Trabzonspor, şike davasıyla ilgili dört koldan girişimlerde bulunmaya başladı. Davaya müdahil olmak için mahkemeye başvuruda bulunan bordo-mavili kulüp, 67 devlet ve spor adamına mektup gönderdikten sonra, geçen sezonki haklarını TFF, UEFA ve FIFA nezdinde de aramaya başladı.
Bordo-mavili kulüp, dün Türkiye Futbol Federasyonu'na muhatap, FIFA ve UEFA Genel Sekreterliği'ne de bilgi amaçlı gönderilen yazıyla, 2010-11 sezonunda şike ve teşvik delillerine ilişkin kararın verilmesi ve şampiyonluğun ilan edilmesi yönünde talepte bulundu. Yazının açıklamalar bölümünde "Anayasal ve yasal veriler ışığında bir soruşturma başlamıştır. Ülkemiz futbolunu yöneten özerk bir kurum olan TFF, 3 Temmuz 2011'den beri geçen 9 aylık sürede henüz bir yaptırım uygulamamıştır" görüşüne yer verildi.
"ANAYASA İHLAL EDİLMEKTEDİR"Toplam 6 sayfalık yazıda, yaşanan olaylar ve sürecin gelişimi tüm detaylarıyla aktarılırken, TFF'nin şike ve teşvik soruşturması konusunda gelişmeleri izlemekle yetindiğini ve herhangi bir karar almadığına dikkat çekildi. Hukuki aykırılıkların da aktarıldığı bölümde, TFF'nin uygulamaya mecbur olduğu UEFA ve FIFA düzenlemeleriyle talimatlarını da uygulamadığı vurgulandı. Yazının devam bölümünde ise "TFF, şike ve teşvikle ilgili karar vermemekle Anayasa'yı da ihlal etmektedir" denildi. Bu görüşe gerekçe olarak 17 Mart 2011 tarihinde Anayasa'nın 59. maddesinde yapılan değişiklik gösterilmiş ve şöyle izah edilmiştir: "Bu değişikliği yapan 6214 sayılı kanunun gerekçesinde, durum şöyle ifade edilmiştir:
"SPORDA SÜRATLİ KARAR VERİLMELİ"ESASEN, tüm uluslararası spor dallarındaki ihtilaflarda süratli ve kesin bir şekilde çözüm yolu benimsenmiştir. Sporun kendine özgü yapısı, süratli bir biçimde yönetimini, yürütülmesini ve disiplin yargılamasını beraberinde getirmektedir. İhtilafların kısa bir sürede karara bağlanamaması halinde, o turnuvanın başarılı bir şekilde sonuçlandırılması mümkün değildir. Klasik dava yöntemi, bu alanın ihtiyaçlarının ivedilikle sonuçlandırılması ilkesiyle bağdaşmaz." Ayrıca şike ve teşvikle ilgili olarak hızlı karar verilmemesi, TCK'nın 257. maddesinde belirtilen "Görevi Kötüye Kullanma" suçunun kapsamına girdiğinin de hatırlatıldığı yazıda, 2010-11 sezonuyla ilgili açıklamalar da yer aldı.
"UEFA VE FIFA TEDBİR ALMALI"Yazıdaki bu bölüm, Etik Kurulu tarafından hazırlanan rapora göre Trabzonspor'un şike ve teşvik faaliyetinde bulunmadığı ve yöneticilerinin de bu konularla ilgisini olmadığı başlıkları altında izah edildi. Yazının son bölümünde de UEFA ve FIFA'nın konuya ilişkin yetkileri hatırlatılarak, iki kuruluşun da sürece doğrudan müdahil olup, tedbirleri alması istendi. Kulüp tarafından gönderilen yazının sonuç ve istem bölümünde ise şu ifadeler yer aldı:
"ŞAMPİYONLUK TESCİL EDİLMELİ"1- TFF'nin şike ve teşvikle ilgili olarak 3 Temmuz 2011'de başlayan süreci İVEDİLİKLE sonuçlandırılmasını ve kararın açıklanmasını 2- Etik Kurulu raporu ve UEFA değerlendirmesine göre, fair-play'e aykırı herhangi bir faaliyete girişmediği açık ve kanıtlanmış olan Trabzonspor kulübünün hakkı olan 2010-11 sezonu şampiyonluğunun Trabzonspor adına tescil edilmesini talep ediyoruz.
TFF tarafından, talebimize konu kararların açıklanmaması halinde; UEFA ve FIFA nezdinde resmi başvuruda bulunacağımızı, Kararın gecikmesinden veya soruşturmadaki usulsüzlüklerden dolayı UEFA veya FIFA'nın tüm takımlarımızı ve/veya milli takımımızı uluslararası futbol organizasyonlarından men etmesi halinde, bundan sorumlu olan kurul ve şahıslara karşı ilgili talimat, düzenleme ve mevzuattan doğan tazminat hakkımızı ve diğer yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu belirtiriz.




