TFF'nin aldığı yabancı kararını nasıl buldunuz? Federasyonun aldığı karara göre kulüpler 14 yabancı, 14 yerli oyuncuyu kadrolarında bulundurabilecek. 11 yabancı ile sahada mücadele edebilecek. Ben bu kararı destekliyorum. Futbolun düşüncesinde bir devrimdir bu. Fakat burada bu kararı açıklayan Fatih Terim hocama da bir sitemimi iletmeden geçemeyeceğim; Bu kararları almadan önce keşke Fatih hocam bir İlhan Cavcav'ın, bir Altınordu başkanı Mehmet Özkan'ın, bir Sinan Vardar'ın, Şenes Erzik'in antrenörlerin ve bizlerin de fikirleri alınsaydı çok daha iyi olacaktı diye düşünüyorum. Geç kalınmış değil Federasyon bunu her zaman yapabilir.
Ahbap, çavuş sistemi
Yani mevzuatta bazı eksiklikler mi var?
Tabii
ki var! Bakın Türk futbolu şu an dibe vurmuş vaziyette. Şayet bazı düzenlemeler yapılmazsa bu kuralın gelişiyle "Dağ fare doğurur" futbolumuz çok daha kötü bir duruma düşebilir. Futbolumuz şu anda her alanda "Ahbap, çavuş" sistemi ile yönetiliyor. Bana göre bazı düzenlemelerle önce bu bozuk düzenden kurtulmalı. Deniy or ki; bu kararda "Kulüplerin vergi borcu varsa, UEFA'ya borçları varsa transfer yapamaz!" Tamam, harika bir karar ama bunu uygulamada mahsurları şimdiden gördük. Bakınız en önemli şey kulüplerin denetimidir. Siz şayet karar alır, denetimini iyi yapamazsanız kararların hiçbir anlamı kalmaz! Şimdi deniyorki; "Takımlar bir Türk firması tarafından denetlenecek!" Bizim bozuk sistemimizde Türk denetçi ne yapabilir? Onun hatırı, bunun torpili ile bazı yanlışlar gizlenirse nasıl doğru bulunabilir de düzeltilir?Albayrak hata yaptı!
Yani o Türk firması yetersiz mi kalır diyorsunuz?
Şimdi
burada o Türk firmasının ismini açıklamayayım. Aksine bu işi çok iyi bilen, Türkiye'nin mali kontrollerini, kulüp denetimlerini çok iyi yapabilecek bir firma ama Türkiye'de bu olmaz! İşletim sistemimiz yanlış! Ahbap, çavuş sistemimiz yüzünden baskılar bazı gerçeklerin gizlenmesine çanak tutacaktır. Bakın UEFA kulüplere yazı gönderip "Futbolcularınıza borcunuz olmadığını gösteren bir yazıyı şu tarihe kadar bize ulaştırın" dedi. Daha dün Abdurrahim Albayrak,TV'de çıkıp; "Futbolcularla konuşup, anlaştık. Hepsine teşekkür ederim. Hepsi alacağımız yoktur, diye imza verdi" dedi. Beşiktaş yalan beyandan 1 yıl Avrupa'ya gidemedi. Federasyon, alacağı yabancı kararı öncesinde kulüplere bazı kurallar getirip sorunları bu yolla çözmelerini önlemeliydi. lYani kulüplerimizi yabancı bir firma denetlerse başarı oranı artacak mı? Yapılacak şey Amerika'yı yeniden keşfetmek değil! Alman futbolu krize girince Belçika'dan bir fırma ile anlaştılar, Double Pass adında. Bu firma "Foot Pass" adı altında bir çalışma yaptı. Her Alman kulübüne bu firmadan 3-4 uzman gelip 6-7 ay boyunca denetlemelerde bulundu. Kulüplere 10 üzerinden puan verdiler... Bunların ücretini de Alman Federasyonu ödedi. Alman futbolu bugünkü haline böyle geldi. Çünkü hiç kimse karışmadı, kimse baskı yapmadı, hiç 'torpil' olmadı, gördükleri yanlışları belirttiler. Kulüplerin durumları da olduğu gibi ortaya çıktı. Kulübün mali durumu nasıl düzelir, nerede sıkıntı var? Altyapı düzenlemesinde sorun var mı? Sonra oturup düzenlemeleri yaptılar. Ve Alman Futbolu krizden başarıyla çıktı? Türkiye'de 124'e yakın profesyonel kulüp var bunların inanın 10'da 9'u batak durumda. Kulüpler profesyonel ama yönetimler amatör! Bu sistemin değişmesi lazım, yöneticiler de kendi kafalarında devrim yapmaları lazım. Tabii ki bu devrim yapılırken kulüpleri futbolun içinden gelmiş, işi bilen ve en önemlisi dürüst ilkeli insanların yönetmesi gerekir.İşte o an tam biteriz
Kulüpler iyi denetlenmezse ne olur?Yarın bizimkilen ne yapacak biliyor musunuz; gidip Bulgaristan'dan Romanya'dan 150 bin liralık ucuz diye futbolcu alacaklar. Belki de çoğu 11 yabancı ile oynayacaklar. O zaman Türk futbolu iyice bitecek. Ama akıllı, kafalarda devrim yapanlar Meksika'dan Güney Afrika'dan gençleri altyapıya getirip eğiterek Milli Takım'a bile kazandıracaklardır. Bakın Messi örneği önemli Arjantin'den Barselona onu keşfedip altyapısına alıp, yetiştirip dünya yıldızı yaptı.
