_Taraftarlar, Aysal'dan "Dünya çapında bir kaleci" beklerken, Galatasaray'ın Lauro ile anlaşmasını ve transfer çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?Ünal Aysal, Galatasaray'a başkan seçildikten sonra Drogba'dan başladı, Buffon'dan çıktı, Atletico Madrid'i kastı kavurdu, İnter'le toplantılar yaptı! Amaç Galatasaray'a futbolcu almak! Birçok birinci sınıf kaleci adayı varken ortada, Fatih Terim'in, isteği üzerine Taffarel, Brezilya'ya gitti; üçüncü sınıf bir kaleci ile tam dönecekti ki başkan olaya el koydu. Fatih Terim öteden beri kaleciye önem vermez. Futbol anlayışında kalecinin yeri son sıradadır. Taffarel alındığında Ali Dürüst'ün karşısına dikilip, "Yabancı hakkını kale için kullandırmam" diye bas bas bağırdığını ben hatırlıyorum. Dahası Fatih Terim'in yurt dışına adam gönderip kimleri getirdiğini de unutmadık. Onların içinde tam Cem Yılmaz'lık olan var ki adı Almaguer... Şarkısı bile var... Fatih'in yardımcısı, "Çaycı" namıyla tanınan Ahmet Ceyhan), futbolu bırakmış, jübile yapan Almaguer'i aldı getirdi, Fatih de onu takıma koydu. Söylentiye bakılırsa adamın yaşı Fatih'ten büyüktü... Ali Şen'inçok güzel bir lafı vardır. Der ki "Transfer teknik direktöre bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir." Her yönetim kurulunda mutlaka transferleri üstlenecek, futbolu çok iyi bilen iki kişinin olması şarttır. Galatasaray yönetiminde bu kişiler var ama başkan nedense bu işlerden hiç anlamayanlara transferi emanet ediyor. Şöyle bir kafasını çevirip voleybolda yapılan transferlere baksın. Galatasaray bir tek yönetici, Mehmet Cibara'nın çabalarıyla dünya çapında bir takım kuruyor. Son olarak, Fenerbahçe'nin de istediği, dünyanın en önemli pasörlerinden Eleonora Lo Bianco'yu kadrosuna kattı. Futbolda ise hâlâ ortada kaleci yok, sağ bek yok, stoper yok, sol bek yok ve Milan Baros'a alternatif santrfor yok. Bunu anlamak da mümkün değil.
Galatasaray, yönetimi seçildiğinde başkan profesyonelleşmekten söz etmişti. Ama nedendir bilinmez Galatasaray'a amatörlüğe doğru sürüklüyor.
Taraftar ateş püskürüyor
_İnönü Stadı'nı yenilemeye hazırlanan Beşiktaş'ın maçlarını Arena'da oynamak istediği belirtiliyor. İki takımın stadı paylaşmasına nasıl bakıyorsunuz?
Eğer Ünal Bey, Yıldırım Demirören'i arayıp, "Beşiktaş'la stadımızı paylaşırız" dediyse çok büyük bir hata yaptı. Zamanında Galatasaray yönetimi, Serdar Bilgili'den, İnönü Stadı'nda maç oynamak istediğinde, Beşiktaş kulübü maç başına 5 milyon dolar istemişti.Bunun ötesinde bir de taraftarın durumunu düşünün.
Yeni statta Beşiktaş-Galatasaray maçı oynanıyor, sarı-kırmızı renklerin altında, onbinlerce Beşiktaşlı, Galatasaray'ı yuhalıyor. Taraftar bunu kabul eder mi?
Ünal Bey, Galatasaraylıların internet sitelerine, bloglarına, forumlarına şöyle bir girsin, baksın.
Sayısı yüzbinleri aşan Galatasaraylılar, Ünal Bey'e ateş püskürmeye başladı.
Bana göre cicim ayları bitti. Ya kulübe ve yönetimine hakim olsun ya da 'Ben işi yapamıyorum arkadaş' deyip gitsin.
_Aysal ile birlikte Les Ottomans Otel'de ön plana çıkmaya başladı. Başkanın toplantılarını yapmak için otelini tercih etmesini doğru buluyor musunuz?
_Aysal çok başarılı bir iş adamı olarak biliniyor. Sizce iş hayatındaki bu başarısını kulübe yansıtabilecek mi?
Ünal Bey'in Galatasaray'da bir geleceği olmadığını herkes biliyor. Başta Faruk Süren ve İnan Kıraç olmak üzere birçok kişinin isteğini kırmamak için kerhen işi kabul etti. "Kerhen" diyorum çünkü işi kerhen yapıyor. Ünal Bey'in ne kadar akıllı, ne kadar zeki bir adam olduğunu biliyoruz. Ama yaptıkları kimliği ile kişiliği ile hiç uyuşmuyor! Sürekli çelişkiler içinde..._Aysal büyük beklentiler içinde göreve geldi ama son dönemde büyük eleştiriler almaya başladı.
Ünal Bey'in tutumu ise bir zamanların devlet memurluğunu hatırlatıyor insana... Hiçbir şey yapmazsan başın derde girmez!..
Girer Ünal Bey girer... Bu takım bu haliyle, bu oyuncularla, geçen yılki performansının pek üstüne çıkamaz.
Atasözümüzde olduğu gibi "Büyük lokma yiyeceksin büyük laf etmeyeceksin."
Siz lokmanızı bilmem ama çok büyük laflar ettiniz ve bu laflar, Ali Dürüst'ü, Adnan Öztürk'ü ve diğer yöneticileri de zor durumda bırakıyor. Sizin için Galatasaray geçici bir heves olabilir. Ama sözünü ettiğim kişiler için Galatasaraylılık bir tutkudur. Onların Galatasaray'a vereceği çok şeyler var. Onların da önünü tıkıyorsunuz, onların da kolunu kanadını kırıyorsunuz.
Gidiş hiç de iyi değil. Cumartesi günü takım Avusturya'ya gidiyor. İnşallah Fatih hoca, 500 Mercedes'e kurulup, takımın önünde gitmez.
Futbolcularla birlikte otobüsle gider. Son geldiğinde bunu yapmış ve futbolcular arasında büyük tepkilere neden olmuştu.
