Ülker'in davetlisi olarak geldiğimiz Siena deplasmanında bu kadar farklı bir skor beklemiyordum açıkçası. Siena takımı, seyircisinin müthiş desteğiyle maça üçlüklerle başlarken, Fenerbahçe Ülker yaptığı top kayıplarıyla İtalyanlar'ın ekmeğine yağ sürdü.
Peş peşe gelen üçlükler ve Greer'e yapılan baskılar sonucundaki top kayıplarıyla ilk 3 dakikada 12-2'lik seri yakaladı İtalyanlar. Spahija, işin Greer ile gitmeyeceğini anlayınca Preldzic değişikliği geldi. Açıkçası rakipte McCalebb gibi bir oyun kurucu olunca gel de Ukic'i yana yana arama. İlk periyotun bitimine doğru McCalebb'e bir çözüm bulamayınca, bu sefer sahaya genç oyun kurucu Erbil Eroğlu girdi.
Yani topu karşı potaya taşımak ve oyunu yönlendirmek için 3 gard denedik bu bölümde.
27-14'lük dezavantajla, ikinci periyota başlamak sıkıntı verdi Fenerbahçe Ülker için...
İkinci bölümde Maxim Can Mutaf ile başladık 1 numarada. Fakat bu kez de şutlarda çemberi dövdük. Maça denge getirmesini beklediğim Mirsad ve Kinsey ikilisiyle sarı-lacivertliler hücumda biraz kıpırdandı ama 14 dakikalık bölüm 35-20 ev sahibi üstünlüğüyle geçildi.
Rytas'a duacıyız
Geriye kalan 6 dakikada ise rüzgarı ve seyircisini arkasına alan Siena, 14-10'luk bir seri ile ilk yarıyı 49-30 ile geçti.
Devre arasında Barcelona'nın, Rytas deplasmanındaki mağlubiyeti duyulmuş olacak ki Fenerbahçeli oyuncular, maça 6-0'lık bir seri ile başladı. Alan savunması uyguladığımız bu bölümde David Moss'un iki üçlüğü, turnikeleriyle 10 sayı ulaşması, McCalebb'in domine eden oyunuyla farkın 27 sayılara çıktığına tanık olduk: 72-47.
Dördüncü çeyrek için söylenecek fazla bir şey yok. İlk üç periyotun kopyası şeklinde geçti.
Akşamın tek tesellisi Barça'nın kaybetmesi oldu.
Fenerbahçe için artık önümüzdeki hafta sahasında yapacağı Choletmaçı çok önemli.
Fener, Barcelona-Siena maçının skorunu beklemeksizin, Fransız rakibini İstanbul'da yenerse, grubu ikinci sırada bitirecek. Artık tek konsantrasyonumuz o maç olmalı.