Yöneticiler de kafalarında devrim yapmalı lafını biraz açar mısınız?Bakın kimse filanca kulübe ya da başkana "10 milyon euro'luk transferi yap" demiyor. Bugün batık kulüplerimize biraz dikkatle bakarsanız hepsinin yanlış yabancı transfer politikaları ile daha da batağa saplandıklarını görebilirsiniz. Çünkü bilhassa yabancı futbolcu transferlerinde ciddi çıkar ilişkileri yıllardır Türk Futbolunu kemiren bir unsurdur. Bakınız Popescu, Galatasaray'da yaptığı usulsüz transferler nedeni ile Romanya'da iki yıl hapis cezası aldı. Kimse bunun Türkiye ayağını araştırmadı!
Ayağına basmıyor!
Ne
yargı organları ne de G.Saray bunun araştırmasını yapmadı. Ben de 40 senedir futbolun içindeyim bu gibi olayların yüzlercesini biliyoruz. Federasyon ve kulüpler hiç araştırma yapmadı. Çünkü futbol dünyasında kimse kimsenin ayağına basmak istemiyor. Dernekler yasasına göre kulüp yönetenler sigorta ve vergi borçlarından şahsi sorumlulukları vardır. Bu da Türkiye'de yıllardır uygulanmıyor! Kulüplerin vergi borçları o nedenle bu durumlara ulaştı. - Peki kulüplere takviye için alt liglerde nasıl bir düzenleme olmalı? Türkiye 'de futbolcular bilhassa alt liglerde maalesef 24-25 maç oynuyorlar. Bir futbolcu yılda 45-50 maç oynamazsa futbolunda hiçbir şekilde gelişimini sağlayamaz. Muhammet bugün tartışılıyor. Bu çocuk 4 senedir yedekti. Kiralık verildi, oynayamadı! diyorlar. Verim alınamıyor deniyor. Keşke daha önce kiralık verilseydi. Bir takımda top oynasaydı. Bu nedenle BAL Ligi'ni de 3. Lig ile birleştirip 3. Lig 22 şer takımlı 10 gurup yapıp bu çocukların 45-50 maç oynamasını sağlamak lazım. İst anbu l Amatör Kümede'de 11-12 gruplu takımlar var. Yani yılda 23 maç yapıp 8 ay yatıyorlar. 12-14 Yaş grupları kışın o soğukta oynuyorlar. Bunları mevsimsel olarak planlaması yapılması şart. Bunun gibi bir çok etken göz önüne alınmalı. bazı kurallar konmalı. Bunun için de Akademik kariyer yapan Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulları'ndan 'futbol' bölümlerinden mezun olan gençlere buralarda yer verilmeli. Ama maalesef hâlâ futbolumuzun içinde bu gibi işleri lisans almış o akademik kariyerli gençler yerine kulüpteki başkan ve yöneticilere yakın kişiler, eski futbolcuların yakınları ile altyapıları yürütüyorlar.25 Yıl önce yazdım!
Türk
futbolunu 'ben' diyenler değil, 'biz' diyen futbolun içinden gelmiş dürüst, eğitimli insanlar yönetmeli. Bakın şu çok önemli; Türk futbolunun bugün tartışılan bu konuları 25 yıl önceki Sabah Gazetesi'ndeki köşemde yazmıştım. O zaman bana gülenlere şimdi ben gülüyorum.Kulübü Batıran Bedelini Ödemeli
Bakın bugün Türkiye'de kulüp başkanı olup takımını milyon dolarlarca borca sokup sonra da elini kolunu sallayarak giden başkanlar var. Transferde yanlışlar yapıp takımı zarara sokan yöneticiler var. Ben federasyon başkanı olsam başkanlara "şahşi kefalet" getiririm. Kulübü batırıyorsa bundan sorumlu olmalılar, ödemeliler! İspanya'da kefalet veriyorlar. Almanya'da da öyle. Bakın Bayern Münih'in eski başkalı Uli Hoeness vergi kaçakçılığı suçundan hapis yatıyor! lBu kararla altyapı önem taşıyacak galiba! Şimdi borcundan dolayı 5 yıl transfer yapamama cezası alan takımlar tabii ki altyapısına yönelecek. Eskiden biz 'altyapı' dediğimizde kafamıza 'huni' takanlar bugün bunun ne kadar önemli olduğunu gördüler. 6 ay evvel bunu kimse konuşmuyordu, biz azınlıktaydık. Şimdi bakıyorum birçok futbol yazarı bunu gündeme getiriyor çünkü 'deniz bitti kara göründü' artık. Burada altyapıyı da eğitimle birbirleriyle beraber organize etmek lazım. Çünkü futbolcuların yüzde 99'u varoşlardan geliyor. Bu çocuklar eğitimini alamıyor. Buna kaynak aktarılmıyor. Mutlaka 'Futbol Akademileri' kurulmalı. İlk okuldan başlayarak Milli Eğitim ile beraber Futbol Federasyonu ve kulüpler bir çatı altında buluşup organize etmeliler. Çünkü gelenlerin çoğu varoşlardan, eğitim de şart!
Özel Röportaj: Yılmaz Şenol
