Fetullah Terör Örgütü'nün spor dünyasındaki en büyük destekçileri Enes Kanter ve Hakan Şükür'ün örgüte nasıl para aktardıklarının önemli bir delili ortaya çıktı. 15 Temmuz'daki hain ve kahpe darbe girişimi sonrası elinde bayrakla, demokrasi nöbetine çıkan Atalay Demirci'nin sözde vatanseverliği gibi, Kanter ile Şükür'ün de FETÖ'nün kasası olduğu tüm gerçekliği ile ortaya döküldü. Ayyıldız Team, adlı hacker (internet korsanı) grubu, Atalay Demirci'nin Twitter hesabını hackleyince, bir yarışma programında birinci olduktan sonra ünlenen komedyenin, Enes Kanter'in yanı sıra Hakan Şükür'le de DM'den (direkt mesaj) yaptığı yazışmalar tüm gerçekleri gözler önüne serdi. İşte o yazışmalar ve yaşanan başarısız darbe girişimi sonrası FETÖ'cülerin düştüğü durum:
Yeni sezonun parasını bekliyorum
KOMEDYEN Atalay Demirci, Enes Kanter'den para istiyor. 29 Temmuz'da DM'den gerçekleşen bu yazışma şu şekilde.
ENES KANTER: Abi selamlar, okudum mesajını. Şu an bildiğin gibi herkes çok sıkışık durumda. Bizim bile Amerika'ya bölgelere ödemem gereken şeyi ödeyeceğim. Yeni sezonun parasının yatmasını bekliyorum. Onun için şu an ben de biraz sıkışığım abi. İleride olabilir de ama şu an biraz zor olabilir. Kusura bakma abi biz de diğer tarafa da yetişmeye çalışıyoruz. Yoksa bir çok hizmet duracak Allah korusun.
ATALAY DEMİRCİ: Anladım Enes'im biliyorum, az çok tahmin edebiliyorum. Allah yardımcımız olsun hepimizin kardeşim. Tedbiren takibi bırakmak zorundayım bu arada anlarsın.
ENES KANTER: Sorun değil abi.
Yıllık kazancı 17.5 milyon dolar
2015 yılında Oklahoma City Thunder takımı ile olan sözleşmesini 70 milyon dolar karşılığında 4 yıllık uzatan Enes Kanter, yılda 17.5 milyon dolar (52 milyon TL) kazanıyor... Bu anlaşma ile 'En çok kazanan Türk sporcu' unvanının sahibi olan Kanter'in, FETÖ'ye aktardığı paralar nedeniyle yaşadığı ekonomik sıkıntı yazışmalarda ortaya çıktı.
Resmen kullanılıp atıldık SIFIRLANDIK!
Önce ailesini Amerika'ya gönderen, 15 Temmuz darbe girişiminden bir süre önce de kendisi ABD'ye kaçan eski futbolcu Hakan Şükür'ün Atalay Demirci ile yaptığı yazışmalar da pek çok gerçeği gözler önüne serdi. Özellikle Şükür'ün açıklamaları çok dikkat çekiciydi. Atalay ve Şükür'ün darbe girişiminden 23 gün önce 22 Haziran'da yaptığı yazışmalar şöyle:
ATALAY DEMİRCİ: Abi sahur bitti burada dua ediyorum sana ve ailene. İnşallah Allah gönlünü rahatlatsın her işine kolaylık versin ummadığın yerlerden! Enes'le falan konuştunuz mu abi hiç. Kimse sahip çıkmazsa Allah çıkar abi her şeyi görmüyor mu bilmiyor mu o istesen neler olur ben inanıyorum onun adaletine görelim neyler...
HAKAN ŞÜKÜR: Kullan at, hiç sanmıyorum!
ATALAY DEMİRCİ: Bu devranın döneceğine ve senin ülkeye döndüğünde insanların utanacağına hatta yanında saf tutacağına inancım tam ama... Allah bu kapasitesizliğe rağmen işi ne noktalara getirmiş değil mi bize rağmen oluyor ne olursa demek lazım ama nerdee...
HAKAN ŞÜKÜR: Benim alanıma bakıyorum, halime bakıyorum sıfırlandık. Neydik ne olduk. Nasıl bir sınav.
ATALAY DEMİRCİ: Maalesef abi.
HAKAN ŞÜKÜR: Çok sorunlu. Anlatsak da kapasite yok. Ne yardımı herkes biliyor burada olduğumu.
ATALAY DEMİRCİ: Sizi rahat diye düşünebilirler bilmezler anlatmazsanız diye soruyorum. Yardım talebiniz oldu mu abi kimseden?
HAKAN ŞÜKÜR: Ev, araba, avukat boyuna masraf. Kimse yardım etmedi. Ona da gittim ve boş döndüm. Bizle uğraşacak vakti yok. Çık sıkıldım!...
