Spor yazarları G.Saray-K.Paşa maçını yorumladılar
Erman TOROĞLU
Eksikleri görmek gerek
Galatasaray öz verili oynuyor ama eksikleri görmek gerek. Sarı-kırmızılı takım, Beşiktaş ya da Başakşehir'e karşı maça çıksa bu oyun şekliyle çok zorlanır
Galatasaray galip geldi bu tamam. Bu sene sahaya çıkan bütün oyuncular öz verili oynuyorlar. Ne olursa olsun rakibe refakat etmiyorlar, topa basıyorlar. Bu da tamam...
Ama Galatasaray galipken bazı şeyleri de görmeliyiz.
Mesela hücuma kalktıklarında aradaki mesafe açılıyor. Bu sefer geri dönerken zorluk çekiyorlar.
Sahanın her tarafını doğru kullanmıyorlar.
Yine mesela sarı-kırmızılılar korner atıyor, attıkları her top ön direk organizasyonu ve bütün toplara rakip vuruyor.
İşin daha da kötüsü rakibin topları yine rakip tarafından alınıyor ve hücum başlıyor. Bu kez ne oluyor o topu kapmak için kendi yarı sahana kadar gidiyorsun. Fuzuli enerji kaybı. Kapınca tekrar çıkıyorsun bu da enerji kaybı. Galatasaray'ın attığı tüm kornerlerde Kasımpaşalılar kafayı vurdu. Attıkları ortalar da hep ön direğe, bir tane arkaya top attılar o da Gomis tarafından gol yapıldı. Serdar Aziz'in asistiyle.
Takım iyi ama ya zemin
Galip gelirken bunları görmezsen başarı gelmez.
Galatasaray; Beşiktaş, Başakşehir gibi daha oturmuş bir takımla oynasa bu oyun şekliyle zorlanır.
Şu mazeret olabilir; birçok oyuncu yeni daha bu dersleri tam çalışmadık. Ama bu dersleri yapmak bu kapasitedeki oyuncular için zor olmasa gerek.
Cimbom'un en büyük şansı da seyircisinin tekrar stada gelmesi. Sahanın içindeki oyuncuların çoğunluğu topla oynamayı seven, estetik hareketler yapan isimler. Bu seyirciye zevk verir. Tabii ki oynayan oyuncular da keyif alırlar. Ama bunu yaparken sahanın her tarafı iyi parsellenmeli.
Şu an Galatasaray bunu yapamıyor. Kasımpaşa elinden geldiğince mücadele etti. Kolay değil.
Hem seyirci baskısı var hem de kaliteli bir takımla oynadı. Kasımpaşa için kaybedilen 3 puan bu tarz takımlar için kayıp değildir. Çünkü onların rakibi bu takımlar değil.
Şunu söylemeden de geçemeyeceğim; sahanın zemini kurdukları takım kadar iyi değil. O kadar uğraşıyoruz diyorlar ama hala başarılı olamadılar.
GOMİS NORMAL DEĞİL!
Gomis normal bir insan gibi oynamıyor. Fizik yapısı da zaten normal bir insandan çok daha üstün. Çok da zeki. Gideceği yeri biliyor, mükemmel duvar oluyor, takıma uyarak oynuyor. Fazla bencil de değil. Arkadaşlarını saha içinde yönlendiriyor, ikazlar yapıyor. Sempatik de olunca seyircinin sevdiği bir tip oldu. G.Saray taraftarı ona aşık oldu o da karşılık veriyor..
Zeki UZUNDURUKAN
Bire bin verdi ürün!
Yanardağ Ordusu gibi coşkuluydu dün akşam Galatasaray...
Sanki şampiyonluk maçına çıkıyorlardı... İştahlı, şahane futbolu ve adeta ateşlere basarak yürüyen takım ruhu ile Kasımpaşa'nın puan umutlarını yakıp kül etti Cimbom...
Binbir Gece Masalları'nı aratmayacak güzellikte bir tribün coşkusu...
Türk Telekom Stadı'nın tribünlerinden dalga dalga yükselen sarı-kırmızı renklere olan aşk, adeta bir ipeksi şelaleye dönüşerek Galatasaraylı futbolcuları ateşliyordu... Yer sarı, gök kırmızıydı sanki...
Bu kadar güzel bir atmosferde başlayan maça, iki takım futbolcuları da duyarsız kalmadı. Kemal Özdeş'in öğrencileri, oyunu hiç çirkinleştirmeden açık bir futbolu tercih edince;
Premier Lig tadında bir karşılaşma izledik ilk yarıda.
Gomis'in ilk yarının son bölümlerinde attığı bir gol var ki, tam bir forvet vuruşu...
'Gol Canavarı' Gomis, topu alır almaz Kasımpaşa defansındaki oyuncuları dağıttı, golcülük kitabını o anda yazdı ve kaleci Ramazan'ın canına okudu adeta... İlk golü de ikinci golü de şahaneydi Gomis'in...
İrma Kasırgası bile solda sıfır kalırdı dün gece Gomis'in futbolunun yanında...
Geride kalan 5 maçta 7 gol, 2 asist!
Bu nasıl bir kükremedir Gomis!
Vay rakip kalecilerin, vay rakip savunmaların haline!
Sarı-kırmızılılar, daha maçın ilk 45'lik bölümünde farka gidip, 3 puanı cebine koyabilirdi... Çünkü Tolga, Belhanda, Gomis, Mariano ve Rodrigues ile çok net fırsatları gole çeviremedi.
Herkes ektiğini biçiyor
Galatasaray'da Muslera hariç bütün futbolcular hücumu düşündü.
Zaman zaman birinci bölgede büyük açıklar verdi Cimbom. Böyle olunca Kasımpaşa da tehlikeli kontrataklar yakaladı. Linnes'in yerine sol bekte oynayan yeni transfer Latovlevici çok etkili oldu, hücuma çıkışlarda süratliydi, ayağa oynadı, geriye dönüşlerde de aksamadı. Mariano da aynen Latovlevici gibi mükemmele yakın bir futbol ortaya koydu. Kanatlar arı gibi çalıştı dün Galatasaray'ın. Aslan'ın tahrip gücü yüksek futbolcu, stadı dolduran yaklaşık 50 bine yakın Cimbomlu'yu coşturdukça coşturdu.
Bu sezonun geride kalan haftalarına şöyle bir baktığımızda en hızlı ve en güzel ilk yarı, dün Türk Telekom Stadı'nda oynandı.
İkinci yarının da ilk 45'ten geride kalır yanı yoktu. Top yine yeşil çimlerde hızlı döndürülüyor, tempo alıp başını gidiyordu. Dün gece Galatasaraylı futbolcuların formalarından sanki yılların teri aktı adeta. Formasını ıslatmayan, sahada basmadık yer bırakmayan Aslan yoktu. Sarı-kırmızılar, üç puanı çok istedi. Sahada futbolcular, tribünlerdeki Aslan Cimbomlular!
Futbolun rütbesinde alınteri, emek ve takım bütünlüğü vardır. Dün Galatasaray'da bunların hepsi vardı.
Bu kadar artı bir araya gelince galibiyet geliyor, üç puan geliyor... 12.
Adam'ın coşkusu çığ gibi artıyor, camia bütünleşiyor, yönetim rahat bir nefes alıyor.
Bir geçen sezonki Galatasaray'a bakın...
Bir de bu sezonki kükreyen, şaha kalkan Galatasaray'a!
Herkes ektiğini biçiyor. Galatasaray yönetimi de Tudor da nokta atışı işler yaptı.
Şimdi hasat mevsimi...
Bire bin verdi ürün...
