Spor yazarlarından Antalyaspor - Beşiktaş maçı değerlendirmesi
- Beşiktaş Galerileri
- Giriş Tarihi: 03 Kasım 2019 Pazar , 07:53Güncelleme Tarihi: 03 Kasım 2019 Pazar , 07:56
SİNAN VARDAR - BEN DE VARIM
Son iki yıldır hep şunu belirttim; Beşiktaş'ın en büyük sorunu eski yönetimdi, daha doğrusu yönetimsizlikti. Ahmet Nur Çebi'nin yönetime gelir gelmez takıma söylediği tek cümlesiyle Beşiktaş ayağa kalktı: Size asla yalan söylemeyeceğim!
Beşiktaş dün erken bulduğu iki rahatladı. İlk yarıdaki Beşiktaş gelecek için umut verecek kadar iyiyken, ikinci 45 dakika ise hayal kırıklığıydı.
Dün kazanmak çok önemliydi Siyah- Beyazlı takım için. Kartal hem bu sezon ilk kez deplasmandan 3 puanla döndü, hem de G.Saray derbi zaferi sonrası zirveye bir adım daha yaklaşmanın keyfini yaşadı.
Antalya'da sahada Atiba Hutchinson şov vardı. Kanadalı futbolcu saha içinde öyle bir mücadele örneği gösterdi ki; harika ötesiydi. Evet, Atiba da zaman zaman hata yapıyor ama topu kaptırdığında öyle bir geri koşuşu var ki; taraftar boşuna onun heykelini semte dikmek istemiyor.
Özellikle Vida da hem güzel bir gol atarak fırsatçılığını gösterdi hem de savunmayı toparlayan isimdi. Kaleci Karius'u çok eleştirdik ama son haftalardaki performansıyla Alman kalecinin hakkını verelim.
Siyah-beyazlılar, özellikle ikinci yarının ilk 15 dakikasında Antalyaspor baskısına yakalanırken, kalesinde de golü gördü. Teknik direktör Avcı'nın önce Burak Yılmaz ardından da Oğuzhan'ı oyuna sokarak maçı dengede tutması önemli bir ayrıntıydı.
AVCI MÜJDEYİ VERDİ! HABER İÇİN TIKLAYIN...
Açık ve net söylemek gerekirse bu sezon şampiyonluk yarışını kötünün iyisi kazanacak. Evet; Beşiktaş belki beklenen düzeyde değil ama, belki ama gerçek olan şu; yeni yönetimle kriz aşıldı. Siyah-beyazlı takım son 4 maçta kazandığı 10 puanla bu yarışta "Ben de varım" dedi.
TURGAY DEMİR - HANGİSİ GERÇEK
Maçın bir on beş dakikası var ki üzerine futbol kitabı yazarsın... Önde baskıyla kazanılan top en çabuk şekilde, en doğru oyunculara veriliyor Ve Beşiktaş iki farkı buluyor… Sonunda taraftarların istediği Beşiktaş 15 dakikada istenileni veriyor...
Vida uçuyor, Diaby kasırga gibi esiyor v.s. Ardından kalan 30 dakikada tempo az düşse bile manzara aynı… Elneny kaçırıyor, Lens kaçırıyor, mutlak gollük pozisyonlar güme gidiyor, diğerlerini saymıyorum bile… Şu gollerin birkaç tanesi olsa geçen sezonki 6'lık maçı da geçebilirdi.
İlk devrede Antalya sahada yoktu. Bahsettiğim bölümde savunmada, risk dolu, saçma sapan kısa paslar yok. İki pas yapıldıktan sonra öndeki oyuncular toplu buluşturuluyor.
Ve oyun rakip sahaya yıkılıyor. Yani olması gerektiği gibi… Peki hal böyleyken, "Maç bitti" diyebiliyor muyuz!? Hayır! Beşiktaş o güveni vermiyor…
İkinci yarı paspas sistemi geri dönüyor. Atiba Atiba değil, Elneny gitmiş başka biri gelmiş. Diaby yerinden kıpırdamıyor.
