Zico'ya hediye
Süper Kupa gurbetteki final maçına Fenerbahçe de Beşiktaş da iyi hazırlanmış ekip görüntüsünde başladılar. İki takım da müthiş atmosferin etkisiyle birbirlerini tetiklercesine oyuna tempolu girdiler. Fenerbahçe'nin Hooijdonk gittikten sonra bir süre Alex'le devam eden duran toptan gol kazanma becerisi bu yıl dünyaca ünlü vuruş ustası Roberto Carlos'un transferiyle tekrar eski sonuçlara ulaşılabileceği beklentisi olan futbolseverlerin umutlarını şimdilik havada bıraktı. Belli ki Brezilyalı, vuruş ustaları daha çok çalışmalılar. Karşılıklı güzel gollerin atılmasıyla 1-1 biten ilk devrede golü bulduktan sonra iki takım da birbirlerinden korkarak adeta oyunu dengede tutmak istediler. Federasyon ve sponsorlar böyle bir finale yakışan organizasyona güzel bir imza atmışlardı. Ama oynanan futbol kendi kendilerini tatminden öteye gitmiyordu. Alman futbolseverlerin bu maçtan keyif alabiklerini hiç ama hiç sanmıyorum.
Havaya girmişler
İkinci devrede Beşiktaş golü yiyene kadar daha iyi gözüktü. Siyah-beyazlı genç oyuncular isimleri markalaşmış rakiplerinden hiç de eksik değillerdi. Fenerbahçe'de ise umutlar yine emektar Aurelio'daydı. Carlos bile ıslıklanarak giden Ümit Özat'tan şimdilik üstün değildi. Alex geçen yıllardan daha kötü durumda. Önder, Edu, Deniz, Serdar istikrarlarını sürdürüyorlar. Uğur ve Ali Bilgin çok erken havalanmışlar. Colin de Fener'in henüz futbolcusu değil. Oyunda katkısı olmayan Kezman attığı golle kupayı getirse de gerekli transfer yapılmazsa Anderlecht maçında Fenerbahçe'nin işi çok zor olabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

