SORU- Beşiktaş-Bursa maçına "Bu kavga bitsin artık" denilerek yıllar sonra rakip taraftar alındı. Ama maalesef büyük olaylar çıktı, bıçakla yararlananlar oldu. Beşiktaş yönetimi yanlış karar mı aldı? Bu olaylar için ne diyeceksiniz? Futbola neden kan bulaşıyor? Çözüm için ne yapmak gerek?
HAKKI YALÇIN- Barışı inşa etmek için önce mikropları yok etmek lazım ama Türkiye'de maalesef mikropları yok edecek düzen yok. Futbol teröristi var. Ayrıca bunlar 8-10 kişi değil. Ve anlık beslenmiyorlar. Bunların arkasında yöneticiler de var, taraftarlar da. Hatta medya da. Bunlar sportmen yöneticisini korkutmuş, gazeteciyi korkutmuş. İnternette herkese küfrediyorlar, tehdit ediyorlar.
Bu olaylar bitmez
Bu sadece Bursa veya Beşiktaş'ı ilgilendiren bir mesele değil. Her takımın meselesi. Terör sadece kan dökerek dışa vurulmaz. Terörü besleyen bir medya sistemini de kimse inkar etmesin. Yorumculuğun dili, terör diline çok uygun. Tribün yaşı küçüldükçe olaylar büyüyor. Buna herkes yataklık ediyor. Bu olaylar bitmez. Üstü örtülür ama üç gün sonra tekrar çıkar.Asla pes etmemeliyiz
TURGAY DEMİR- Türkiye'de son yıllardaki gelişmelere bakalım; hükümet bir açılım yapıyor, bir bakıyorsun üç gün sonra bombalar patlıyor. Niye? Sabote edenler var. Terörden beslenen, barış istemez. Futbol teröründen beslenen de futbolda barış istemez. Maalesef tribün teröründen beslenen bazı grupların olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve iki kulüp arasındaki kavganın bitmesi onların işine gelmiyor.
Çünkü kavga biterse, barış olursa hiç kimsenin yanında arızalı, kavgacı birilerini taşıma ihtiyacı kalmaz.
Dolayısıyla bu adamlar da tribünde yer bulamaz.
Bir futbol maçında bıçaklar konuşuyor, kan akıyor. Utanılacak şeyler bunlar. Utanmalı ve inadına barıştan yana tavır almalıyız. Korkmadan, cesaretle üzerine gitmeliyiz bu pisliklerin. İki kulübün kararlılıkla barış sürecini desteklemesi gerektiğini söylüyorum. Meydanı tribün teröristlerine bırakamayız. Biz pes eder ve yeniden deplasmanlara gitmeyi yasaklarsak, onlar kazanmış olur. Eşkıya tribüne hükümdar olur.
Buna izin veremeyiz.
HAKAN KARADERE- Bunları konuşmak bile hepimizi üzüyor ama otobüste maç izlemeye giden bir seyircinin yanında döner bıçağının işi ne? Bu otobüsün Bursa'dan İstanbul'a hareket ederken emniyet güçlerince aranmayıp bu şekilde stada ulaşabilmesinin mantığı ne? Veyahutta stadın önündeki emniyet güçlerini aşarak rakip taraftarlara saldırma gücü nereden alınıyor? Yetkili makamların bu konuda önlemler alması lazım. Bunların cezasının da stada sokmamak gibi komik olmaması lazım. Bugün yolda yürürken birini darp ettiğinde karşılaşacağınız cezalardan sonra buradaki stada girmeme cezası komik kalıyor.
Ne yazık ki haksız çıktık
SELÇUK YULA- Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Uzun zamandır birbirleriyle karşılaştırılmayan iki taraftar grubunun sıcak temas sağlamaması için önlemler alınmalıydı, alınmadı. Ve ne yazık ki çok kötü olaylar çıktı. Biz hep her iki takım taraftarının da maçlara gitmesini savunup durduk ama ne yazık ki haksız çıktık. Bundan sonra eskisi gibi devam etmeli. İnsan hayatından daha önemli ne olabilir Yazık günah değil mi o yaralananlara, annelerine-babalarına. Demek ki bundan sonra Beşiktaş-Bursaspor maçlarında rakip takım seyircisi alınmayacak. Bu karar kesin ve kati olmalı.
