Oyun kurucu Türkiye

Başkan Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu tarafından düzenlenen 2’nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde, “Türkiye zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür” dedi. Türkiye’nin oyun kurucu olma hedefinin de altını çizdi...

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu tarafından "Değişen Dünyanın Merkezinde Enerji ve Doğal Kaynaklar" ana temasıyla düzenlenen İkinci Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026), İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde, 9 ülkeden 7 bakan ve 3 bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Zirvede konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, enerji arz güvenliğinin çok daha önem kazandığı bir süreçten geçtiklerini söyleyerek, "Enerji, milli güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor.

Bu kaynaklara ulaşmak, istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hale geliyor" dedi. Bölgede son yıllarda yaşanan olayların bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyduğunu, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

BARIŞIN KİLİT AKTÖRÜYÜZ

"Türkiye zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla, bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür, geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum."

ÜLKEMİZİN 'KIZILELMA'SI

Başkan Erdoğan, enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenlerin artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale geldiğini kaydetti. Savunma sanayisinden yüksek teknolojiye birçok sektörün geleceğinin bu kaynaklara bağlı olduğunu aktaran Erdoğan, "Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir. Son 23 yılda bunun altyapısını çok sağlam bir şekilde zaten hazırladık. Ufku ve vizyonu eski Türkiye'yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4'üncü ülkesi olduk" ifadelerini kullandı. Başkan Erdoğan, "Savunma sanayisinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızılelma'sıdır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de müsaade etmeyecektir" dedi.

GABAR'DA DA TARİH YAZDIK

Sadece Karadeniz'de değil Gabar'da da tarih yazdıklarının altını çizen Başkan Erdoğan, "Şırnak Gabar'da gerçekleştirilen keşfimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44'lük kısmı Gabar'daki kuyularımızdan gelmekte.
Terörsüz Türkiye sürecinin menziline ulaşmasıyla birlikte inşallah yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktır" dedi. Türkiye'nin, ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları aşan ağır bir yükten kurtulurken terörle mücadeleye ayrılan kaynakların daha verimli alanlara tahsis edileceğini bildiren Erdoğan, "Bunun da en büyük kazananı on yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdi olacak" diye konuştu.
Terörün sıfırlandığı bir atmosferin Türkiye açısından ne manaya geldiğinin işaretlerine şimdiden şahit olunduğunu söyleyen Erdoğan, "Gabar'daki keşiften sonra Diyarbakır'da 4 saha belirlendi. 3 yıl içinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz" ifadesini kullandı.

DEV ALTYAPIYA SAHİBİZ

Başkan Erdoğan, Türkiye'nin güvenilir enerji tedarikindeki vazgeçilmezliğinin bir kez daha anlaşıldığını kaydetti. Türkiye'nin 39 ülkeden 50'den fazla şirketten gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahip olduğunu belirten Erdoğan, "LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye'yi Avrupa'nın en güçlü enerji merkezlerinden biri haline getirdik.
Günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız" diye konuştu.

17 MİLYON EVE YERLİ GAZ

Başarılarından birinin de 2016'da ilan ettikleri Milli Enerji ve Maden Politikası ile başlayan sondaj ve arama faaliyetleri olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. Fatih Sondaj Gemimizle tarihimizin en büyük gaz keşfini gerçekleştirdik. Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretim 9.5 milyon metreküpe ulaştı. Üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak."

EN GÜVENİLİR ORTAĞIZ

Türkiye Petrolleri'nin 1 milyon varil petrol ve gaz üreten şirket haline gelmesi için arama, sondaj ve üretim çalışmalarının artırılarak sürdürüleceğini söyleyen Başkan Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye kendi kaynaklarını geliştirirken aynı zamanda küresel enerji diplomasisinin en güvenilir ortaklarından biri olarak adından söz ettiriyor.
Somali'deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan'da planlanan çalışmalarımız, Libya'dan Orta Asya'ya uzanan iş birliklerimiz en somut göstergesidir."

MADENCİLİKTE DÖNÜŞÜM

Madencilik alanında da büyük dönüşüm içinde olduklarını dile getiren Başkan Erdoğan, "Bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahip olan ülkemiz, Eti Maden aracılığıyla pazarın lideri. Nadir toprak elementlerinde Beylikova'da keşfedilen dev rezerv, Türkiye'yi kritik madenler alanında şampiyonlar ligine taşımıştır. Kırka'da kurulan pilot tesisle lityum karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde endüstriyel tesise yönelik çalışmalarımız sürüyor" dedi.

