Trabzonspor yeni sezona hazırlıksız yakalandı demek, bordo-mavililere haksızlık etmek ya da durumu yanlış bir değerlendirme olmayacaktı.
Sezonun bitimiyle Egemen, Selçuk, Ceyhun, Engin, Jaja...
Bunlara daha önce takımdan kopan Yattara ve Cale'yi de katalım... Hepsi birden takımdan ayrıldı. Düşünün bir kez; neredeyse takımın tamamı averajla kaçırılan şampiyonluğun ardından "dağılmış", yeniden bir takım kurmak zorunda kalmışsınız. Ve yine hiç de alışık olmadığınız bir tartışmanın içine çekilmeye çalışılıyorsunuz.
Bir yandan teknik aksaklıkları gidermekle, bir yandan da kulübün başkanından başlayıp neredeyse camianın tümünü töhmet altında bırakacak bir suçlamayla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Başkan Sadri Şener'in yurt dışı yasağıyla başlayan süreç aynı zamanda kulüp içinde bir gerilmenin de habercisiydi.
Trabzonsporlu kimi yazarların "Futbolda Düzensizlik Cephesi" olarak değerlendirdiği ve futbolu yönettiği düşünülen kadronun Trabzonspor'a ilişkin yaptırımları, camianın büyük tepkisini almış taraftarın sokağa dökülmesine yol açmıştı.
Taraftarın öfkesi, Trabzonspor yönetiminin dengeli tutumu sayesinde aşılmıştı. Bütün yollar denenilerek "suçlunun yerinde" saptanması ve şampiyonluk kupasının gerçek sahibine verilmesi, bu meyanda ve anlamda gerçek şampiyonun Trabzonspor olduğunun altı çiziliyordu.
Teknik direktör Şenol Güneş, Karabük maçından sonra herkes için ders olacak sözlerle "Adalet zengin bir hazinedir, gün gelir herkese lazım olur" şeklindeki sözlerle ifade ederken sadece yaşananların değil, yaşanacakların da tanımını yapmış aslında.
Adalet ve demokrasi gerçekten insanlık onurunun iki temel güvencesidir; kendini çok güçlü görenlere de gün gelir lazım olur!
ŞİKE YAPMADIĞI BİLİNEN BİR CAMİAYA SUÇLUYMUŞ MUAMELESİKulübün içinde bulunduğu tartışmaların yarattığı gerginlik ortamının da buna katkısını göz ardı etmeyelim.
Bir söylentiye göre "şike olmuş ama sahaya yansımamış" tı ve geçen sene averajla kaçırılan şampiyonluk kupasının yanında yeni sezonda da sürdürülen "suçlama" kampanyası bordomavili camianın hedefe kilitlenmesini geciktirdi.
Teknik direktör Şenol Güneş, ligin hemen başlangıcında kapısını çalan Şampiyonlar Ligi kapışmalarına takımını görülmemiş bir motivasyonla hazırladı.
Grup maçlarında ortaya konulan performans lige yepyeni bir takımla hazırlanan bir ekip için hiç de azımsanacak düzeyde değildi. Çoğu beklentilerin üzerinde gerçekleşen maçların sonunda Süper Lig başladı ama aynı ekip, aynı performans düzeyini yakalayamadı.
Özellikle yabancılarının çoğundan yararlanamayan ve gerek yurt dışı maçlarda, gerekse Süper Lig kapışmalarında yük; hazır olmayan ve sınırlı sayıdaki futbolcunun üzerine binince başarısızlıklar kaçınılmaz oldu. Ligin tepesindeki takımla arasında 13 puanlık fark zaten bu öykünün sıraladığımız gerekçelerini haklı çıkardı.
CSKA Moskova maçlarından istediği sonuçlarla ayrılamayan bordo-mavililer zaten 'moral kondisyon' anlamında da yıkılarak döndüler Süper Lig'e...
'İLK MAÇ KAZAYLA GEÇMESİN' DEDİ AMA...İlk hafta Manisa ile deplasmanda karşılaştı bordo-mavililer ve maçı 1-1'lik skorla geçtiler.
Bu maç Şenol Güneş açısından "ilk maç kazayla geçmesin" düşüncesi açısından önemliydi. Golcü Burak Yılmaz yer almadan geçirdiği Şampiyonlar Ligi maçlarının ardından selamla başlıyordu Süper Lig'e.
