* Taviz vermek yok. Eğer verilirse bu Beşiktaş'ı da içten içe bitirir. Tayfur hoca disiplinsiz oyuncuya acımaz
* Geçen yıl kurulan iskelet oturdu, yerli-yabancı takviyeler yapıldı. Artık her mevkinin birkaç alternatifi var
* Havutçu, yıldızlara düşman değil ama çalışmayan olursa affetmez. Kenetlenme, Beşiktaş'a başarıyı getirir
Beşiktaş'ta çarpıcı gelişmeler yaşanıyor.. Gelenler, gidenler, gönderilmesi düşünülenler ama kalanlar, hesaplar... Tüm bu detayları en ince ayrıntısına kadar düşünen teknik direktör Tayfur Havutçu yönetimindeki siyah- beyazlıların, İstanbul'daki kamp dönemi bitti ve bugün Avusturya seferi başlıyor.
Peki bugüne kadar Ümraniye'de neler oldu, biraz onlardan bahsedelim... Beşiktaş'ın çok iyi bir kadrosu var. Geçen yıldan iskelet oturdu, yerli ve yabancı takviyeler yapıldı. Artık Tayfur Havutçu'nun elinde, "Bu nazlanırsa diğeri var" diyeceği çok iyi bir takım mevcut.
TAYFUR HOCA BİLDİĞİNİ OKURGeriye iki şey kalıyor. Disiplinle başladığını gördüğümüz Havutçu, prensiplerinden taviz vermeyecek. Tayfur Havutçu, Nevzat Demir'de tavizsiz bir çalışma sistemi uyguluyor. Bildiğini yapacak.
Bu Guti bile olsa kararlarını uygulayacak. Yönetim iyi günde de kötü günde de genç hocanın arkasında duracak. Taviz tavizi getirir, taviz ise güçlü ve şampiyonlukları toplayabilecek kadrosu bulunan Beşiktaş'ı içten içe bitirir. Kenetlenme ve inanç ise Kara Kartal'ı üç cephede de iddialı bir şekilde uçurur.
GUTİ KENDİNİ TOPARLAMALI
Şu ana kadar kaytaran olmadı. Ancak bu değişimi henüz algılayamayan Guti'de sorun çıktı. Aslında sorunu çıkaran Guti değil! Sorun; daha önce gece gezmeleri, idmana geç çıkması, ülkeye geç gelmesi. Schuster desteğiyle hiç sorun edilmemiş bir Guti vardı. Yani sınırsız bir özgürlük alanı... Ama artık yok. Guti geçen sezonki gibi kafasına göre takılmaya, sahada eli cebinde dolaşmaya devam ederse Tayfur'un gazabına uğrar. Kendini toparlamazsa kendini bir anda oyunun ve Beşiktaş'ın dışında bulabilir.'SİESTA'DAN DİSİPLİNE
Schuster, İspanyol ruhuna sahip bir Alman'dı. Çalışma prensipleri de 'disiplinle' sembolleşmiş Alman sisteminden çok, şahısların tercihlerine indirgenmiş 'İspanyolların siesta rahatlığını çağrıştıran' düzensiz bir çalışma sistemi vardı. İsteğe bağlı özel izinler ve futbolcuya tanınan toleranslar olağan hale gelmişti. Ancak Havutçu görüntüyü değiştirdi. Bir Alman'ın elinde İspanyollaşan hatta Türkleşen çalışma sistemi, şimdi bir Türk'ün elinde Almanlaşıyor.
SİMAO'NUN YILDIZI PARLARTayfur Havutçu, yıldız düşmanı değil. Aksine Simao gibi karakteriyle örnek, çalışkanlığıyla profesyonel hem de inisiyatif kullanan oyunculara bayılır. Bu paralelde Quaresma, parasını artırarak rahatlayan Fernandes ile Almeida'nın performansları da artar. Ancak Alman mantalitesinden gelen Havutçu ile Alman kondisyoner Koch'un olduğu bir takımda Ernst'in, hatta çalışan bütün gurbetçilerin yeri farklı olur.
BEBE'NİN BİLEKLERİ YUMUŞAKBebe'nin ayak bilekleri yumuşak, Bobo'dan çok daha iyi. Uyum sorununu aşarsa Almeida'yı bile keser. Mustafa ile iyi bir ikili olabilir. Tek soru işareti tecrübesizliği ve kiralık oluşu. Sidnei iri kemikli ve yapılı bir oyuncu. Topla iyi çıkıyor, hava hakimiyetinde de başarılı. Bunlar artıları. Ancak onu da iyi forvetler karşısında görmek lazım. Stoperde keyifli, bir o kadarda acımasız bir rekabet yaşanacak. Oradan bazı oyuncular kanatlara, hatta kulübeye bile gidebilir.