Ljajic boş kale yerine topu tribüne gönderiyor. Nazım bir kanadı koridora çevirirken Makairu'nun aldığı her top tehlike, biri de gol oluyor.
Abdullah Avcı Umut'tan sağ kanat devşirirken orijinal kanat oyuncusu Lens'i çıkarıp Adem'i sahada tutuyor… Allah'tan Burak Yılmaz'ı da oyuna aldı da Antalyaspor'un cümbür cemaat hücuma gelmesi önlendi.
Beşiktaş bildiğin dökülüyor, Antalya'nın bunaltıcı baskısı en sonunda Karius'un ayaklarından dönüyor. Ve güle oynaya alınabilecek üç puanı alırken Kartal kan-ter içinde kalıyor. Hangisi gerçek, hangisi rüya karar sizin!
ERMAN TOROĞLU - DERİSİ YÜZÜLDÜ
Öyle bir maç ki ne anlatsanız hikaye... Bu maçı şöyle tarif etmek daha iyi: Sene 80;
Tuzla piyade okulunda yedek subay talebeyim. Tuzla'da sahalarda eğitim yapıyoruz. Başımızdaki yüzbaşı bir yılan yakaladı. "Bakın arkadaşlar" dedi. "Savaş anında bu yılanı kesip nasıl yeriz onu anlatacağım size..." Canlı yılanın boğazına yakın yerden boynunu kesti. Sonra kestiği yerin kenarlarından biraz et arası açtı.
Et kısmında tuttu ve deriyi çekti. Yılan cascavlak kaldı. "Biz bunu zor şartlarda mangal yapar üstüne koyar yeriz" dedi. Dünkü maç aynen böyle... Antalyaspor ilk yarı rezalet... Hatta rezalet ötesi... Beşiktaş gayet iyi geliyor. 3-4-5'i rahat bulur.
Kaçırıyor. Laubalilik de var. 'Eğer bir mucize olmazsa Beşiktaş bu maçtan rahat çıkar' diyoruz. İkinci yarı başlıyor. Allah Allah o Antalya gitmiş başka Beşiktaş gelmiş.
Yani yılanın derisi yüzülmüş. Bu sefer Antalya kaçırdıkça kaçırıyor.
Beşiktaş kazanıyor ama tabiri caizse; verilmiş sadakası varmış! Ben Antalya yöneticisi olsam futbolculara büyük ceza veririm. Para cezası... Mağlup oldukları için değil. Madem ikinci yarı bu futbolu oynuyorsunuz, hani bir şarkı var ya 'daha önce nerelerdeydiniz' diye onun yüzünden.
İki yarıya baktığımızda maç 2-2 bitseydi adaletli olurdu. Maçın hakkı da buydu. Bir devre Beşiktaş bir devre Antalya müthiş... Bu tip maçlarda teknik taktik yazamazsınız. Yalnız şunu da ilave edelim;
Antalya ve Beşiktaşlı futbolcuları mücadelesinden dolayı tebrik ederim.
Sebebi stadın çim zemininin rezilliği. İnanın jokey kulübü böyle bir sahada atların koşmasına izin vermez. Bu zeminlerin düzeltilmesi lazım. Büyük sakatlıklara yol açılabilir. Futbolculara milyonlar veriyorsunuz stadın zeminine 3 kuruş harcamıyorsunuz.
Yapılarken drenajların doğru yapılması şart... Her şeye rağmen heyecanlı bir maç izledik iki takımı da tebrik etmek lazım. Dünkü maç şunu gösterdi. Beşiktaş, Galatasaray galibiyetinin arkasına saklanmasın.
Çünkü Galatasaray son zamanlarda ortalıklarda yok. Futbol oynamıyor.