Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen genel kurulun ilk bölümünde, toplam 201 imzayla bir önerge verilerek, yönetimin kulüp hisse ve gayrimenkullerinin değerlendirilmesiyle ilgili yetkisinin 2016 yılına kadar uzatılması, Galatasaray Adası'nın kiralanması ve 1995 yılından itibaren verilen tüm disiplin cezalarının kaldırılması konularındaki 3 gündem maddesinin, ileri tarihte yapılacak bir olağanüstü genel kurulda görüşülmek üzere gündemden çıkarılması istendi.
Bu önerge üzerine söz Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Galatasaray Adası'nın kiralanması ile disiplin cezalarının affı konularının gündemden çıkarılmasına itiraz etmeyeceklerini, ancak yetki konusunun büyük önem arz ettiğini dile getirerek, "Yetki konusunda ısrarlı olmak durumundayız. Çünkü yetkisinin ne olacağını bilmeyen bir yönetim, işini yapamaz, kulübe faydası olamaz. Bu yetkinin uzatılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Sırayla yapılan oylamada, önce disiplin cezalarının affı maddesi, sonra da Galatasaray Adası'nın kiralanması maddesi oy çokluğuyla ileri tarihli bir olağanüstü genel kurulda görüşülmek üzere gündemden çıkarıldı.
Oylama sırası yetki maddesine geldiğinde tekrar söz alan Ünal Aysal, kulüp tüzüğünün 41. maddesi gereği, genel kurul gündeminden yönetimin onayı olmaksızın madde çıkarılamayacağını ve onay verdikleri için ilk iki maddenin oylamaya sunulduğunu vurguladı. Aysal'ın bu sözlerine karşın genel kurul divanı, yönetime verilen yetkilerin uzatılması maddesinin gündemden çıkarılması konusunu oylamaya sundu ve üyeler oy çokluğuyla bu talebi reddetti.
Bu kararla yetkilerin uzatılması konusu genel kurul gündeminde kalırken, başkan Aysal da rahat bir nefes aldı.
GELİR FAZLASI ÜRETTİK
Ünal Aysal, sarı-kırmızılı kulübün bütçesinin uzun bir aradan sonra 2013 yılında ciddi bir gelir fazlası üretilerek kapandığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu durum büyük bir gayret sayesinde olmuştur. Böylelikle sadece Türkiye'nin gelir bakımından en büyük kulübü olmayı başarmakla kalmamış, gerek ekonomik gerekse sportif bakımdan Avrupa'nın devleri arasına girmiş bulunuyoruz. Yine biliyoruz ki hiçbir gayrimenkulu en sıkışık olduğumuz dönemde dahi elden çıkarmadan, baştan sona yeni bir takım kurmayı ve iki yıl üst üste şampiyon olup, Şampiyonlar Ligi'nde tarihinde ilk defa iki kez üst üste gruptan çıkma başarısını da göstermiş bulunuyoruz. Yine aynı şekilde başta erkek basketbol takımımız olmak üzere amatör branşlarımızın hemen hepsinde ülkemizi Avrupa'da en üst düzeyde temsil etme başarısını da elde ettik. Basketbolda yaklaşık çeyrek asırdan sonra yenilmez armada olduğumuzu kanıtladık ve şampiyon olduk. Sadece 2012-2013 yılı içinde 83 kupa ve 100'ün üzerinde madalya ile müzemizi genişlettik."
Gelirlerine paralel olarak giderlerinde de artış olduğunu dile getiren Aysal, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün geriye baktığımızda seçim ve transfer gibi istediğimiz verimi elde edemediğimiz bazı yatırım ve gider kalemlerinden de söz etmek mümkündür. Herhalde bu gelir artışı ve gelinen ekonomik nokta itibarıyla yönetim olarak bazı arkadaşlarımızın 'battık, bittik' eleştirilerini hiç mi hiç hak etmiyoruz. Kaybedilen bir kaç puan veya bir kaç maç sonrasında Florya'ya isim vererek kimi atayacağımıza kadar varan tavsiyelerin de bizleri ileri götürmediğini ve Galatasaray gelenekleriyle örtüşmediğini bu vesileyle belirtmek istiyorum."
