Bir tarafta kaliteli kadroya sahip ama YORGUN Beşiktaş, diğer yanda vasat kadrolu ama DİRİ Kasımpaşa.
Mücadele etmediğiniz zaman, kuvvetli olmadığınız zaman başarılı olma şansınız kalmaz. Beşiktaş'ın oyuncularının çoğunluğu belli ki yetersizlik içerisinde.
Beşiktaş, maça 4-3-3 başlarken sağda Holosko, ileri uçta Nihat, SOL AÇIKTA Bobo'yu gördük.
* * *
Hagi sol önde Misimovic'i oynatıyor, Schuster de Bobo'ya sol önde görev veriyor.
Hakikaten de anlamış değilim.
Sol açıkta hemen hemen hiçbir özelliği olmayan bu iki oyuncu, Hagi ve Schuster tarafından kanatta oynatılıyorlar.
Bu iki oyuncuyu buralarda oynatan teknik direktörlerden şüphe duyarım. Uzaydan bir teknik direktör getirsen bu iki oyuncuyu sol açıkta oynatmaz.
* * *
İlk yarıda maç kısır geçiyor. İkinci devrede Schuster, Mehmet Aurelio'yu çıkarıp 4-3-3'ten 4-2-3-1'e dönüyor. Savunmanın önünde oynayan isimler Ernst ve Guti. Guti çok yorgun, Ernst sadece top kesebiliyor.
Onların önünde oynayan Quaresma bitik. Holosko bitik. Nihat biraz diri. Bobo da fizik açıdan yetersiz.
* * *
Bu teknik direktör skandalıdır. Schuster, takımı her gün geriye götürüyor. Rahat bir hoca. Takımının 9 puan geriye düştüğünün farkında değil galiba.
Ben fiziki olarak bu kadar yorgun bir takım görmedim. Fizik açıdan büyük bir düşüş yaşanıyor. Beşiktaş'ın yabancı futbolcuları kendilerine iyi bakmıyor.
Beşiktaş'ın penaltısını kullanan Guti'nin topa vuracak hali yoktu.
O da her gün geriye gidiyor.
* * *
Beşiktaş'ın saha içi organizasyonlarında da büyük sorunlar var. Kasımpaşa, bu tür maçları kazanabilmek için atabileceği en güzel dakikada golü attı, ortada pozisyon bile yokken öyle bir gol yedi ki...
Bana sorarsanız dünkü karşılaşmada Kasımpaşa, çok yaklaştığı 3 puanı elinin tersiyle itti. Kasımpaşa'nın diri olması, maça yüksek konsantrasyonla çıkması ancak bir puan almaya yetti. Beşiktaş, son bölümündeki psikolojik baskısı ile kazanabilirdi. Ama Kasımpaşa
yerine başka takım olsa kaybedebilirdi de...
