Mehmet Ali Aydınlar'ın basın toplantısında konu "Şike süreci" nden sonra F.Bahçe'nin zarara uğratılmasına, kötü yönetilmesine ve de dolayısıyla başkan Aziz Yıldırım'a geldi. Aydınlar, "Kim hain, kim gerçek Fenerbahçeli bunu herkes görecek, bunu tarih yazacak. Beni potansiyel bir başkan adayı gördükleri için yıpratmaya çalıştılar" derken bir anlamda meydan da okudu.
HANİ SON SÖZ F.BAHÇE'YDİ
Fenerbaçe yönetimi bu davayı 'siyasi' diye niteliyor. Cemaat, ergenekon deniyor. Gerçekten bilmiyorum. Bahsedilen hiçbir kurumla, kuruluşla ilgim alakam yak. Varsayalım ki öyle olsa bile sonuç sportif açıdan bellidir. Sebebi her ne olursa olsun, bilmiyorum. Bahsedilen şey operasyonsa, o şahıslar için bu operasyon yapılıyorsa, hani 'Dar ağacında olsak da son sözümüz F.Bahçe' idi. O zaman Fenerbahçe'nin yolunu açmak gerekmez mi? İleride siyasi, bir operasyon olduğu ortaya çıkarsa, Aziz Yıldırım'a iade-i itibarın baş savunucusu ben olacağım.
BENİ RAKİP GÖRÜYORLARFenerbahçe'nin önde gelen yöneticilerinden birisine, 'Nedir benimle sorununuz, neden benimle uğraşıyorsunuz dedim. 'Karşımızda tek ciddi rakip sensin, o nedenle bu yapılıyor. Ben yarın aday olsam aynı şey bana da yapılırdı' dedi. Bunu da yalanlayabilir belki ama yanımızda şahitler vardı. Nelerle mücadele ediyoruz. Bu işi uzatmanın ne Fenerbahçe Kulübü'ne ne Türk futboluna faydası yok. Bunları geride bırakalım, önümüze bakalım. Yargıtay süreci şahısları ilgilendiriyor. Kulüpleri ilgilendiren kısım sonlanmıştır.
BAZILARI KOLTUĞA YAPIŞMIŞ
Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığındaki görevimden kendi isteğimle ayrıldım. 3 Temmuz süreci, bir çok spor hukukçusunun ortaya çıkmasıyla, saçma yorumlarla sabote edildi. Bazı insanlar koltuklarına yapışmışlar, kalkamıyorlar. Ben anında bırakırım. Bu işler sosyal sorumluluk işi. Burada insanlar hizmet için gelir. Başarılı olursanız devam edersiniz. Başarısızsanız bir saniye bile orada durmamak gerekir. Benim anlayışım bu. Maalesef herkes aynı kanaatte değil.
İKİ YÜZLÜLÜK YAPMASINLARArkadaşlar kendilerini kurtarmak için taraftarın önüne beni attılar. Benimle farklı, mikrofonlara farklı konuştular. Lütfen iki yüzlülük yapmayalım. Gerçekler ortada. F.Bahçe'nin bugün düştüğü durumun tek sorumlusu bugünkü yönetimdir.
ADAY DEĞİLİM, OLABİLİRİM!
2 Kasım'da yapılacak olağanüstü genel kurulda başkan adayı değilim. Şayet Fenerbahçe'nin içine düştüğü zor durumun tek sorumlusu olan bu zihniyet yönetim konusundaki ısrarını sürdürür, 'emanetçi' bir aday ile kulüp üzerindeki vesayetini sürdürmeye çalışırsa kararımı yeniden gözden geçireceğim. Bunu buradan ifade etmek istiyorum.
KİMSE F.BAHÇE'NİN SAHİBİ DEĞİLFenerbahçe kimsenin vesayetinde değildir. Kimse F.Bahçe'nin sahibi değildir. Fenerbahçe 'nin ana sorunu seçim de değildir. Sorun zihniyet sorunudur. Gündem değiştirme manevralarıyla örtbas edilme sorunudur. Sorun 106 yıllık kulübün getirildiği nokta ve yönetim anlayışı sorunudur. Herkes haddini bilmelidir.
ZARAR 3 YILDA 135 MİLYON EURODünya üzerinde 25 milyonun üzerinde tüketicisi olan, yıllık cirosu 200 milyon dolarlarla ifade edilen, bu şekilde yönetilen bir tane kuruluş var mıdır? Yöneticilerin hesabıyla 3 yıllık zarar 135 milyon euro. Yönetim bu zararı tazmin etmek zorunda. 2 Kasım'a kadar bu zararı nasıl tazmin edeceğine dair bir ödeme planı sunmalılar. Bunu yapacaklarını sanıyorum, çünkü içlerinde büyük iş adamları var. Bu para onlar için çok önemli olmasa gerek.
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY F.BAHÇE
Maddi zarar karşılanabilir. Ancak manevi zarar hiçbir zaman karşılanamaz. Dünya değişiyor, değişmeyen tek şey Fenerbahçe'deki kaos ve gerilim. Sizin dışınızdaki herkes suçlu. Yeter artık, Fenerbahçe değişmek zorunda. Taraftarın sevgisi ve enerjisi, kişilerin egoları yüzünden tüketiliyor.
BETON DEĞİL, BAŞARI GÖRELİM
Fenerbahçe yenilenmek zorunda. Tüm F.Bahçeliler artık beton değil, inşaat değil, başarı görmek istiyor. Türkiye'de, Avrupa'da kalıcı başarılar görmeyi arzuluyor. Bunu gerçekleştirecek bir yönetime özlem duyuyor. Fenerbahçe çok çabuk çağa ayak uydurmalıdır.
