Üç büyüklerin bu yıl ortak bir özelliği var, üst üste kaybettikleri 2-3 maçtan sonra bir maçı kazanıp morallenmek istiyorlar ama bu maçı kazanmak da kolay olmuyor.
Üç büyük takımın ortak bir dili var. Gol yedikleri zaman "Eyvah yine mi yandık" psikolojisine giriyorlar. Büyükler psikolojik savaş içindeler. Dün Beşiktaş'ın oynadığı gibi.
Son 3 maçını puansız kapatan Beşiktaş her ne olursa olsun kazanmak için sahaya çıkmıştı şampiyonluk yarışından kopmamak için.
Maça da bu bilinçle başladı.
Tek kale oynarken karşı karşıya kaleci Rüştü'nün çıkardığı top önceki günkü Galatasaray karşılaşmasının başlangıcı gibiydi.
Yine Galatasaray'ın maçı gibi üst üste 2 gol buldu Beşiktaş ve nefeslenerek girdi soyunma odasına.
İkinci yarının başında tıpkı Galatasaray maçı gibi rakibi hücumla başladı.
Önce Mehmet Yıldız'ın volesini çıkardı Rüştü ama bu kez sahanın iyi oyuncularından Necip'in hatasıyla başlayan pozisyonda golü yedi.
Golden sonra tıpkı Galatasaray maçında Hagi'nin yaptığı gibi teknik direktör Schuster de oyuncu değişikliğine gitti. En azından skoru koruyayım diye diri oyuncuları oyuna aldı.
Savunma bu kadar değişmez
İki farklı Beşiktaş-Sivas iki farklı G.Saray-Antalya maçı izledik bu hafta.Büyük takımların bu türk maçlarını oynaması zor demiştik.
Bunu bütün taraftarlar hissetti.
Özellikle son dakikalarda Sivas'ın bastırması, pozisyonlar bulması bunun en net örneğini gördük.
Büyükler de savaşarak maç kazanabileceklerini fark ediyorlar.
Beşiktaş'ın orta sahası ilk yarıda üçü birden çok iyi oynadı. Necip, Ernst ve Guti. İkinci yarı Guti sinirlenince ve hafta içinde Mersin karşılaşmasındaki 120 dakikadan dolayı yorulunca top Beşiktaş'ta fazla kalmamaya başladı.
Beşiktaş'ın göbeğinde Zapo-Sivok, Sivok-
Ferrari, Zapo-Ferrari, Toraman-Ferrari, Zapo-Toraman, Sivok-Toraman en son da dün Toraman-Ersan
oynadı.Hedefleri büyük olan takımın savunmanın merkezinde oynayan oyuncuları bu kadar sık değişmemeli.