SAKARYA GAZ SAHASI'NDA HEDEF 45 MİLYON METREKÜP

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Enerji Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar, küresel enerji sisteminin tarihi dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak, enerji talebi, jeopolitik gelişmeler, arz güvenliği riskleri, iklim hedefleri ve teknolojik dönüşümün enerji politikalarını her zamankinden daha önemli hale getirdiğini belirtti. Türkiye'nin enerji güvenliğini çok boyutlu ve stratejik bir perspektifle ele aldığını ifade eden Çonkar, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 60'ının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu söyledi.
Hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal ve biyokütle alanlarında önemli kapasite artışları sağlandığını ifade eden Çonkar, güneş ve rüzgârda 120 GW seviyesine ulaşma hedefiyle yatırımların hızlandırılacağını belirtti.

Karadeniz'de keşfedilen doğal gazın üç yıl gibi kısa bir sürede üretime alınarak milyonlarca haneye ulaştırıldığını kaydeden Çonkar, günlük 9.5 milyon metreküp seviyesindeki üretimin 2028 yılı itibarıyla 45 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

OPERASYONEL TECRÜBE

Türkiye'nin yurt dışında da aktif enerji oyuncusu haline geldiğini belirten Çonkar, Somali'deki derin deniz petrol ve gaz arama faaliyetlerinin bu vizyonun önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
Çonkar, Pakistan ve Libya deniz alanlarında da Türkiye'nin teknik kapasitesini ve operasyonel tecrübesini kullanmaya yönelik çalışmaların hız kazandığını da belirtti.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİNİN ÖNEMİ DAHA DA ARTACAK

İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin ilk oturumu "Belirsizlik Ortamında Yol Almak: Hidrokarbonlar ve Mineraller İçin Yatırım Stratejileri" başlığıyla gerçekleşti. Panelde enerji güvenliği ile düşük karbonlu dönüşüm arasında dengeli bir yaklaşım kurulmasının önemine dikkat çekildi.
Katılımcılar, doğal gazın geçiş sürecindeki rolü, yeşil hidrojen yatırımları, kritik mineral tedariki, yerelleşme stratejileri ve tedarik zinciri güvenliği gibi başlıklarda görüşlerini paylaştı.
Enerji sektöründe uluslararası iş birliklerinin, yerel kapasite geliştirilmesinin ve sürdürülebilir yatırım modellerinin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağı vurgulandı. Moderatörlüğünü Daily Sabah Gazetesi Kıdemli Ekonomi Editörü Alen Lepan'ın üstlendiği panelde ilk sözü alan Suriye Enerji Bakanlığı Petrol İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ghiath Diab, enerji güvenliğini güçlü bir şekilde artırmanın yolunun siyasi ve ekonomik değişimlere uyum sağlama yeteneğine de bağlı hale geldiğini vurgulayarak, Suriye açısından enerji sektörünün yeniden inşasının sadece teknik bir mesele olmadığını, aksine kurumsal ve ekonomik bir mesele haline geldiğine işaret etti.

ÇEVİKLİK ÖNEMLİ

SONATRACH CEO'su Noureddine Daoudi, uzun vadeli yatırım stratejilerinin temelinde dayanıklılık, stratejik önem ve uyarlanabilirlik olduğunu söyledi. Daoudi, enerji güvenliği ile dönüşümünün ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek, doğal gazın özellikle Avrupa enerji güvenliği açısından kritik önem taşımaya devam edeceğini ifade etti. Subsea 7 Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier Blaringhem ise offshore enerji projelerinde belirsizlik ortamına karşı en önemli unsurun "çeviklik" olduğunu belirtti. TÜPRAG CEO'su Mehmet Yılmaz da madenciliğin enerji dönüşümünün vazgeçilmez altyapısını oluşturduğunu söyledi. Kritik minerallere talebin arttığını anlatan Yılmaz, madencilik olmadan yenilenebilir enerji, elektrikli araç, savunma sanayi ve teknoloji dönüşümünün mümkün olmayacağını ifade etti

DİĞER HABERLER

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.