İkinci karşılaşma İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçıydı ve Trabzonspor yine evindeydi.
Büyük umutlarla ekibe katılan Vittek bu karşılaşmanın 45. dakikasında talihsiz bir sakatlık yaşadı. Haberler kötüydü; golcü oyuncu aylarca sahalardan uzak kalacaktı. Bordo-mavililer, Belediyecilere 1-0 yenildiği maçın ardından boynu bükük ayrıldılar sahadan.
Üçüncü karşılaşma bir başka Karadeniz ekibi karşısındaydı ve kırmızı-beyazlı Samsunspor Bank Asya'da geçirdiği günlerin acısını ligin başında çıkartmak, ezeli rakibi karşısında galibiyet yakalamak için çabalıyordu.
Karşılaşma 1-1 bittiğinde ligin hemen başında bir umutsuzluk dalgası örtüyordu Trabzonspor kumsallarına 'tehlike geliyorum' diyordu.
Ancak dördüncü hafta Trabzonspor'un 'işte böyle' dediği karşılaşma olacak, golcü Burak hattrick yaparak günü neşeye çeviren sonuca üç golle katkı yapacaktı.
Bir dahaki hafta deplasman maçına Eskişehirspor karşısında çıkacaklardı ve bu net galibiyet büyük moral olmuştu.
Es-Es'ler karşısında 2 gollü bir galibiyet yakalayan Trabzonspor Devler Ligi kapışmalarının yarattığı olumsuz havayı da bir ölçüde dağıtıyorlardı.
GÜNEŞ, 'NASIL BİR TRABZONSPOR'UN YANITINI VERİYORAnkaragücü maçında zor da olsa alınan üç puanın ardından Bursaspor deplasmanından beraberlik ve bir puanı savaşarak kopardı bordomavililer...
Güneş bu maçın ardından bir açıklama yapıyor takımın rotasını çiziyordu: "Savaşan koşan ve iyi futbol oynayan bir ekip olma yolunda ilerliyoruz.
Tek çaremiz var o da savaşmak!"
Gaziantep deplasmanında alınan galibiyet yüreklere su serperken, iç sahada yaşanan Mersin İdman Yurdu beraberliği kafalarda acabaların çoğalmasına neden oluyordu.
Şampiyonlar Ligi'nde ise CSKA Moskova maçları kötü sonuçlarla bitmiş, İnter kapışmasından tek gollü bir galibiyet çıkarılmıştı.
Böyle bir ortamda şampiyonluk yarışındaki rakiplerden Beşiktaş ile iç sahada yapılan karşılaşmadan mağlubiyetle ayrılıyor, 'toparlanmanın' zor olacağı sinyallerini veriyordu Trabzon.
Karadeniz Fırtınası; Galatasaray'a yine kendi evinde 3-0'lık, Gençlerbirliği'ne 2-1'lik, İstanbul'da Fenerbahçe'ye 1-0'lık sonuçlarla yeniliyor üst üste aldığı bu üç mağlubiyetle lig sıralamasında hiç de istemediği bir yere oturuyordu. Ligin ilk yarıdaki son kapışması komşuda Orduspor'un sahasındaydı.
Burak Yılmaz ikinci üç golünü bu maçta buluyor Halil Altıntop bir golle takım arkadaşına katkı yapacaktı.
Süper Lig'in ikinci yarısı için hazırlıklarına başlayan Trabzonspor için bu süreç Şenol Güneş'in deyimiyle "hatalardan ders alınacak bir zaman dilimi!" olacaktı ve bu durumu "ancak kenetlenen camialar aşacak!"tı.
Bu gerekçeyle Güneş bir takımı için yeni bir ütopya/hedef çizecekti; "Birimiz hepimiz için!"
Güneş'in felsefesine göre Trabzonspor'un bulunduğu yerden yükselmesinin bir tek çözümü vardı o da yeteneklerin bir potada eridiği bir ekip yaratmaktı.
Ve ilk karşılaşmaları biraz daha hazır bekleyecek bordo-mavililer. Yine deneyimli hocalarının dediği gibi bütün sorunlar bir tek şeyle aşılacaktı; Emekle...


