Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

05 Mayıs 2009

İsteğe bağlı

Büyük maçlarda Fenerbahçe'nin gözle görülen bir tılsımı var da... Kolay kaybedilen maçlarda, futbolcuların bizlere söylemekten çekindiği bir sırrı mı var? İstedikleri zaman altın yürek, istemedikleri zaman paslı teneke... Ne yani, isteğe bağlı ruh gösterisi yapan bir takım mıdır Fenerbahçe? Hepimiz biliyoruz ki, bu takımın isterse yenemeyeceği rakip yok. Peki sezon boyunca, bunu neden sadece büyük maçlarda kayda geçirdiler? Beşiktaş maçında futbolcuların başkaldırısını, "haysiyet devrimi" olarak niteledim de, bu haysiyeti her maçta göremediğimiz için onları suçlasak, devrime saygısızlık mı etmiş oluruz? Yoksa, onların sergi sistemlerini yüzlerine vurmadığımız için, kendimize ayıp etmiş mi oluruz?

***
Pazar gecesi Gökhan Gönül'e bayıldım. Erzak kıtlığında, bütün mahalleyi doyuran bir bereketi vardı. Stoperliğin bütün incelikleri. Galibiyet projesi onun ayaklarıyla yazıldı. Sonra Ali Bilgin... Maçtan önce verdiği sinyallerle, maçtaki mücadele arasında şaşırtıcı bir duruş sergiledi. Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'nin küfür kolu başkanı. Büyük maçlarda ayakları çelik gibi ama sinirleri gevşek. Takımda hiyerarşi sorunu yaşadığı ortada. Ama Deivid'deki sinsi duruşun arkası daha bulanık. İki futbolcu için de, psikolojik dedektiflere ihtiyaç var. "Psikolojik yardım delikanlıyı bozar" diye düşünmezlerse...

***
Bu sezon, puan kayıplarının tavan yaptığı bir şampiyonluk mücadelesi izliyoruz. Sivasspor, Gaziantep'teki afet galerisine, ucu yanmış liderliğin resmini bıraktı. Ama birkaç saat sonra, Fenerbahçe imzalı harika bir liderlik kartpostalı geldi. "Bizi sıcakta oynattılar" diyerek, mızıkçılık yapan Bülent Uygun'un, at gözlüklerini çıkarıp, takımına yürekli gözlerle bakması halinde, Sivasspor bu sezon mucizeyi gerçekleştirebilir. Gaziantep'in yürekli mücadelesine laf sokan Bülent Uygun, Anadolu ihtilali derken, Anadolu takımlarının kendilerine kolayca yenilmesini mi kastediyor yoksa?

***
Mustafa Denizli'nin deney tüpü olarak, kaç zamandır berbat sinyaller veren Beşiktaş'ın, Fenerbahçe karşısındaki hali intihar valsiydi. Mustafa Denizli talihli değilse eğer, takımın yüzünü değiştirecek usta cerrahlığa niye soyunamadı? Ernst'in oyundan alınma saçmalığını ancak tarihi bir talih telafi edebilirdi. Eeee hayat böyle... Talih de bir saltanattır ve gün gelir insanın başına yıkılır.

***
Futbol vefa bilmez, günü yaşar. Ama doğru adamları da başının üstünde taşır. Ertuğrul Sağlam'ın Bursa'daki duruşu ve yaptıkları, imparator ve kral bataklığında açan zambak gibi... Gereksiz konuşmalarını duyuyor musunuz? Balta ve sap konulu ucuz gösterilere soyunduğunu gören var mı? Heykel gibi duruyor. Bursaspor da, ligin en özel takımlarından biri oldu.

***
Galatasaray'da Bülent Korkmaz'ı istifaya davet edenlerin, Lincoln gibi "emek hırsızı" birini el üstünde taşıması, hiçbir şeyin sebepsiz olmadığının belgesi. Galatasaray'ı sırtından vuran hançerde, Lincoln'ün parmak izlerini aramayan, Cimbom'un eski günlerini de aramasın. Kayseri karşısındaki Trabzon'da, Ersun Yanal'a karşı açılmış bayrak hissettim. Gollerden sonra, "Öyle sanılsın" diye yaptılarsa gösteriyi. "Öyle sanıldı!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor