Oyuna her iki taraf da istekli ve disiplinli başladı. İlk atağımız 7. dakikada Gökhan'ın ortasından geldi. Peşinden gelen kornerde kaleci Semih'in vurduğu topu çıkarttı.
Önemli bir andı. Golle başlamak bizim için avantaj olacaktı. Romanya takımı özellikle orta sahada baskı yaparak çabuk ve öne oynamamızı engelledi. İlk alacağımız topların hepsine sıkıştırma yaparak oyuncularımızı sıkıntıya soktular.
İleride Marica ve arkasında oynayan Prozan ile kenarlardan gelen Torje ve Stancu'ya koşu yolları açtılar. Orta sahada Arda'yı serbest oynadığı zamanlarda Bourceanu ve Pintilii dönüşümlü olarak kontrol ettiler. Rahat oynatmamaya çalıştılar.
Romanya her yaptığı hücumunda arka tarafında önlemi bırakmayıp 4-5 kişi kaldı. Bu şekilde oynamaları hücumları geciktirmemize neden oldu. Milli takımımız kazandığı toplarla hücum yapmayı düşündü. Ancak Romanya çok çabuk geri koştuğu için ve defansları fazla öne çıkmadığı için pozisyonlarımız etkisiz kaldı.
Rakip genellikle oyun anlayışını hep orta sahada çoğalma ve baskı üzerine kurdu. Kazandığımız topları biraz daha etkili kullanabilsek hücumda daha farklı pozisyonlara girebilirdik.
Devrenin sonunda yediğimiz bir kontratak golü oyun düzenimizi değiştirdi.
Oyuncu değişiklikleri yapıldı. Emre'yi kenara alıp Mevlüt'le iki santrfora döndükten sonra son 15 dakikada pozisyonlara girdik. Bu pozisyonları kullanamadık.
Sonuçta ikinci yarının son yarım saati daha baskılı olmaya çalıştık ancak olmadı.
Önemli olan skor değil. Teknik ekip ve oyunculara saygı duyup, istikrarı yakalayıp, desteğin her zaman daha fazla olması gereken bir süreç yaşamalıyız.
Bunlar yapıldığı zaman uzun vadede başarı gelecektir.
Bunun için hep beraber sabır ve desteği bu yönde kullanmalıyız.
Tugay KERiMOĞLU
