Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, sarı-kırmızılı kulübün olağanüstü seçimli genel kurulunda başkanlığa aday olmayacağını açıkladı. TRT 1'de yayınlanan Stadyum programına katılan Ünal Aysal'ın konuşmasından satır başları şöyle:Başarısızlığın belirli bir sebebi yok. Geçen sene de 8 puan kaybıyla başlamıştık, bu sene 5 puan kaybettik. Florya'yı ziyaretimde oyuncularla gerekli konuşmaları yaptık. Mesajı aldıklarını düşünüyorum.
Oyuncularımızın kıymetini bilmemiz lazım. Ara sıra form düşüklükleri, performans kayıpları olabiliyor. Taraftarlar da iyi sonuç bekliyorlar. Bu yüzden bazı reaksiyonlar olabiliyor. Bunlara da fazla aldırmamak lazım. Taraftarın bu davranışını hoş görmek lazım. (Selçuk ve Burak'ın ıslıklanması)
Geçen sene de bana 'istifa' diye bağırdılar. Ben buna fazla aldırmadım.
4. yıldız bu sene çok değişik bir ambiyans getirdi. Spora güzel bir hava geldi. Bu durumun sahalarda güzel maçların oynanmasına vesile olmasını umuyorum.
Türkiye'nin en iyi ve en zengin kadrosuna sahip olan takım G.Saray'dır. Sezon sonunda başarılı olacağımıza şüphemiz yok.
Benim dönemimde hocanın istemediği hiçbir oyuncu alınmamıştır. Listeler onlar verir, hangi oyuncuları istediklerini söylerler. Ben bu listeleri onaylarım: Hocanın istemediği oyuncu için ben ısrarcı olmam.
Kaka, Real Madrid'den ayrılıp bize gelmek istemedi. Zaten Şampiyonlar Ligi'nde oynamıştı, bizde oynayamayacaktı. Sneijder'in gelmesi bizim için büyük bir fırsattı.
Prandelli bizim ilk tercihimiz değildi. İlk tercihimiz Lucescu'ydu. Prandelli'nin anlaşmasına herhangi bir tazminat maddesi koymadık. İkimiz de gönül adamıyız. Yarın bir ayrılık olsa aramızda para konusu sorun olmaz.
Ben yine futboldan anlamıyorum. Bir şeylere karışmıyorum, sadece izliyorum.
Birinci yönetim kurulumuzda çok iyi arkadaşlarımız vardı. Yönetimde bazen fikir ayrılıkları olabiliyor. Hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim.
Sabri benim çok sevdiğim ve takdir etiğim bir oyuncu. Sahaya çıkıp çıkmayacağına ben karar veremem. Bu yetki teknik direktöre ait. Sabri'yi kadro dışı bırakma kararı Prandelli'ye aittir. Sabri'nin 'Florya'ya girmesi yasaklandı' gibi haberler doğru değil. Böyle bir karar yok.
Engin Baytar'ın sorunu ayrı. Engini bir takım oyuncusu değil. Benim gözümde bunu ispat etti. Eboue'ninki ise tamamen fiziki durumdan kaynaklanıyor. Bir savunma oyuncusu düştüğü yerden kalkamıyorsa orada bir sorun var demektir. Eboue'nin yönetimle bir sıkıntısı yok.
Melo'nun retweet'inin tedbirsizlik olduğunu düşünüyorum. Hiçbir yöneticiye bu şekilde yaklaşımlar kabul edilemez. Melo'nun bunun bilerek yaptığına inanmak istemiyorum. TFF, G.Saray mevzubahis olduğunda en ağır cezaları veriyor. Buna da artık alışmış durumdayız.
Diğer kulüplerde de Melo gibi oyuncular yok mu? Volkan ve Emre'yi de görüyoruz. Neden sadece Melo? Bir oyuncunun üstüne devamlı gitmek haksızlıktır. Tahrik edilen oyuncular bu tip hareketlerde bulunabiliyor. Melo da tahmin ediyorum gerekli tecrübeyi edindi.
Benim Fatih hocaya ciddi bir kırgınlığım var ama bu nefret boyutunda değil. Hayal kırıklığımın nedeni Fatih Terim'in Milli Takım'a imzasını televizyonda izlemiş olmamdır. Yıldırım Demirören'e 4 maçlık anlaşma olabileceğini belirttim. Demirören, 'Biz böyle konuşmamıştık' dedi. Daha sonra hocanın televizyonda imza attığını gördüm. Bu olayı duyan en son kişi ben oldum.
Benim hocayla ayrılma gibi bir planım hiçbir zaman olmadı. 2 sene başarılı olmuşuz, niye 3. sene devam etmeyelim?
Türkiye'de hiçbir şey gizli kalmıyor. Ben Fatih hocaya mesajlaşmalarımı kimseyle paylaşmadım.
Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'ın ayrılıkları şahıslarından dolayı kaynaklanmadı. Kurumsallaşmaya gitmemiz gerekiyor. O zaman geniş bir ekiple yollarımızı ayırdık. Sadece o iki isim gitmedi.
Ben ciddi adamım, aldığım her karar ciddidir. Türk futbolunda aylardır mesaj verdiğim halde duyuramadığım sıkıntılar var. Camiadan gelen sesler de seçim kararında etkili oldu.
Taraftarın ve genel kurulun bana olan desteğinden şüphem yok ama divan kurulunun bana verdiği mesajlar çok önemli. Ben onlarla çalışıyorum. Onlardan gelen sesler benim için önemli. Benim yönetimim iyi değilse ben de iyi değilimdir.
Bugün bir makine gibi tıkır tıkır işleyen kurumsal sistemimiz var. Gelecek yönetimler için rahat bir ortam oluştu.
Olağanüstü Divan Kurulu'na çağrı yapan isimler arasında Hayri Kozak da var. Kozak'ın 'seçim için çok erken' açıklamasını samimi bulmuyorum:
Alp Yalman ve ekibi gördüğüm kadarıyla tecrübeli bir ekip. Burayı yönetmek için çok değerli arkadaşlar var.
Galatasaray gecikmiş, ödenmemiş hiçbir vergi borcu yok. Sadece diğer kulüplerde olduğu gibi taksitlendirilmiş vergilerimiz var.
Sedat Doğan, hukuk kısmına baktığı için mali konulara hakim birisi değil.
Ben geldiğimde de borç vardı. Ben o gün ne borç aldıysam bugün de aynı borcu arttırmadan kucağımda taşıyorum. Ben bir çöle geldim ve o çöl içinde su aradım.
Ayşegül Egemen'in o iddiaları yargıya intikal etti. O arkadaşımız 500 bin TL'lik bir paraya avans olarak çekmiş. Kanser ameliyatı olacağım diye bu parayı almış ancak ameliyat olmamış. Paranın bir kısmını da kulüp için harcadığını söylemiş ama getirdiği faturalar sahte.
Taraftarımıza ve genel kurulumuza teşekkür ediyorum. Güzel bir 40 ay geçirdim. Divan kurulunun, medyanın ve federasyonun bana karşı malum... Bunların da etkisiyle 25 Ekim'de ben aday olmayacağım. Ancak G.Saray'dan kopmam mümkün değil. Bu benim gönül bağım. Bu ekibe de tam desteği vereceğim.