BORÇ-ALACAK FARKI 260 MİLYON DOLAR
Ünal Aysal, kulübün konsolide borç alacak farkının 260 milyon dolar olduğunu ifade etti.
Kendilerinin borç yapmadığını, 10 yılı aşkın süre içinde biriken borçları, gemiyi karaya oturtmadan yönetmek ve azaltmak üzere devraldıklarını belirten Aysal, şöyle devam etti:
"Faaliyet raporunda borç alacak farkının 260 milyon dolar olduğunu göreceksiniz. Ancak bugün itibarıyla henüz faturalanmamış ve gelecek 4 yıla yayılmış toplam 130 milyon dolarlık kati alacaklarımız ve nakde dönüşebilecek 15 milyon dolarlık stoklarımız olduğu da düşünüldüğünde toplam konsolide ödeme riskimizin 115 milyon dolar seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu tablo benim ve yönetimdeki arkadaşlarımın hedeflediği rakamların gerisindedir. Bu konuda daha da iyi bir tablo oluşmamasının temel nedeni Galatasaray'ın özellikle son sermaye arttırımı sürecinde maruz kaldığı bazı alışılmamış uygulamalardır. Zira sermaye arttırımı süreci normal, yani olması gerektiği gibi gerçekleşseydi, bugün sizlere sunacağımız tablolarda 140 milyon liralık bir iyileşme daha görebilecektiniz."
Ünal Aysal, özkaynaklarının eksi 248 milyon liradan yaklaşık 3 yıl aradan sonra şubat 2014 itibarıyla eksi 49 milyon seviyesine geldiğini ve risklerin kontrol altına alındığını vurgulayarak, "Gelinen bu seviye bizleri tatmin etmemiş olmasına rağmen gene de dört büyük kulüp içinde en sağlıklı yapıya sahip kulübün Galatasaray olduğu çok açık ve net ortadadır" diye konuştu.
Başkan Aysal ayrıca, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena, Riva ve Mecidiyeköy'deki araziler, Florya, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Kalamış ve Taç Spor Tesisleri ile Galatasaray Adası ilgili yaptıkları çalışmalar ve projeler hakkında da üyelere geniş bilgi verdi.
"SEÇİM MADDESİNİ BEN TEKLİF ETTİM"
Kongreye verilen arada bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Aysal, kongre gündeminde seçim konusuyla ilgili bir madde yer almasına değinerek, bu maddeyi kendisinin teklif ettiğini söyledi.
"Seçim maddesi olmasını ben teklif ettim. Gündemimizde böyle bir şey yoktu ancak bazı arkadaşlar 2014'te seçim olması yönünde beyanatta bulundu" diyen başkan Aysal, şu ifadeleri kullandı:
"Hukuki şartlar ortada. Seçim tarihi 2016'yı gösteriyor ama ben tereddüt edilen hiçbir şeyi sevmiyorum. Bunun netleşmesini istediğim için genel kurula getirdim ve karara bağlanması için de ısrarcı oldum. Aslında genel kuruldan beklediğim, bir tavsiye kararıydı. Ama genel kurul direkt bir karar da alabilir. Ne karar alınırsa biz ona uyacağız ve bunu severek uygulayacağız. Her iki netice de benim için iyi."
Olası bir yeni seçimde yönetimde değişiklik olmayacağı konusuna da değinen başkan Aysal, "Herkes yönetim kurullarına girmek ister. Ben de bu konuda hizmet etmek isteyen, gerçekten faydalı olabilecek arkadaşlar kimlerse, onlarla çalışmak isterim. Geçtiğimiz iki yönetim kurulunda da böyle oldu. Bütün arkadaşlarım için kapım açık. Herkes bu konuda istekli olursa, en iyi ekibi seçmek isterdim. Bu benim başarım için de önemli" değerlendirmesinde bulundu.