Schuster doğruyu bulduAziz Yıldırım, Alex'te samimi değilSORU- Aziz Yıldırım, Alex için "Takımımıza katkıda bulunduğu sürece kulübümüze hizmet etmeye devam edecektir" dedi. Bu sözleri sizce yeterince açık mı? Nasıl yorumluyorsunuz?
SELÇUK YULA- Aslında bu söz bütün futbolcular için geçerli. Takıma katkıda bulunan futbolcu kalır, bulunmayanla yollar ayrılır. Olaya bu açıdan bakacak olursak Alex'in takıma katkısı ortada. Demek ki F.Bahçe Alex'le bir şekilde masaya oturacak. Bu sene alınan puanlara baktığımız zaman Alex'in neler yaptığı daha iyi anlaşılacaktır. Böyle bir futbolcu elden kaçırılmamalıdır.
HAKKI YALÇIN- Aziz Yıldırım, Alex konusunda samimi değil. Eğer ellerinde imkan olsa ve Alex'in direnişi olmasa, Alex çoktan gitmişti. Fenerbahçe'nin derin sistemi, "Bu takımın hızını Alex kesiyor" gerçeğini hâlâ öldürmedi. O yüzden Aziz Yıldırım samimi olsa ve inançlı olsa, Alex'in önüne mukaveleyi uzatır ve imzaya çağırır.
TURGAY DEMİR- Aykut Kocaman yalakaları ve Alex düşmanları Allah'tan korkuyorlarsa kağıdı kalemi çıkarıp hesap yapsınlar. Alex'in gol ve asistlerini çıkartırsan Fenerbahçe şu anda ligde son sıralarda olurdu. Palavrayı bıraksın Aykut Kocaman, sırtını Alex'e dayamak zorunda kaldı. Devrim filan hikaye.
Fener'e ön libero şart
SORU- F.Bahçe'de bu sezon çok eleştirilen Cristian son haftalarda iyi işler yapmaya başladı.
Sizce Cristian nasıl bir futbolcu? İyi mi kötü? Kalmalı mı gönderilmeli mi?
HAKAN KARADERE- Cristian iki haftadır gerçekten iyi futbol oynuyor. Kesici özelliğinin yanı sıra ön bölgeye de sık sık çıkıyor ve üretken oluyor. Ama ben F.Bahçe'nin hedeflerini düşündüğümde, ki bu hedefler Türkiye ile sınırlı değil, orta sahaya öyle bir futbolcu bulunmalı ki onun yanına Emre'yi mi koyalım, Selçuk'u mu koyalım, Cristian'ı mı koyalım diye teknik direktör düşünmeli.
HAKKI YALÇIN- Fener dediğimiz zaman Avrupa'da hedefleri olan, futbolu en üst seviyede oynayan bir takım bekliyoruz. Şimdi bakıyoruz, kötüyü allayıp pullayan bir anlayış başladı. Takımın sistemi diye bir şey yok. Alex varsa, Fenerbahçe var ama nereye kadar. Bu kadronun Avrupa'da yoluna devam etmesi, Türkiye'de futbol keyfine eşlik edecek biçimde örnek gösterilmesi gerekirdi. Ayrıca 2. yarı sendromunun bir nedeni varsa, herhalde takım iyi çalıştırılmıyor.
SELÇUK YULA- İlk geldiği zaman Cristian için "Tamam, F.Bahçe Aurelio'dan sonra aradığını buldu" demiştik. Bu yıl düşüş gösterdi, bunu normal karşılıyorum. Eğer taraftar bir futbolcuyu ıslıklarsa o futbolcunun toparlanması çok güç olur. Geçen yıl bunun örneğini Güiza ile yaşadık. Cristian kendini toparladı. Böyle devam ederse F.Bahçe'nin devre arasındaki en büyük transferi Cristian olur. Çünkü Kocaman'ın oynatmak istediği sistemde o bölge çok önemli.
Üst sıralar ayarlanıyor mu?
SORU- Fırat Aydınus'un Beşiktaş-Bursa maçındaki yönetimi çok tartışılırken, "Ligin üstü ayarlanıyor" şeklinde yorumlara da neden oldu. Buna katılıyor musunuz?
