Yalandan maç!
Süper Lig'de öyle maçlar vardı ki dün gece, herhalde bizim izlediğimiz en dandiğiydi! Kimisi şampiyonluk, kimisi kümede kalmama mücadelesi veriyor; F.Bahçe ise 'kanlısı' Denizlispor'u iyice aşağı atmanın derdinde. Maçın her yanı, "Kasap et, koyun can derdinde" kokuyor! F.Bahçe Teknik Direktörü Aragones, Beşiktaş kahramanı kadroyu bozmamıştı. Yani Gökhan yine stoper, Ali Bilgin yine sağ bek. İlk yarı boyunca oyunu domine eden taraf sarı-lacivertlilerdi. Tipik deplasman takımı gibi oynayarak geriye yaslanan rakibin sürekli üzerine gittiler. Ama emin olun herkesin gözleri Alex'i aradı. O yokken araya top atacak, serbest vuruşları kullanacak adam kalmıyor. Ataklar cılızlaşıyor ve olgunlaşmadan sona eriyor. Beşiktaş maçının yıldızı Semih de kötü oynayınca koskoca ilk yarı yalandan ataklar ve dümenden şutlarla geçti. Orta sahada Emre ve Braga'nın mücadeleleri görülmeye değerdi. Sahanın yıldızı, tecrübesi, yer tutuşu ve futbol aklıyla Roberto Carlos'tu. Brezilyalı, 'şarap gibi'... Yıllandıkça güzelleşiyor, kendisine yaşlı diyenlere en iyi cevabı sahada veriyor.
Uğur hâlâ kötü
Bir de Uğur Boral'a bakın. Neredeyse 2 yıldır Fenerbahçe forması giyiyor, hiç üstüne koyamadı. Hâlâ savruk, hâlâ dağınık, hâlâ ne yaptığını bilmez halde. Tribünler, "Denizli kümeye" diye bağırıyor. Sonunda da belki rakibi kümeye gönderecek Güiza'nın şans golü geliyor. Herkes mutlu mu şimdi? Şampiyonluk parolasıyla başlanan sezonu, F.Bahçe'nin en kara sezonuna çeviren futbolcular ve yönetim affedildi mi? Hiç sanmıyorum. Eminim taraftarlar Ege temsilcisinin küme düşmesinden daha başka şeyler de istiyor, arzuluyordur. Öyle değil mi?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

