Spor yazarları Beşiktaş maçını yorumladı
Zeki Uzundurukan: Uykudan önce!
Beşiktaş; maça öylesine bir pres, öylesine bir iştahla başladı ki, ilk dakikalarda Başakşehirli futbolcular, adeta neye uğradıklarını şaşırdılar. İlk 10 dakika savunmadan hiç çıkamadı konuk ekip. Quaresma yine ceza sahasına etkili ve milimetrik ortalar kesti. Ama Cenk Tosun, Babel'in eksikliğini çok hissetti. Çünkü Babel, ters koşular yaparak Cenk'e rakip ceza sahasında boş alanlar yaratıyordu. İlk yarıda Quaresma ile Lens, kanat değiştirerek oynadı. Başakşehir, etkili kontrataklar yaparken, Beşiktaş savunması açık vermedi. Pepe ve Attamah, kritik mühadaleleri ile dikkat çekti. Başakşehir'i her zaman olduğu gibi dün de Emre Belözoğlu bir maestro gibi yönetti. Atiba ve Tolgay yeteri kadar oyunun içinde yer alıp, Emre'nin pas bağlantılarını kesemedi. Talisca dün de topla müthiş işler yaptı. Bu oyuncunun en büyük eksikliği topsuz oyunda yeteri kadar olmayışı. Top rakipteyken Talisca'yı ara ki bulasın. O yüzden Atiba ve Tolgay pas istasyonu vazifesi görüp Talisca'yı daha fazla topla buluşturmalıydı.
Ne 5 dakikaydı ama...
Başakşehir, kaptığı her topta takım halinde hızlı hücuma çıktı. Çok adamla Beşiktaş kalesinde gol aradı. Ama geriye dönüşlerde de sıkıntı yaşamadı Abdullah Avcı'nın öğrencileri. İlk yarıda birkaç cılız şutun dışında 'Ah bu da kaçar mı?' diyebileceğimiz bir pozisyon izleyemedik. İkinci yarıda oyunun hızı çok kesildi. Beşiktaş rakip kaleye gitmekte zorlandı. Gittiği pozisyonlarda da rakip çok iyi savunma yaptı. İkinci yarıda oyun o kadar sıkıcı bir hal aldı ki, hiç susmayan, takımı ateşleyen, desibel rekorları kıran o Beşiktaş taraftarı bile sessizliğe büründü zaman zaman.
Beraberliğe razı bir görüntü çizen Başakşehir oyunun temposunu çok düşürdü, maç adeta 'uykudan önce' masalına dönüştü. Beşiktaş da rakibin duran oyununa ayak uydurunca herkes 'Bu maç golsüz biter' havasına girdi. Ama Başakşehir, önce uyuttuğu Kartal'ı sonra Kerim Frei ile avladı. Ardından Tosic ile beraberlik golünü attı Kartal! 5 dakikalık duraklama anlarında Beşiktaş, Beşiktaş gibi oynadı ama galibiyeti getirecek golü bulamadı. Dünkü 1-1'lik skor, Beşiktaş'a da Başakşehir'e de yaramadı. Lider Galatasaray'ın 2 puan yitirdiği haftada zirveye biraz daha yaklaşma şansını kaçırdı iki takım...
Ertem Şener: Doymuşlar
Tribünlerde garip bir hava.
Beşiktaşlı futbolcular tuhaf. Pepe sadece maça çıkarken yüzü gülüyor. Sonra o da takım oyununa uyuyor. Hakemin her düdüğünde müthiş uğultu. Beşiktaş sanki 2-0 mağlup başlamış, iki oyuncusu atılmış gibiydi. Skora baktım durdum sürekli. Skor 0-0 ve 11'e 11'di iki takım da. Beşiktaş manasız bir gerginlik yaşayıp durdu uzun süre. Şenol Güneş'i 'üfff' derken bile gördüm.
Beşiktaş sessiz ve sakin ortamlarda işini daha iyi yapıyor. Gerginlik Beşiktaş'a yaramıyor. Öyle ki siyah beyazlılar futbolcusundan teknik heyetine, taraftarına kadar bunu hissediyor, hissettiriyor.
İki takım da hücumcu güçleriyle çıkmasına rağmen kale önlerinde çok etkisiz kaldılar. Tıpkı Galatasaray- Fenerbahçe maçı gibiydi.
Alan razı veren razı. Ev sahibi gibi davranmadı Beşiktaş. Lens kötü, alışamadı. Yapamıyor, olmuyor.
Uzun süre bekledi Şenol Güneş, sabretti. Olmadı ve dayanamadı aldı oyundan.
Yaşandı ve bitti
Oğuzhan'ı can simidi misali attı sahaya Şenol hoca. Ofansif bir oyun denedi, risk aldı, almak zorundaydı.
Cansız kaldı çok Beşiktaş.
Beceriden uzaktı. 'Hani Başakşehir mi oynatmıyor' dedim ama Başakşehir'de oynamadı ki! Babel'siz olmadığını anladı herkes sanırım. Alıp, kapıp, araya girmeleri, üretkenliğiyle Beşiktaş'ta eksikliği uzun süre hissedildi.
Talisca tamam çok iyi, çok faydalı da bazen çileden çıkartmıyor da değil. Sağ tarafa geçtikten sonra hiç yoktu sahada. Dakikalar ilerledikçe gerildi Beşiktaş takım halinde.