TURGAY DEMİR- Ben Hasan Doğan'dan sonra Özgener dönemi dahil, ligin altının ya da üstünün ayarlanmadığına adım gibi eminim. Şu anda en çok hak eden takımın en iyi yerde olması da bunu bir kanıtıdır. Yine bana göre, en zayıf üç takımın da düşme hattında olması bunu bir başka kanıtıdır. Fırat Aydınus çok iyi maç yönetti. İlk kez hiçbir avantajı atlamadı, her düşene faul çalmadı, zaman geçirmelere göz yummadı. Volkan Şen konusuna gelince; belki de Volkan hakemi "Doğru karar verdin hocam" anlamında alkışladı ama bu yanlıştı. Alkışın cezası karttır.
Hakem hileyi yedi
HAKKI YALÇIN- Volkan Şen'in gördüğü ilk sarı kart klasik İbrahim Üzülmez hilesi. Hakem yedi. Bir futbolcunun bu kadar kolayca sahadan atılmasına karşıyım. Aynı şey Beşiktaş'a olsa, yer yerinden oynardı. Pozisyondan sonra tribünler "Deli İbo" diye tempo tuttu. Demek ki orada şizofrenik bir durum var. Hakem ve futbolcular arasında da sağlıksız bir alışveriş. Fırat Aydınus bana hiçbir zaman güven vermemiştir zaten.
TURGAY DEMİR- Hiç katılmıyorum. Üzülmez inanılmaz süratli ve bir atak başlatıyor. O pozisyonda rakibe elinle, ayağınla dokunmayacaksın. Sen de koşacaksın, hızlı olan kazanır. Volkan açık şekilde elini koyuyor, burada az dokundu, çok dokundu hesabı yapılmaz. O eli oraya neden uzatıyorsun, rakibi engellemek için. Kuralları konuşuyorsak bu sarı karttır.
HAKAN KARADERE- Belki de Beşiktaş-Bursa maçında hakemin hatalarını konuşmak yerine oyunu devamlı oynatmaya yönelik çabasına vurgu yapmak lazım. Beşiktaş'ı ve Schuster'i çok eleştirdik ama bu kadar eksiğe rağmen G.Saray, CSKA Sofya ve Bursa maçlarında çok iyi işler yapmasını göz ardı edemeyiz. Futbolun gerçeklerini, yaptılar. Beşiktaş'ı ve Schuster'i tebrik etmek lazım.
Emenike Trabzon'a yaramaz
SORU- Buca'yı yenen Trabzon aradaki puan farkını açıyor. Müthiş bir hava yakalayan bordo-mavili ekip sizce devre arasında ne yapmalı? Bu takımın eksikleri var mı, takviye yapılmalı mı?
TURGAY DEMİR- Trabzon'un hâlâ golcüsü yok.
SORU-
Emenike olabilir mi?TURGAY DEMİR- Emenike boş alan bulunca oynayan bir futbolcu. Büyük takımlarda o boş alanı bulamaz. Ayrıca Jaja, Emenike'den daha iyi. Yani öyle bir golcüye ihtiyacı yok. Trabzon'un son vuruş ustası ve arkadan gelenlerle al-ver yapabilecek teknik bir santrfor almalı. Benim tavsiyem hâlâ Fatih Tekke.
Hagi artık korkmamalı
SORU- Galatasaray, Kasımpaşa'yı yenerken, Hagi "Beni mutlu eden takım ruhu ile oynamamızdı" dedi.
Sizce Galatasaray kaybettiği o ruhu buldu mu?
HAKKI YALÇIN- Galatasaray gibi bir takım bundan daha kötü duruma düşemezdi. O yüzden bu durum Hagi için bir şans. Her şeyi yeniden düzenleyebilir. Radikal kararlar alabilir. Bir gençlik devrimi gerçekleştirebilir. Taraftar yanında çünkü. Eğer Hagi korkmazsa, Galatasaray'ın her şeye rağmen umulmadık bir mücadele başlatacağına inanıyorum.
TURGAY DEMİR- Sevdiğim bir laf var, kimsenin umudunu alma, belki elindeki tek şey odur. G.Saray buradan bile toparlayabilir.


