Fotomaç Gazetesi'nin usta yazarlarından Hakkı Yalçın, kendine has üslubuyla 2011'in 'en'lerini belirledi... Oscarlar! Yılın olayı: Şikenin kuyruğu yakalandı ama hala başında soru işaretleri uçuşuyor.
Yılın öznesi: Puştluk
Yılın türküsü: Şu Metris’in önü bir uzun alan
Yılın riski: Adam olmak
Yılın yosması: Futbol
Yılın mazlumu: Tayfur Havutçu... Madem suçsuzdu, niye onca zamanı
Yılın transferleri:İbrahim Akın ve Gaziantepspor...
Fenerbahçe ve Emenike arasındaki onurlu transferler!
Yılın tutuklusu: Aziz Yıldırım... Çok seviyordum öldürdüm meselesinin sanığı.
Yılın politikacısı: Oğuz Çetin... Kendini yaşatmak adına, milli takımı yerle bir ettiren önemsiz şahıs!
Yılın dublörü: Markus Merk
Yılın samimiyetsizi: Mustafa Denizli... Gözlerinden okunuyor
Yılın en utanmaz savunması: “Ne var yani, herkes şike yaptı.”
Yılın en ahlaksız sloganı: “Futbolun canı cehenneme, yayıncı kuruluş ne olacak?”
Yılın zehri: Televizyonlar... Ha şehrin içme suyuna zehir katılmış. Ha o kutular evin içine sokulmuş.
Yılın kaypaklığı: Küme düşme bir kereliğine affa uğrayacak.
Yılın yorumcuları: Yavşaklığın raiting gecelerinde kıvıranlar.
Yılın tüccarı: Guus Hiddink... Yılda 4 milyon euro’ya yiyip içip, yan gelip yatan göbekli adam.
Yılın bitirimi: Emre Belözoğlu... İşaret parmağını hakemlerin gözüne sokarak onları korkutan delikanlı.
Yılın çifti: Colin Kazım ve Mehmet Topuz... Köpeklerini dövüştürerek zevkin doruğuna çıkan yiğitler!
Yılın rezaleti: Milli takım
Yılın görgüsüzü: Arda Turan... Milli takım kampına giyim mağazasını taşıyan futbolcu.
Yılın vebası: Kadına şiddet Sonuç olarak. Çocukların ahlaksızlığın doğal varisi olduğu bir ülkeyiz artık. Pasaklı bir futbol ülkesi. 2011’i hafızalardan silemezler. 2012’nin neler getireceğini de bilemezler.