, çocukların elinden tut. Hiç olmazsa bayram gününde! Birkaç yıl önce bir bayram günü üstü başı biraz dökük bir adam çıkmıştı karşıma. İfadesi insancıldı, bir sigara istedi, içmediğim için bir paket sigara almak ihtiyacı hissettim. Utanarak "sizin gibiler pek kalmadı" dedi, "vardır" dedim "onlar da misafirini bekliyordur!"
Saygıda kusur etmemeye özen gösterirken ne iş yaptığını sordum. "Meleklerim var" dedi, "arada bir şeytana pabucu ters giydiriyorlar!" Bir duygu derinliği içinde olduğu belliydi. Başkalarının "deli" dediklerine ben her zaman "özel insan" derim. Ve beni doğrulayan bir cümle patlattı; "gökyüzüne tırmanırken belki zorlanıyorum ama yolunu bulan şerefsizler gibi ayağa düşmüyorum!" Gençlik yıllarında bir tavşanı varmış niyetçilik yapmış. "Sonra ne oldu?" dedim, "tavşanım ölünce niyetimi bozdum" dedi. "Kötü niyetli birine benzemiyorsun" dedim de "beni nasıl görmek istediğine bağlı" diye karşılık verdi. Bayramını kutlayıp gittikten sonra düşündüm de Allah böyle insanları çıkarsın karşımıza. Bu bayramda da.